Tecavüzcü 4 uzman çavuşun yeniden tutuklanması ve gizlilik kararının kaldırılması talepleri mahkeme tarafından reddedildi. Tecavüzcü devlete tepkiler devam ediyor.

Bingöl’de E.A.’ya tecavüz eden ve aralarında 4 uzman çavuşun da bulunduğu 8 kişi ile ilgili gizli yürütülen soruşturma devam ederken, E.A.’nın avukatı Canan Çakabey, geçen perşembe günü, tutuklama ve gizliliğin kaldırılması taleplerinde bulunmuştu. Çakabey, "Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin’in de aynı şekilde bu şüphelilerin tekrardan tutuklanmasısına ilişkin bir talepleri söz konusu olmuştur. Savcılık makamı şu an hem bizden, hem bakanlığın tutuklamaya ilişkin talebini değerlendirme aşamasında. Hem tutuklamaya ilişkin hem de dosyadaki gizlilik kararının kaldırılmasına ilişkin biz başvuru yaptık. Ama daha savcılıktan bize olumlu ya da olumsuz herhangi bir netice verilmedi" demişti. E.A.’nın avukatı Canan Çakabey, dün bir açıklama yaparak, tutuklama talebinin delil durumunun değişmediği, soruşturma dosyasındaki gizliliğin kaldarılması talebinin ise delil durumu ile suçun vasıf ve mahiyeti gerekçe gösterilerek rededildiğini söyledi.


Tepkiler devam ediyor
Çewlîg’te tecavüzcülerin serbest bırakılmasına tepki gösteren kadınlar, tecavüzün bir politika olduğunu, üstü kazıldığı zaman altından devlet çıktığını söyledi.
BDP Kadın Meclisi üyesi Hande Kaya, Türkiye’nin çocuk istismarı araştırmalarında ilk sıralarda yer aldığını belirtti. Devletin bu konuda herhangi bir adım atmadığını ve tecavüzcülere yönelik caydırıcı cezalar vermediğinin altını çizen Kaya, tecavüzcülerin devletten güç aldığını söyledi.
Kaya, Kürt çocuklarına yönelik istismarların daha çok asker ya da korucular tarafından yapıldığına işaret etti. Kaya, özellikle korucu ve askerlerin cezasız kalmasının Kürtlere yönelik bir politika olduğunu dile getirdi.

Kirli savaş politikası

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Kadın Meclisi üyesi Zelal Bilgin ise tecavüzlerin temelinde kirli savaş politikasının yattığını söyledi. HDK ve STK’ler olarak asla sessiz kalmayacaklarını belirten Bilgin, şunları söyledi: “Şu ana kadar işlenmiş taciz, tecavüz vakalarında kaçırılma vakalarının hepsinde korucular, askeri personeller yer almaktadır. Bunların cezalandırılmamış olması zaten bu bölgede yürütmüş olduğu kirli savaş politikasının bir eseridir. Faillerin hepsi adeta ödüllendirilmiştir.”

Devlet olayların içinde

Kardelen Kadın Evi sorumlusu Mukaddes Alataş da çocuğa yönelik cinsel istismarın, savaş politikası olarak kullanıldığını söyledi. Alataş, “Bunu kendi askerine, özel timine, yedek subaylarına, orduda kimler görev alıyorsa onlara yaptırır. Kürdistan’da toplumsal dayanışmanın, toplumsal ahlakın çok yoğun olduğunu sistem bildiği için öncelikle buralara dokunmak istiyor. Dolayısıyla N.Ç. davasından tutun da Siirt’te yaşanan çocuk tecavüzlerine varana kadar hepsinin içerisinde ya dolaylı ya da doğrudan devlet görevlileri yer alıyor” diye konuştu.

DÖKH’den yürüyüşe katılım çağrısı

Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH), Çewlîk’deki istismara ilişkin yaptığı açıklamada “Bir devlet politikası olarak sistematik biçimde çocuk yaşta Kürt kızlarına tecavüz etmektedir. Daha öncede görüldüğü gibi subay, mülki amir, kamu görevlisi il il bir planlama dahilinde Kürt kızlarına karşı bu aşağılık uygulamaları gerçekleştirmektedir. E.A olayı göstermiştir ki bu devlet onaylı ve planlı bir politikadır. 4 askerin serbest bırakılması devletin bu politikayı resmen sahiplendiğinin açıklamasıdır” dedi.
Amed’de dün saat (TSİ) 17:00’de BDP il binası önünde yürüyüş başlatıldı. Gazetemiz baskıya hazırlanırken yürüyüş devam ediyordu.
 
Mêrdîn ve Mersin’de protesto

ÇewlîK’deki tecavüz dehşeti Mêrdîn’in (Mardin) Dêrîk Belediyesine bağlı Peljîn Kadın Merkezi ve BDP Kadın Meclisi üyeleri tarafından protesto edildi. Ahmet Kaya Sanat Parkı’nda yapılan eylemin açıklamasını yapan Peljîn Kadın Merkezi sosyoloğu Zeynep Sipçik, hukukun da tecavüze uğradığın söyledi.
Karar Nisibîn’de de (Nusaybin) protesto edildi. Kadınlar bu vahşetin üzerinin kapatılmasına izin vermeyeceklerini belirtti.
Çewlîk’de devletin tecavüze göz yummasına Mersin’de de protesto edildi. BDP Mersin İl binası önünde bir araya gelen çoğu kadın yüzlerce kişi, “İnsanlık suçuna sessiz kalma” sloganları eşliğinde Taş Bina’ya kadar yürüdü.

ÇEWLÎK