Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH), Çewlîk ve Wan’da binlerce kadın, son günlerde rütbeli askerler ve korucuların karıştığı taciz ve tecavüz olaylarına karşı yürüdü. Amed, Êlîh, Dêrsim, Wan başta olmak üzere Kürdistan’ın tüm illerinden gelen binlerce kadın, tecavüzcülerin ve onları koruyan devletin teşhir edildiği pankart ve dövizler taşıdı. BDP Çewlîk il binasından Adliye Sarayı’na kadar yürüyen kadınlar, “Jin jiyan azadî”, “Tecavüzcü devlet Kürdistan’dan defol” ve “Kadını yaratan Öcalan’a bin selam” sloganları attı. Kadınlara yürüyüş boyunca erkekler de destek verirken, polisin yürüyüş güzergahı boyunca aldığı önlemler dikkat çekti. Adliye önüne varan kadınlar adına açıklamayı Amed Ceren Kadın Merkezi çalışanı Figen Aras yaptı. 



‘Tecavüzcülerin kabusu olacağız’


Tüm dünyada olduğu gibi Kürdistan topraklarında da kadın bedeni ve kimliği üzerinden her türlü iktidar ilişkilerinin kendini büyütmeye çalıştığını ifade eden Aras, E.A.’ya yapılan tecavüzün devlet eli ile Kürdistan’da yapılan ilk tecavüz olmadığının altını çizdi. Aras, “Bu tecavüzün topraklarımızda ilk olmadığını biliyoruz. Binlerce kadının köy baskınlarında, yatılı okullarda devletin güvenlik güçleri tarafından sistematik olarak tecavüze uğradığını biliyoruz. Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın başlattığı çözüm sürecinde Hakikatleri Araştırma Komisyonu’nun kurulması, savaşın kirli yüzünü açığa çıkaracak ve tecavüzcüler bir bir yargılanabilecektir. Artık gerçeklerle yüzleşme zamanıdır. Artık ulus devletçi zihniyetin topraklarımızda yarattığı zulümleri görme zamanıdır. Bizler DÖKH olarak devletin tüm korumalarına rağmen tecavüzcülerin peşini bırakmayacağımızı, onları her yerde teşhir edeceğimizi, yaşamlarına bir kabus olarak gireceğimizi tüm dünyaya tekrar açıklıyoruz. Bingöl’de tecavüze uğrayan E.A. şahsında tecavüz edilmek istenen Kürdistan topraklarıdır, dilidir, kültürüdür, Kürt halkının varlık mücadelesidir” dedi.


‘Bu kültürü reddediyoruz’


BDP Diyarbakır İl Eş Başkanı Zübeyde Zümrüt ise tecavüzlere sessiz kalamayacaklarını, yargının da bir an önce üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğini belirtti. BDP Batman Milletvekili Ayla Akat Ata da “Dünyada yaşanan savaşların en büyük ganimeti olarak kadınlar görülmüştür. Kadın bedeni üzerinden her zaman mesajlar verilmeye çalışılmıştır. Bu 30 yıllık savaşta da devlet tarafından kadın bedeni üzerinden Kürt halkına gözdağı verilmeye çalışılmıştır. Biz bu mesajı, gözdağını reddediyoruz. Kadın bedeninin bir savaş ganimeti olarak görülmesini reddediyoruz. Tecavüz kültürünü reddediyoruz” dedi. Ata, devletin tecavüzcülerle yüzleşmediği ve halkın karşısına çıkarmadığı sürece, devletin tecavüzcü olduğu kanısının halkta daha da güçleneceğini sözlerine ekledi. Açıklamanın ardından kadınlar tekrardan adliye binasından BDP Bingöl il binasına sloganlar eşliğinde yürüdü.

Tecavüz bir devlet politikası

Wan’da ise kadınların yürüyüşüne, BDP Van Milletvekili Nazmi Gür, Van Büyükşehir Belediye Başkanı Bekir Kaya, sivil toplum örgütleri temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş da destek verdi. Feqiyê Teyran Parkı’nda toplanan grup, Sanat Sokağı’na kadar yürüyüş yaptı. Çevrede zırhlı araçlarla önlemler alan polislerin, kadınların caddede yürümesini engellemek istemesi üzerine kısa bir gerginlik yaşandı. Burada DÖKH aktivistlerinden Gülbahar Orhan basın açıklaması yaptı. 
Taciz ve tecavüzün toplum içerisinde yaygınlaştırılıp, doğallaştırılmak istendiğini belirten Orhan, bu durumun her gün farklı biçimlerde kadınların karşısına çıktığını ve yaşantılarında telafi edilemeyecek travmalara yol açtığını kaydetti. Kısa süre içerisinde birçok tecavüz vakasına tanık olduklarını dile getiren Orhan, “Pozantı ve Antalya cezaevlerinde, öncesinde de Kürt illerinde yaşanan sayısız korucu tecavüzleri, savaş politikaları ve tecavüzcü erkek egemen zihniyetin ürünüdür” diye belirtti.



‘Sözümüzle alanlardayız’



Toplumda 7’den 70’e herkesin tecavüz kültürüne karşı çıkması gerektiğini dile getiren Orhan, “Toplumun değişimi kadın ve erkeğin ortaklaşmasıyla olur. Biz kadınlar olarak bu yaklaşımlar karşısında tutumumuzu ve mücadelemizi daha da güçlendireceğiz. Ülkenin her yerinde sokaklarda olan biz kadınlar, hem direnişin cinsiyetçi, erkek egemen dilini değiştirdik hem de kadınların hakim ve belirleyici olduğu bir mücadelenin nasıl toplumsallaşabileceğini ve hızla büyüyebileceğini ortaya koyduk. Bu direnişten aldığımız güç ve edindiğimiz deneyimle bundan sonra da kendi sözümüz ve gündemimizle alanlarda olmaya devam edeceğiz” dedi. 
Açıklamanın ardından kadınlar, oturma eylemi yaptıktan sonra dağıldı.

 DİHA/ÇEWLÎK-WAN