Türk devleti, tam 2 aydır (60 gün) Türk’e itaat etmesini buyurduğu Cizre’yi teslim alamadı. Kenti yakıp yıktı; çocukları, yaşlıları, kadınları katletti ama direnişi kıramadı. 60 gün boyunca kentin dünya ile bağlantısını kesti, sokağa çıkma yasağı, gıda ambargosu uyguladı; elektrikleri kesti, su depolarını patlattı; kanalizasyon ve su kanallarına gaz attı, kapattı. Buna rağmen diz çökmeyen Cizre’de toplu katliamlara başladı. Önce yaralı ve cenazeleri alanları taradı. Sonra ambulans bekleyen yaralıların kaldığı evi kuşatıp yıktı, ölüme bıraktı. Burdakilerle bağlantı kesilip akıbetleri bilinmezken ikinci bir vahşete imza attı. Bu kez yine çocuk, kadın ve yaralıların sığındığı bir evi hedef alıp tanklarla ateş altına aldı, lav silahlarıyla yaktı. Buradaki 62 kişiyi katletti; şimdiye kadar 39’unun yanmış, parçalanmış uzuvları eksik cenazelerini morglara bıraktı. Dün ise yeni bir vahşete daha imza atarak, Kürtleri katletmeye devam edeceğini duyurdu. Bu kez hedef alınan ev, Sur Mahallesi’ndeydi ve orada çoğu yaralı 50 civarında insan bulunuyordu. İlk olarak bodrum katı hedef alındı, silahsız sivil yaralı Kürtler önce öldürüldü, sonra benzin dökülerek yakıldı. 20’den fazla kişi böyle yakılırken aynı binadaki 25’ten fazlı yaralı da ölüm mangalarını bekledi. Türk güçleri dün saat 14.30’da onları da katletmeye çalışıyordu.

Cizre’de 10 cenaze ve 52 yaralının bulunduğu bodruma devlet güçlerinin saldırısında katledilenlerin 27’sinin cenazesi önceki akşam alındı. HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, belediyenin cenaze araçlarının kaldırdığı 27 cenazenin yanı sıra devlet güçlerinin de hastaneye kaldırdığı cenazelerin olabileceğini söyledi. Hastaneye kaldırılan cenazelerin çoğunun yanmış ve parçalanmış olduğunu belirtilen Sarıyıldız, binanın bodrumunda yaralılara ulaştıkları son gün aldıkları bilgide 10 cenaze ve 52 kişinin bulunduğunu öğrendiklerini söyledi. Bodrumda bulunan insanların tamamının katliamda yaşamını yitirdikleri yönünde kuşkularının olduğunu kaydeden Sarıyıldız, “Eğer böyle olmasaydı şu ana kadar ya bir bilgi alınırdı ya da devlet bir açıklama yapardı. Oradaki 60 insanın bir arada katledilmesi bir infial yaratacağı; hükümet savaş suçları yönünden güç durumda bırakacağı için farklı binalara dağıtılmış olabilir. 62 insan bir binada dedik oradan gelen bilgi buydu. Sokağın adresini paylaştık. Hepsinin bir arada olduğu paylaşılmıştı. Hastaneye taşımak yerine katliamcı bir yönelim oldu. Bu başlı başına bir insanlık suçu. Bundan sıyrılmak için farklı yerlerde ölmüşler gibi yansıtmaya çalışacaklar” diye konuştu. 


12 cenaze daha

Hastanesi’ne kaldırılan 27 cenazeden sonra dün de 12 kişinin daha cenazesi Cizre Belediyesi’ne ait ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. 62 kişinin olduğu bilinen binada dün saat 16.30’a kadar 39 cenaze çıkarılırken, 23 kişinin durumuna ilişkin ise bilgi edinilemiyordu.


Hepsi yanmış parçalanmış!

Çoğu yanmış ve parçalanmış halde olan cenazelerden 8’i Urfa’ya, 7’si Mardin’e, 12’si ise Şırnak’a gönderildi. Şırnak Devlet Hastanesi’ndeki canezesayısı 25’e çıktı.

