Silvan Belediyesi kayyumu tarafından taziyelerin izne bağlanmasına tepki gösteren DİK üyesi Abdullah Arkan, taziye evlerinin de camiler gibi halkın olduğunu söyledi.
HPG’lilerin ailelerine çoğu yerde kayyumlar tarafından cenaze aracı ve taziye evlerinin verilmemesi tepkilere neden oluyor. Silvan Belediyesi kayyumu Adem Çelik’in, HPG’lilere taziye yeri vermemesini tüm taziye evlerinin anahtarını alıp izne bağlamasını değerlendiren Demokratik İslam Kongresi (DİK) üyesi İmam Abdullah Arkan, ölü bir beden üzerinden ailelere yapılan işkencenin hiçbir din ve inançta yeri olmadığını belirterek, “Bu yapılanlar İslam diniyle de hiçbir şekilde bağdaşmaz” dedi.
Görevi gereği birçok taziye ve cenaze defin işlemlerine katıldığını söyleyen Arkan, “Maalesef biz bugün Kürdistan’da cenazeleri torbalarda teslim alıyoruz. Bu işkencenin en büyük kanıtıdır. Allah Resulü, birini öldürmek zorunda kalınsa dahi işkence yapılmasını yasaklar. Allah-u Teâlâ bir ayette ‘İnsanı öldürmeyin’ buyurur. Adem’den Muhammed’e kadar yeryüzüne gönderilen dinlerin hiçbiri ölüye işkenceyi kabul etmez” şeklinde konuştu.
Ölüye taziye yerinin verilmemesini “diktatörlerin davranışı” olarak tanımlayan Arkan, şöyle devam etti: “Ölen kişinin ailesinin yas tutmasına izin vermemek işkencedir. Böyle bir davranış diktatörlüklerin olduğu yerlerde ancak görülür. Bugün Silvan’da devlet tarafından atanan kayyum, taziye yeri vermiyor. Öncelikle bu taziye yerleri halkın kendi emeğiyle yaptıkları taziye evleridir. Camiler olduğu gibi taziye yerleri de herkesin ortak kullanım yerleridir. Devletin üniversitesinde okurken gidip devletle savaşmayı tercih eden kişi kendi iradesiyle gitmiştir, bunun yasını tutmak ailenin en doğal hakkıdır. Hiçbir anne, baba evladının cenazesini torbada almak için büyütmez. Anne babaya baş sağlığı dileklerinde bulunmak isteyen eş dostları olur. Bu insanları evin içine sıkışmaya zorlamak insanlığa sığmaz.”
Kayyumun söz konusu uygulamalardan derhal vazgeçmesini umduğunu belirten Arkan, “Buradan kayyumu da uyarıyorum. Bu yaptıklarının din ile hiçbir alakası yoktur. Bugün Türkiye’yi yöneten hükümet İslam dinini kullanarak bu noktaya gelmiştir. İslam dininde böyle bir uygulama olamaz. Hiçbir değeri ve inancı göz önünde tutmayan bu yanlış uygulamalar insan vicdanını yaralamaktadır” diye konuştu.
AMED