Bildiğimiz film… Hep aynı senaryo… Ve bizi şaşırtmayan son… Biz bu filmi izlemekten utanç duyuyoruz ama bu filmi bize izletenler de bırakın utancı, en ufak bir yüz kızarması dahi yok…
Bingöl’ün Solhan İlçesi’nde oturan 16 yaşındaki E.A 2 yıl önce 5 uzman çavuşun cinsel istismarına ve tecavüzüne uğruyor. Geçen ayda Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuyor ve savcılık 5 uzman çavuş hakkında soruşturma başlatıyor. E.A’nın suç duyurusunda bulunduğu uzman çavuşlardan, Yusuf A. tarafından kaçırılarak cinsel istismara uğradığını, daha sonraki tarihlerde de defalarca uzman çavuş, Yusuf A. ve arkadaşları, İlker Y. Mevlüt T. Mustafa K ve soyadını bilmediği Hakkı adlı uzman çavuşların cinsel istismar ve tecavüzüne uğradığını belirterek söz konusu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunuyor.
Ancak suç duyurusu başvurusundan sonra açılan soruşturma kapsamında tutuklanan 4 sanık uzman çavuş, bir üst mahkemeye yapılan itiraz sonucu tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılırken, soruşturmada gizlilik kararı alınıyor…
Aslında bu davada da, "mülkün temeli olan adaleti" dağıtan hâkimlerin vicdanlarının ne kara olabileceğini, hak ve hukukumuzu kimlere emanet olduğunu, Türk hukuk sisteminin adaletinin ne olduğunu da bir kere daha kanıtlıyor…N.Ç davasını unutmadık… N.Ç davasında da 12 yaşındaki bir çocuk, 26 kişi tarafından tecavüze uğramıştı. Tecavüzcülerin çoğu korumakla görevli devletin memurları idi… Sonuç, N.Ç’nin "kendi rızası" ile bu sefil ve rezil adamlarla birlikte olduğuna dair mahkeme karar verdi. 12 yaşındaki bir çocuğun kendi rızası mı olurdu?
Tecavüz bir insanlık suçudur ve dünyanın her tarafında ağır cezalarla yargılanır. Görülen odur ki; tıpkı N.Ç davasında olduğu gibi, E.A davasında da, tecavüzcüler haklı çıkartılacak. Düşünüyorum da, yüce adalet adına karar veren bu tür dava hâkimlerinin çocukları var mı?
Erdoğan hala biz kadınlara, "en az üç çocuk doğurun" desin. Erdoğan hala "kürtaj yasak" desin… Doğurduğumuz çocuklar tecavüze uğrasın diye mi bunları istiyor? Üniformalıların tecavüz serbestliğinin savaş şartları altına sokulduğu bir ülkede, tecavüzcüyü serbest bırakmak, onunla aynı fikir ve karaktere sahip olmak demektir. Tecavüz işgalcilerin geleneğidir. Kürdistan’da çocuklarının gözü önünde annelerine askerler, korucular tarafından yapılan tecavüzleri biliyoruz… Yine gözaltına alınan kadınların polisler tarafından tecavüze uğradığı bir ülke burası…
Çok uzağa da gitmeye gerek yok, yakın zamanda Pozantı, Şakran ve Antalya cezaevlerinde çocuklar tecavüze uğradı. Psikolojileri bozulan çocuklar intiharı dahi düşündü, hatta bir çocuk intihar dahi etti. Bizzat cezaevi idaresi tarafından intihara sürüklenen çocuklar oldu…
Metro da iki sevgilinin öpüşmesini "ahlaksızlık" diyerek yaygara koparanlar, devletin uzman çavuşları tarafından tecavüze uğrayan çocukların durumunu sumen altı yapıyorlar? "Dindar koca istiyoruz" diye meydanlara çıkan kadınlar, 16 yaşında tecavüze uğrayan E.A için de çıksanıza ya sokağa! "Erdoğan’ın bilmem neresinin kılıyım" diyen kadın neden susuyorsun? AKP mitinglerinde kendini yerden yere vuran kadınlar, devletin askerleri, memurları, korucuları tarafından tecavüze uğrayan bu çocuklar için de bir şey yapmayı düşünüyor musunuz?
Devlet ve AKP Hükümeti ve elbet başta başbakan Erdoğan, tecavüz vakalarının ortaya çıkmasını engellemek ve üzerini örtmek için özel bir çaba harcıyor.
Biz boşuna demiyoruz, "tecavüzcü devlet" diye…
Tecavüzcüler itina ile aklanır
Yine bir utanç vakası… Yine mağdur bir çocuk… Yine tecavüzcüler bildik kişiler… Yine tecavüzcüleri koruyan aynı devlet…