Kışanak, barıştan söz ederken gereğini yapmaktan kimsenin geri duramayacağını; sadece iyi niyet ve güzel sözlerin süreci kurtarmaya yetmeyeceğini belirterek, "Herkesin pratik çalışma yürütmesi gerekiyor. Bunu yapmadan sürecin ilerleyeceğini zannetmek kendini kaybetmektir" dedi.

BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, partisinin Grup toplantısında konuştu. 21 Şubat Anadil Günü'nü hatırlatan Kışanak, Türkiye'de anadil konusunda acı tecrübelerin olduğunu ve halen bu hakka saygı duyar bir yaklaşımın olmadığını söyledi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'Anadilde eğitim böler' sözlerini eleştiren Kışanak, dilin yok edilmesi durumunda toplumun ve tarihin yok edileceğini belirtti. Kutsal devlet değil halka hizmet eden devlet istediklerini vurgulayan Kışanak, "Asimilasyon bir insanlık suçudur. Bundan vazgeçmenin tek yolu anadilde eğitim hakkına saygı duymak ve yasal güvenceye kavuşturmaktır. Yeni anayasa yapım sürecinde herkesin bu gerçek ile yüzleşmesini istiyoruz. Anadil kimliğimiz, varlığımız ve onurumuzdur. Kimse bizi onurumuzdan, varlığımızdan, kimliğimizden vazgeçmeye zorlamasın" dedi.

HDK heyetine saldırıya tepki

HDK'nin Karadeniz turuna değinen Kışanak, "HDK yerelde ön yargıları kırabilmek için bu programı organize etti. Bu program yaklaşık bir aydır açıkça tartışılan bir programdır. İçişleri Bakanı'na gün gün bilgilendirmesi yapılmış ve gerekli tedbirler istenmiştir. Yine bu illerin milletvekilleri ile görüşülerek sağduyulu yaklaşım istenmiştir. Ancak Sinop'ta karşılaşılan durum hiç kimsenin görevini yapmadığının açık tablosudur. Sinop'un CHP'li belediye başkanı açıkça kışkırtıcı beyanlarda bulunmuştur. CHP de bu belediye başkanına uyarıda dahi bulunmamıştır" diye konuştu.
Karadeniz halkı barışa karşıymış gibi algı yaratıldığını kaydeden Kışanak, hükümetin bundan sonraki provokatif eylemleri önlemek için Sinop'ta yaşananların görüntülerini kare kare incelemesi gerektiğini savundu. Müzakere süreçlerinde diyalog ve teması yerellere yayan süreçlerin başlatıldığına işaret eden Kışanak, HDK'nin de bunu yapmaya çalıştığını hatırlattı.

Hukuk garabetini kaldıralım

10 BDP'linin tahliye edildiğini, ancak 10 binin BDP'linin halen tutuklu bulunduğunu, her günyeni gözaltı ve tutuklamaların yaşandığını dile getiren Kışanak, şunları söyledi: "Hükümet kazanla aldığını gıdım gıdım verme yaklaşımı içindedir. Ardı ardına numaraları değişen yargı paketleri ile toplumu beklenti içinde tutuyorlar. Sonra da beklentilere yanıt vermeyen bir paket ile toplumun karışınsa çıkıyorlar. Bu kez sunduğunuz paketi doğru dürüst çıkaralım ve bu hukuk garabetini kaldıralım diyoruz."
Kışanak, AKP Hükümeti'nin AİHM cezalarından kurtulmak için uğraştığını ancak yapmaya çalıştığı düzenlemelerin köklü bir değişim içermediğini kaydetti. 


TMK tamamen kaldırılmalıdır
Kışanak, TMK'nin tümden kaldırılması gerektiğine işaret ederek, "TMK ile aynı manaya gelen TCK'nin 314, 220 ve 215. maddeleri de hukuk kriterlerine göre değiştirilmelidir. Örgüt kurmak bir suç değildir. Teşvik edilmelidir. Demokratik bir yönetim örgütlü toplum ile mümkündür. Bundan dolayı örgüt kurma suç olmaktan çıkmalıdır. İnsanlar istediği yönetimi diyebilme hakkına sahip olmalıdır. İstediği yönetim biçimini hayata geçirebilmek için örgüt kurabilmelidir. Bunu engelleyerek demokratik yönetim inşa edemezsiniz. Örgüt üyeliği silahlı eylem ve şiddet ile sınırlandırılacak şekilde yeniden düzenlenmelidir. Şiddet yapmayan örgütler yasal kabul edilmelidir" dedi.

İyi niyet süreci kurtarmaz

Kışanak, barıştan söz ederken gereğini yapmaktan kimsenin geri duramayacağını kaydetti. "Sadece iyi niyet ve güzel sözler süreci kurtarmaya yetmez" diyen Kışanak, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Sadece beklenti ve tatlı sözlerle ilerlemez. Herkesin pratik çalışma yürütmesi gerekiyor. Bunu yapmadan sürecin ilerleyeceğini zannetmek kendini kaybetmektir. Temel insan hakları pazarlık unsuru olarak sunulamaz. Meclis'in görevi budur. BDP'nin birincil sorumluluğu budur. Birlikte çalışmaya varız. Meclis bu darbe hukukunu temizleyecek yasal düzenlemeler için komisyon kurmalıdır."
Kışanak'ın konuşması sürenin dolmasından dolayı Meclis TV tarafından kesildi.

ANKARA