Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH), Meletî'de BDP il binasında olaya ilişkin yaptığı açıklamada, kadına yönelik gerçekleşen şiddet, taciz ve tecavüzün erkek, devlet işbirliği ile yargı işbirliği ile gerçekleştiğini ifade ederek,"Devlet hem tecavüz edip hem de koruyan bir güç olamaz. Devlet görevlisi olan bu kişilerin serbest bırakılması en az tecavüz suçu kadar ağır bir suçtur. Kürdistan'da devlet eliyle geliştirilen ve cezasız kalan kaçıncı utanç davasıdır? Bu olay karşısında artık kıyamet kopmalıdır.Tüm halkımızı bu olay karşısında haykırmaya ve takipçisi olmaya çağırıyoruz"diye belirtti.


Hakimler istifa etsin!

Adana'daki DÖKH bileşenleri de olayı, BDP İl binasından Adana Adliyesi'ne gerçekleştirdikleri yürüyüş ile protesto etti. Yürüyüşe BDP'lileirn yanısıra, TUHAD-DER, KURDÎ-DER, MEYADER, Barış Anneleri İnisiyatifi, YDG-H üyelerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi katıldı. Anneler tarafından, 'Tecavüz bir soykırımdır. Soykırıma sessiz kalma!' yazılı pankartın açıldığı eylemde, 'Çocuklarınızı üniformalıların ulaşamayacağı yerlerde saklayınız!', 'Em dad dixwazin' vb. dövizleri taşındı. Eylemde yapılan konuşmalarda, devletin kadın kırımıyla, özel savaş politikası olarak kadın bedeni üzerinden topluma saldırıp teslim almaya çalıştığı belirtilerek,"Biz kadınlar, toplumun vicdanını yaralayan bu kararı asla kabul etmeyeceğimizi bir kez daha haykırıyor ve bu kararı veren savcı ve hakimleri derhal istifa etmeye çağırıyoruz" ifadelerine yer verildi.  

Amed'de polis engeli

BDP Gençlik Meclisi öncülüğünde Amed'de önceki gün gerçekleştirilmek istenen 'Sömürgeci uygulamalara son' yürüyüşü ise, polis tarafından engellenmek istendi. Kitlenin yürümekte ısrar etmesi sonucu polis geri çekildi. BDP Eşbaşkanı Gülten Kışanak ve BDP Amed Milletvekili Nursel Aydoğan'ın da aralarında bulunduğu binlerce kişinin, BDP Amed İl Binası önünden Koşuyolu Parkı'na kadar uyuşturucu, fuhuş, ajanlaştırma politikalarına karşı yapmak istediği yürüyüş polis engeline takıldı. Ancak kitlenin ısrarla yürümek istemesi sonucu polis barikatı kaldırarak, yürüyüşün önünü açtı. Bunun üzerine binlerce kişi Koşuyolu Parkı'na doğru yürüyüş gerçekleştirdi.

Gençlere çağrı yapıldı

Çewlîk'de tecavüzcü sanıklarının mahkeme tarafından serbest bırakılmasını protesto eden yerlerden biri de Mersin oldu. Mersin Kadın Platformu aktivistleri, Adalet Bakanlığı'nı göreve çağırarak, "Tecavüzcülerle birlikte yaşamamak için hepimiz bu davanın takipçisi olacağız" dedi. Yargı tarafından tecavüzcülerin korunduğuna işaret eden kadınlar, Adalet ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nı sorumluluklarının gereğini yerine getirmeye çağırdı.
Komalen Ciwan da yaptığı yazılı açıklamada, "TC ordusu ve yargısının bu kararı faşist TC rejiminin gerçek yüzünü tekrar ortaya çıkarmıştır. Kürt gençliğinin bu saldırı karşısında sergileyeceği tek duruş Kürdistan’daki tecavüzcü bu rejimin tüm kurumlarını söküp atmaktır" diyerek gençleri her alanda serhildanı yükseltmeye çağırdı.

Aileler suçları teşhir etmeli

Êlîh Kadın Platformu da yaşanan korkunç olayı, basın açıklaması ile protesto etti. Çok sayıda sivil toplum örgütünün de destek verdiği açıklamada, tecavüz olaylarının geçmişten bu yana sistematik olarak yaşandığına dikkat çekilerek, yargının cinsel istismar ve tecavüz olaylarında faili serbest bırakıp koruma altına alarak bu tür olayların yaygınlaşmasına sebebiyet verdiğine dikkat çekildi. Açıklamada şunlar belirtildi: "Sistem bu tavrıyla topluma, 'tecavüze uğrarsan sus, bunu açığa çıkarma' mesajı vermektedir. E.A.'nın ve tecavüz mağduru tüm kadınların ailelerinin böyle suçları teşhir etmeleri ve tecavüz kültürüne karşı durmaları, bu suçların yaygınlaşmaması açısından önemlidir. Sanıkların bir an önce tutuklanmasını, dosya üzerindeki gizliliğin kaldırılmasını ve soruşturma sürecinin kamuoyuyla açık bir şekilde paylaşılmasını istiyoruz. Tüm örgütlü yapıları ve kişileri bu davayı sahiplenmeye davet ediyoruz." 

DİHA/HABER MERKEZİ