
Almanya’da, başta Türkiye olmak üzere bölge devletlerinin Kürtlere yönelik saldırıları, hak ihlallerini gündeme getiren ve Kürtlerle dayanışma amacıyla faaliyet yürüten TATORT Kurdistan İnisiyatifi, Köln kentinde bir konferans gerçekleştirdi. 3 günlük konferansta Türkiye ve Kürdistan’daki son siyasal gelişmeler ve Rojava’daki durum ele alındı.
Çözüm muhatabıyla olur
Cuma akşamı başlayan konferansın ilk gününde KNK üyesi Songül Karabulut ve TATORT Kurdistan İnisiyatifi Temsilcisi Ulf Petersen birer konuşma yaptı. Karabulut, Türk devletinin önündeki en büyük sorunun ve görevin Kürt sorununu çözmek olduğunu belirterek, “Eğer Türk devleti Kürt sorununu demokratik yollardan çözmek istiyorsa, mevcut çözüm sürecini muhataplarıyla resmi bir şekilde yürütüp çözüme gitmelidir” dedi.
Ulf Petersen de, AKP hükümetinin aile ve aşiretlerin arasına çelişki sokmaya çalıştığına dikkat çekerek, bir çok yerde seçimlerde hile yapıldığını belirtti.
Knapp: Çeteler katliam yapıyor
Köln-Kalk’ta gerçekleşen konferansın ikinci gününde ise, Rojava’daki son gelişmeler ele alındı. Bu oturuma konuşmacı olarak PYD Avrupa Temsilcisi Hassan Mohamed Ali, Tarihçi Michael Knapp ve YEK-KOM Temsilcisi Yılmaz Kaba katıldı. Rojava’daki gelişmeleri istatistiklerle değerlendiren Michael Knapp, Rojava’da YPG ve Asayiş güçlerinin büyük bir direniş sergilediğini, sadece kendilerini korumaya çalıştıklarını, El Nusra gibi çete örgütlerinin ise, katliamlar gerçekleştirdiğine vurgu yaparak şunları söyledi: “Ben 2013 yılında bizzat gittim oraları gezdim. Kürt halkı orada örnek br direniş veriyor. Halk büyük zorluklar yaşıyor. Kürtlerin orada başka halklarla bir sorunu yok. Gördüğüm kadarıyla çok iyi anlaşıyorlar. Birlikte bir konfederalist sistem inşa etmeye çalıştıklarını gördüm.”
Avrupa duyarsız
PYD Avrupa Temsilcisi Hassan Mohamed Ali de, Suriye ve Rojava’daki savaşın iyi görülmesi için gazetecilerin ve heyetlerin oraya gitmesi gerektiğini ifade ederek, “Bu konuda yardımcı olabiliriz. Avrupa’nın bu konudaki duyarsızlığını anlamış değiliz. Ortadoğu’daki bir çok mücadeleyi radikal İslami örgütler adeta çalarak, bu mücadeleyi gerçek amacından uzaklaştırdı” şeklinde konuştu.
Ali devamla, “Biz Ortadoğu’yu çok iyi tanıdığımız için oradaki değişimin nasıl olabileceğini de çok iyi biliyoruz. Suriye’deki savaşın başlamasından bugüne kadar tavrımız hep aynı kaldı. Biz hiçbir zaman silahlı savaş istemedik, tersine hep demokratik mücadeleden yana olduk. Suriye’de çok sayıda etnik grup var, biz o yüzden hiç bir zaman başka güçlerin dışarıdan gelip Suriye’ye müdahale etmesini istemedik” diye belirtti.
Türkiye çetelerin finansörü
Suriye rejiminin vahşi bir rejim olduğunu sözlerine ekleyen Mohamed Ali son olarak şöyle konuştu:”Biz hep Suriye’de rejimin binlerce insanımızı katlettiğini söyledik. İran ve Hizbullah’ın da bu savaşta rolleri çok yoğun. Yani Suriye rejiminin varlığı, bir nevi onların da varlığıdır. Suriye muhalefeti, yeni bir yönetim için bir hazırlık ve temel atmamış. Bu konuda bir projeleri de yoktur. Bu nedenle her devlet, muhalif güçleri kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaya çalıştı. Silahlı bütün çetelerin finansörlüğünü Türk devleti yapıyor. Türkiye’den giriş yapıyorlar. Rejimden daha çok bu radikal İslamci örgütler bize saldırıyor. Suriye muhalefeti de rejimle aynı zihniyettedir. Kürtleri yok saymaya devam ediyorlar. O yüzden kendi sistemimizi kendimiz kurmaya karar verdik. Kantonlar oluşturarak Kürtler, Araplar ve diğer halklarla birlikte yönetimler oluşturduk.”
Planlama yapıldı
Konferansın son bölümünde ise, TATORT Kurdistan İnisiyatifi’nin geçtiğimiz bir yıla dair değerlendirme ve yeni yıla ilişkin planlama tartışıldı.
Konferansta ayrıca Rojava’yı tanıtan bir de film gösterildi.
ADEM KARAÇOBAN / KÖLN