İstanbul Esenyurt’ta bir alışveriş merkezinin inşaat şantiyesinde, işçilerin yatakhane olarak kullandığı çadırlarda yangın çıktı, 11 işçi hayatını kaybetti. Şantiye şefi dahil beş kişi gözaltına alındı.
İstanbul Esenyurt’ta Güzelyurt Mahallesi 12. Cadde üzerindeki Marmara Park alışveriş merkezinin inşaat şantiyesinde işçilerin yatakhane olarak kullandığı çadırlarda önceki akşam yangın çıktı, 11 işçi hayatını kaybetti. Ölen 11 işçiden adı belirlenen 10 kişi şöyle:  Bayram Ege Pehlivan (48), Çetin Coşkun (42),  Seyfettin Topal (38), Abdurrahman Deniz (42),  Sevdin Özen (28), İsa Topal (22), Ahmet Yağal (30), Barış Kıyak (30), Hakim Akçam (46), Fatih Acun (24). Cenazeler Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Hayatı yitiren işçilerin aileleri ile çalışma arkadaşları Adli Tıp önünde bekledi. Aileler, bunun bir kader olmadığını ve yoksulluk nedeniyle ölüme terk edildiklerini söyledi. Yangınla ilgili şantiye şefi dahil beş kişi gözaltına alındı.

3 çadırda yangın çıktı
İstanbul Valiliği, yangının ardından yaptığı açıklamada, yangının önceki akşam saat 21.10 sularında meydana geldiğini, üç çadırın yandığını ifade etti. 11 işçinin hayatını kaybettiği yangında yaralanan olmadı. Valilik açıklamasında, ‘’Olay yeri incelemesi, savcılık makamı nezaretinde Emniyet ve İtfaiye tarafından yürütülüyor ve yangının çıkış nedenine ilişkin inceleme devam ediyor’’ denildi. Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu da şantiyede 200 işçinin kaldığını ve yangının çadırların mutfak bölümünde çıktığını söyledi. Çoğunluğu Van, Sivas ve Ordu’dan olan işçiler her gece bu korkuyla uyuduklarını söyledi.

Depremden kaçanlar yangına yakalandı
Şantiyede vinç operatörü olarak çalışan ve çadırlarda kaldığını söyleyen Abbas Mendi, yangın başladıktan sonra olay yerine geldiğini ve üç çadırın yandığını gördüğünü söyledi. Mendi, ‘’Biz kendimiz müdahale ettik. İtfaiyeyi de aradık. Yapacak bir şey kalmamıştı. Çok alev olduğu için üzerine gidemedik. Alev yükselince insanlar çıkmayınca içeride kaldıklarını anladık. Bir kaçını çekerek alabildik. Gerisini kurtaramadık’’ diye konuştu. Mendi, çadırlarda kalanları tanıdığını belirterek, ‘’Ölenler Ordulu, Sivaslı ve Vanlılar. Van depreminden kaçan arkadaşlar maalesef böyle bir felakete denk geldiler’’ diye konuştu.
Bir çadırda 30-35 kişi kalıyordu
Mendi, ‘’İşverenden bir talepte bulundunuz mu?’’ sorusuna da ‘’Böyle bir talebimiz olmadı. Türkiye şartları hep böyle. Bütün işçiler buralarda yaşamak zorunda kalıyor. 30-35 arası kişi kalıyordu bir çadırda’’ yanıtını verdi.

Vanlı Özen 5 gündür çalışıyordu
Hayatını kaybedenlerden Vanlı Sevdin Özen’in akrabası İsa Kıraç, Özen’in Van’da depremlerden sonra zorunlu olarak, para kazanmak için İstanbul’a gelip çalışmaya başladığını ifade tti. Özen’in demirci ustası olduğunu dile getiren Kıraç, Özen’in daha 5 gündür çalıştığını söyledi.

Uykuda yakalandılar
Olayın görgü tanığı Muhittin Altuğ da işçilerin uyurken yangına yakalandığını belirterek, ‘’Isınacak başka bir şey olmadığı için elektrik sobasıyla ısınıyorlar. 11 arkadaşımız hayatını kaybetti, 11 ocak söndü demektir, bu. Yetkililerin artık bununla ilgilenmesi lazım. Naylon çadır olduğu için bir anda alev topuna döndü çadır. Yukardan izliyorduk. 10 dakika içinde olan oldu. Yangın çıktığı anda insanlar çadır içinde koşuşturuyordu. Can pazarında herkes kendi canını kurtarmaya çalışıyordu. 3 çadır yandı. Birbirine yakın olduğu için çadırlar tutuştu’’ dedi. Altuğ, konteynerde kalan işçilerin ise böyle sorunlarla karşı karşıya kalmadığını dile getirdi.

