2. Ağır Ceza Mahkemesi ise tecavüz zanlılarını koruyan bir karara imza atarak "Delil yetersiz" diyerek, yaşları 18'den büyük 2 tecavüz zanlısının serbest bıraktı. İki mahkeme arasındaki uyuşmazlığı Ankara çözecek.
Yapılan araştırmalara göre; her 7 saatte bir kadının cinsel saldırıya uğradığı Türkiye'de, polisten, yargıya kadar, hiçbir mekanizma kadını korumuyor. Kadın örgütlerinin "Mağdurun beyanı esastır" talebine rağmen, yargının her aşamasında yaşadıkları tecavüz ve tacizi ispata zorlanan kadınlar, bazen doktor raporuna rağmen mahkemeleri inandıramıyor. Bunun son örneği ise Amed'de yaşandı. Mahkeme tutanaklarına yansıyan ifadelere göre; Bağlar İlçesi Namık Kemal Lisesi öğrencisi H.Ş (18), F.A (17) adlı zanlı erkek tarafından bir eve götürüldü ve burada tecavüze uğradı. Ardından Kayapınar'da Gaziler semtinde bulunan Yenihal bölgesinde boş bir araziye götürülen H.Ş., zanlı tarafından çağırılan 18 yaşından küçük S.R., E.Y., F.T. ile 18 yaşından büyük olan Ömer Ç. ve Ali M., adlı kişilerin 8 saat boyunca tecavüzüne maruz kaldı.

Delilleri yok ettiler

Olay yerinde ateş yakan tecavüz zanlıları delilleri yok etmek için H.Ş.'nin çamaşırlarını yakarak kayıplara karıştı. Devriye gezen polisler tarafından yarı baygın halde bulunan lise öğrencisi önce Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürüldü. Ardından ise Kayapınar Emniyet Müdürlüğü'ne götürülerek ifadesi alındı. Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden, "Tecavüz bulgusu var" raporu verilen H.Ş.'nin verdiği ifade doğrultusunda 6 zanlı gözaltına alındı. Mahkemeye sevk edilen zanlılardan 5'i tutuklanırken, zanlı Ömer. Ç ise "Delil yetersizliği" nedeniyle serbest bırakıldı. Zanlılardan F.A, S.R, E.Y ve F.T hakkında yaşları küçük olduğu için Diyarbakır Çocuk Ağır Mahkemesi'nde dava açıldı. Yaşları 18'den büyük olan Ömer Ç. ve Ali M. hakkında ise Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı.

İki ayrı karar

Geçtiğimiz günlerde iki ayrı mahkemede hâkim karşısına çıkan sanıklar için iki ayrı karar çıktı. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi, 4 sanık için "Suç organize müşterek, suçun önlenmesi ve mağduriyetin giderilmesi için davanın 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki dava dosyası ile birleştirilmesi" yönünde karar verdi. Mahkeme ayrıca "Suçun sabit olduğuna kanaat getirerek" sanıkların tutukluluk halinin devamı yönünde karar aldı.
Aynı suçtan Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada hâkim karşısına çıkan 18 yaşından büyük zanlılar Ömer Ç. ve Ali M. için ise mahkeme ayrı bir hukuk uyguladı. Doktor raporuna rağmen "Suçun sabit olmadığına" hükmeden mahkeme heyeti, tutuklu sanık Ali. M.'yi de tutuksuz yargılanmak üzere tahliye etti. Mahkeme heyeti ayrıca bir üyenin karşı oyuna rağmen Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nin "İki dosyanın birleştirilmesi" talebini de reddetti. Şimdi aynı suçu işleyenlerden 18 yaşından küçük 4 kişi tutuklu iken 18 yaşından büyük olan 2 kişi ise eline kolunu sallayarak dışarı çıktı.

Salonda bayıldı
Mahkemede mağdur H.Ş.'nin yaşadıkları ise ayrı bir ihlal olarak kayıtlara geçti. Duruşmada sanıklar önünde yaşadıklarını anlatması istenen H.Ş baygınlık geçirerek, mahkeme salonundan çıkarıldı. 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin "Mağdurun korunması için yeniden yaşadıklarının, sanıklar önünde anlattırılması" ayrı bir adalet ayıbı olarak nitelendi.

Kararı Ankara verecek

Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nin "Davanın birleştirilmesi" kararı ve 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin bu karara uymaması üzerine iki mahkeme arasındaki görüş ayrılığı nedeniyle dava dosyası sanık avukatlarının talebi doğrultusunda Ankara Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderildi. H.Ş.'nin doktor raporları ile belgeli olan yaşadıklarının kararını ise Ankara verecek.

'Yargı vicdansızlığı'

Yaşanları, "Yargı vicdansızlığı" olarak değerlendiren H.Ş.'nin avukatı Ramazan Vefa, "Lise öğrencisi bir kadının yaşadıkları karşısında mahkemenin aldığı karar vicdanları yaraladı. H.Ş.'yi ilk hastanede gördüm, maruz kaldıklarına baştan beri tanık oldum. Perişan bir haldeydi. Doktor raporları da tecavüzü belgeliyor. Mağdur son duruşmada yaşadıklarını anlatması için mahkemeye çağrıldı, sürekli ağlayarak bayıldı. Çocuk Mahkemesi aynı mağduriyetin bir daha yaşanmaması için olumlu bir karar vererek duruşmanın birleştirilmesini istedi, ancak ağır ceza bunu reddetti" dedi.

AMED