Cizre’deki yaralılardan Mehmet Yavuzel, Ali Fırat Kalkan, Rohat Aktaş, İzzet Gündüz, Dersim Aksay, İslam Balıkesir, Sakine Şiray, Hasan Tağ, İbrahim Temel, Yakup Yalçın ve Berjin Demirkaya’nın aileleri, katledilenlerden cenazeleri Mardin Devlet Hastanesi’ne getirilen 7 kişi içerisinde çocukları bulunabileceği ihtimali üzerine teşhis için Mardin’e gitti.

Şırnak Devlet Hastanesi’nde topsiye girenler ise cenazelerin çoğunun yakıldığı ve uzuvlarının koparıldığını söyledi. Cenazelerin yanmaktan kaynaklı teşhis edilemeyecek durumda olduğu ifade edilirken, bir kişinin ise kafası kesilerek katledildiği ve sadece bedeninin otopsiye alındığı kaydedildi. Diğer bir cenazenin ise her iki bacağının koptuğu ifade edildi. 


Birinci bodrumdakilerin hepsi

31 silahsız Kürt’ün olduğu birinci bodrumdan ise dün saat 16.30 itibariyle haber alınamıyordu.


20 kişiyi yakarak katlettiler

Cizre’de iki ayrı binanın bodrum katında onlarca kişinin yakılarak veya bombalarla katledilmesinin ardından dün sabah saatlerinde yeni bir vahşet daha ortaya çıktı. Sur Mahallesi’nde bulunan Kerem Otel’in yakınlarında yer aldığı belirtilen bir binanın bodrumunda 50 kadar kişinin mahsur kaldığı, bu kişilerden 20-25’inin katledildiği ortaya çıktı. Vahşet, sözkonusu bodrumda mahsur kalan kişilerden biri olan HDP Milas eski İlçe Eşbaşkanı Derya Koç’un babasını telefonla arayıp haber vermesi ile ortaya çıktı.

Kızının Pazartesi sabahı kendisini aradığını ve bir bodrum katında mahsur kaldıklarını söylediğini paylaşan baba Kemal Koç, “O günden sonra da ulaşamadım bir daha kendisine. Ancak bugün beni aradı ve durumlarının kötü olduğunu söyledi” dedi.


DİHA ulaştı

DİHA’nın ulaştığı Derya Koç, etraflarının sarılı olduğunu belirterek,  “Şu an durumumuz çok kritik. Alt kattaki bodrumda yaklaşık 20 yaralı arkadaşımızı yakarak katlettiler. Biz de geriye 20-25 kişi kaldık. Şu an etrafımız tanklarla çevrilmiş durumda. Bize de ateş açıyorlar. Biz de yanabiliriz her an. Hepimiz yaralıyız. Şebeke de yok. Telefon her an kapanabilir. Şu an kapatmak zorundayım. Etrafımızdalar..” dedi. 


Bazılarının isimleri

Saldırı altındaki binada infaz edilmekle yüz yüze kalanların içinde 62 kişi ile birlikte şehit edilen Cizre Halk Meclisi Eşbaşkanı Mehmet Tunç’un kardeşi Orhan ve oğlu Murat da bulunuyordu. Öğrenilebilen isimler şöyle: Derya Koç, Lokman Bilgiç, Murat Kekin, Sinan Kaya, İbrahim İvrendi, Fırat Malgaz, Orhan Tunç, Meryem Akyol, Mürsel Dalmış, Star Öztürk, Murat Tunç, Abdülselam Turgut, Fatma Demir, Emel Ayhan, Mesut Özer, Abdullah Özgür, Agit Aydın, Barış Gasir, Sahip Edip, soyadı öğrenilemeyen Ferhat.


Koç’un babası anlattı

Koç’un babası Kemal Koç, dün öğle saatlerinde DİHA’ya konuştu ve AKP’nin yeni bir vahşetine karşı Kürt halkını harekete geçmeye çağırdı. Kızının ziyaret ve dayanışma amacıyla Cizre’ye geldiğini belirten Koç, son olarak bugün kızının kendisini arayıp haberdar ettiğini söyledi. Kızı Derya’nın kanalizasyon borularından gaz kokusuna benzer, nefes kesen bir kokunun yayıldığını aktardığını paylaşan Koç, yaralıların gaz kokusundan korunmak için lavabo deliklerini kapattıklarını, yemek ve yiyeceklerinin ise kalmadığını söyledi. Koç, kızı Derya’nın da ayağından yaralı olduğunu aktardı.