Firmanın önlem alması gerekirdi
Ölen işçilerden 24 yaşındaki Fatih Acun’un akrabası Nuri Acun, ‘’Bu şartlarda çadırlarda kalınmaz. Kış şartları sebebiyle firmanın önlem alması gerekirdi’’ dedi. 20 gün önce çalışmak için Ordu’dan İstanbul’a gelen 35 yaşındaki Seyfettin Topal da yangında hayatını kaybetti. Ağabeyi İdris Topal, ‘’Kardeşim oğlunu askere gönderdi ve İstanbul’a ekmek parası kazanmak için geldi. Her zaman çadırda kaldıklarını söylüyordu. Dün geceden beridir burada bekliyoruz. Olay yerine gittim, kimseden bilgi alamadım. Firmanın yetkililerini arıyoruz, telefonlara cevap vermiyorlar’’ dedi.

İşçinin hayatı bu kadar ucuz olmamalı
Van’daki depremin ardından İstanbul’a çalışmak için geldiğini söyleyen işçilerden Fuat Kahraman, ‘’Yangında ölenlerin büyük kısmı arkadaşlarımız. Olayı duyunca buraya geldik. Kış şartları sebebiyle çadırlarda kalıyoruz. Buna karşı önlem alınması gerekiyor. Bu şartlarda çadırda kalınmaz. İşçi hayatının bu kadar ucuz olmaması gerekiyor’’ diye konuştu.

Taşeron sistem can alıyor
Olay yerine giden Emek Özgürlük ve Demokrasi Bloku’nun İstanbul Milletvekili Levent Tüzel de taşeron sistemin insanları öldürdüğünü dile getirdi. Türkiye’deki işçilerin en ilkel, korunmasız koşullarda çalışmak zorunda bırakıldığını ifade eden Tüzel, Mart ayında işçi cinayetlerinin bir kez daha konuşulacağını vurguladı. Olayı takip edeceklerini aktaran Tüzel, ‘’Elektrik kontağından çıkan bir yangın deniliyor. Yani nasıl izah edilecek bu durum’’ diye sordu.

Günlük 45 TL kazanıyorlardı
Yapımı devam eden AVM’nin Ece Türk isimli firma tarafından Kayı adlı firmaya devredildiği ve yüklenici firmanın Kaldem adında bir taşeron olduğu belirtildi. İnşaatın 2 yıldır devam ettiği ve işçilerin de 40 ile 65 lira arasında günlük ücret aldıkları öğrenildi.

Şirket: ECE Türkiye Taşeron: Kayı İnşaat
Yangın, taşeron firma Kayı İnşaat’ın yaptığı Marmara Park’ta yaşandı. ECE Türkiye, Deutsche Bank’ın yatırım şirketi DWS ile Finansbank, İş GYO ve Kayı İnşaat işbirliği ile inşa edilen Marmara Park’ın temeli, 1 Mart 2011 Salı günü Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu, AKP Esenyurt İlçe Başkanı Şenay Değer, Ece Türkiye Genel Müdürü Andreas Hohlmann, Finansbank Genel Müdürü Sinan Şahinbaş, İş GYO Genel Müdürü Turgay Tanes ve Kayı Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Orhun Kartal’ın da katıldığı bir törenle atılmıştı.
ECE Türkiye Proje Yönetimi A.Ş. Ekim 2000’de İstanbul’da kuruldu. Şirket, İstanbul’da Metrocity, Beylikdüzü Migros Alışveriş Merkezi, CarrefourSA Maltepe Park, Ankara’da ANKAmall, Antalya’da Antalya Migros Alışveriş Merkezi ve Eskişehir’de Espark Alışveriş Merkezi’ni yönetiyor.
Kayı İnşaat, Erzurum’un Tortum İlçesi’ndeki hidroelektrik santralinin yapımını da üstlenmişti. 2009 itibarıyla 1 milyar 100 milyon dolar ciro elde eden Kayı İnşaat’ın sadece 10 bin lira vergi ödediğini tespit eden vergi müfettişleri, şirkete Haziran 2010’da 30 bin lira ceza kesmişti.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’ne göre, 2011’de toplam 558 işçi öldü. 2012 Ocak ayında ise 62 işçi yaşamını yitirdi. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin raporuna göre, şubat ayında en az 42 işçi hayatını kaybetti.