Genelkurmay’ın açıklaması

Kürt halkına karşı yürütülen savaş komuta eden ve bilgilendirmeyi de yapan Türk Genelkurmayı, üçüncü vahşet bodrumunun ortaya çıkması ardından günlük açıklamasını duyurdu. Genelkurmay, “32 terörist etkisiz hale getirildi” dedi. Genelkurmay’ın “32 terörist” dediği yaralı silahsız Kürtler ile birlikte ele geçirdiğini duyurduğu silahlar ise şöyle: “altı adet Kaleşnikof piyade tüfeği, beş adet şarjörü…”


13.55’de Med Nuçe’ye bağlandı

Med Nuçe TV, saat 13.56’da yaralı Derya Koç’a ulaştı. Koç, üst katta kalırken bombaatarlar, doçkalar ve havanlar ile saldırılar yapıldığını; 25 yaralı olduklarını söyledi. Binaya saldırının devam ettiğini kaydeden Koç, “Yaklaşık 20 bodrum katındaydı. Arkadaşlarımızı diri diri yaktılar. Bodrum katına inemiyoruz, zaten odaları yanıyor. Saldırı sabah saat 08.00’de başladı. Arkadaşlarımız hala yanıyor. Artık inlemelerini de duymuyoruz, herhangi bir ses yok arkadaşlardan. Çünkü, artık son nefeslerini verdiler. Diri diri yaktılar onları” dedi. Koç, buradaki insanların sivil ve silahsız olduğunu belirtirken bağlantı kesildi.  


Saat 14.00’te Fırat Margaz

Med Nuçe’nin ulaştığı diğer bir yaralı Fırat Margaz ise şunları söyledi: “Buradakiler, öğrencidir, çocuktur ve yaptığı bir şey yok. Bunlar silahlı savaşçılar değil. Kimini yaktılar, kimini parçaladılar, kimini infaz ettiler. Kalanlarımızı da diri diri yakacaklar. 25 kişiyiz. 20 kişi de bulunduğunuz binanın alt katında üzerlerine benzin dökülerek katledildi… Orada yaralıların olduğunu bile bile yaktılar. Yaralıların ancak sesini duyabildik. Çağrıp, bağırdılar. Elimizden gelen birşey olmayınca… Dört taraf kuşatılmış; tanktır, toptur, havandır, doçkadır, hava aracıdır, keskin nişancıdır. Yani bizi de katledecekler. Her yeri tankla vuruyor, doçkayla vuruyor. Böyle bir vahşet görülmemiştir. Yaralıları yaktılar…”


Saat 14.15’teki son bağlantı

25 yaralıdan biri olan HDP Milas eski İlçe Eşbaşkanı Derya Koç ile yeniden telefonla irtibat sağlayan DİHA, Koç’un anlatımlarını servis etti: “Duvarlar yıkılmaya başladı; enkaz altındayız. Biber gazı da attıldı, nefes almayacak durumdayız. (konuşmakta güçlük çekiyor) Yaralıların çoğu bacaklarından kollarından yaralı; birinin gözü çıkmış. Bir şey yapamıyoruz. Zırhlı araçlardan Mehter Marşı çaliyor. Nefes alamıyorum… (telefon kapandı)… “


AYM’ye de başvuruldu

İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, 25 yaralı için Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Başvuruda, yaralılara acilen sağlık hizmeti götürülmesi, ambulans ile hastaneye kaldırılması için tedbir istendi. Başvuruda ayrıca bir bütün olarak sokağa çıkma yasaklarına tedbir getirilmesi istenilerek, AİHM ile AYM tarafından daha önceki tedbir başvurularının reddedilmesinin sonuçlarını yaşam ihlali noktasında ağır olduğu vurgulandı. Türkdoğan, yaralıların durumlarını medya tarafından öğrendiklerini ancak yaralılara ulaşamadıkları içi ailelerinden durumlarına ilişkin bilgileri teyit ettiklerini söyledi. Türkdoğan, Derya Koç’un babası Kemal Koç ve birçok aile ile görüşüldüğünü ve başvurunun daha sonra yapıldığını aktardı.


ŞIRNAK