BDP: Ders alınmıyor

BDP Eşbaşkanları Gültan Kışanak ve Selahattin Demirtaş, 11 işçinin hayatını kaybettiği yangına ilişkin yayınladıkları başsağlığı mesajında, yaşanan cinayetin sorumlularının ortaya çıkarılmasını istedi.
BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak ve Selahattin Demirtaş, başsağlığı mesajı yayınladı. ‘’Öncelikli olarak hayatlarını kaybeden işçi kardeşlerimize Allah’tan rahmet, aileleri ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz’’ denilen mesajda, ‘’Bu iş cinayetleri gerekli denetimlerin zamanında yapılmaması, iş güvenliğine gereken önemin verilmemesi ve taşeronluğun her geçen gün daha da yaygınlaştırılmasının bir sonucu olarak yaşanmaktadır. İş güvenliğinin olmadığı ve çalışanların denetimsiz kötü koşullarda barındırılması sonucu meydana gelen bu tür acı olaylar, adeta bir yazgı niteliğine dönüşerek, her geçen gün yoksul emekçi halkımızın evlerine ateş düşürmeye devam ediyor’’ denildi.

Sorumlular ortaya çıkarılsın
Mesajda, yaşanan kazaların Türkiye’nin ucuz işgücü piyasasına dönüştürülmesinden kaynaklı kazalar olduğu vurgulanarak, şunlar hatırlatıldı: ‘’Bir avuç sermaye sahibi ve taşeronun çıkarları için bir halkın yaşam hakkının topyekÜn olarak hiçe sayılması ‘artık yeter’ denilmesi gereken bir politikadır. Geçtiğimiz günlerde baraj inşaatının çökmesi sonucu Adana’da 10 işçi hayatını kaybetti. Maraş Afşin’de bir yıl önce yaşanan patlamada hala toprak altında işçiler var. Geçen yıl Ankara Ostim’de yaşanan patlamada 20 yurttaşımız hayatını kaybetti.’’
Mesajda, yaşanan birçok kazadan ders çıkarılmadığı eleştirisi yapılarak, yaşananların üzerinden alınmayan önlemlerin iş cinayetlerine kapı araladığı vurgulandı. Mesajda, ‘’Zamanında gerekli önlemleri almayan, gerekli denetimi yapmayan işvereninden Çalışma Bakanlığı‘na kadar herkes bu cinayetin sorumlusudur, suç ortağıdır. Sorumlular biran önce yargı önüne çıkartılmalı ve hesap vermelidir. Bir daha böylesi elim olayların yaşanmaması için zamanında gerekli önlemler alınmalı ve denetimler düzenli olarak yapılmalıdır. Bu sürecin takipçisi olacağımızı belirtiyor, bir kez daha yaşamını yitiren işçilerimize Allah’tan rahmet ailelerine de başsağlığı ve sabırlar diliyoruz’’ diye belirtildi.

Avrupa birincisi
Türkiye’de her yıl 75 bin iş kazasının yaşandığına dikkat çeken DİSK Genel Başkanı Erol Ekici, Türkiye’nin, Avrupa birincisi ve dünya üçüncüsü olduğunu söyledi.
11 işçinin yanarak ölümüyle ilgili yazılı açıklama yapan DİSK Genel Başkanı Erol Ekici, iş kazalarına dikkat çekti. Türkiye’de her yıl 75 bin iş kazasının yaşandığına dikkat çekilen DİSK Genel Başkanı Erol Ekici’nin açıklamasında, Türkiye’nin, iş kazalarında Avrupa birincisi dünyada ise üçüncü sırada yer aldığı anımsatıldı. İşçilerin yoğun ve uzun iş saatlerine rağmen, basit güvenlik önlemlerinin alınmadığını kaydeden Ekici, şunları söyledi: „Torba Yasa ve sırada bekleyen Ulusal İstihdam Stratejisi saldırıları, güvencesiz istihdamı derinleştirecek uygulamalardır. Fakat AKP iktidarı bunu yapmak yerine, Diyanet hutbeleri ile Başbakan Erdoğan’ın ‘ölüm bu işin kaderinde var’ söylemleriyle iş kazalarının manevi meşruiyetini de oluşturmaya çalışmaktadır.“
İş kazalarının yüzde 98’nin önlenebileceğine de işaret eden Ekinci, „Önlenebilir oldukları halde bunun için adım atılmaması tek kelimeyle ‘iş cinayetidir!“ dedi. 
Hükümet’in kayıt dışı, kuralsız, güvencesiz, sağlıksız koşullara sahip işyerlerine yönelik önlem almadığı ve sendikal hakları tanımadığı sürece bu cinayetlerinin durdurulamayacağına dikkat çeken Ekici, „Esenyurt’da, insanlık dışı koşullarda ve güvencesiz çalışmak zorunda kaldıkları için yaşamlarını yitiren 11 işçiyi kaybetmenin acısını hiç bir cümleyle anlatamayız“ dedi.

 DİHA/İSTANBUL