Hindistan medyasında olumlu bir şekilde yer alan grubun 2008 itibariyle 20 bin üyesi var ve Paris’te de bir temsilciliğe sahip.
‘Adaleti kendi ellerimizle sağlıyoruz’
Banda’nın pembe giyen kadınları, siyasi partilerden ve sivil toplum örgütlerinden yakın zamana kadar uzak durdular. Çünkü kurucuları Sampat Pal Devi’nin sözleriyle, “Onlar ne zaman destek verseler hep bir karşılık bekliyorlar. Buralarda kimse bize yardım etmiyor. Devlet görevlileri ve polis yolsuzluğa batmış durumda ve yoksullara karşılar. Bu yüzden bazen adaleti kendi ellerimizle sağlamak zorunda kalıyoruz. Bazen de yanlış yapanları teşhir ediyoruz” diyor.
Banda, Hindistan’ın nüfus yoğunluğu en yüksek eyaletlerinden birinin en yoksul bölgesi olan Bundelkhand’da, kendi haline terk edilmiş bir yer. Hindistan’daki en yoksul 200 bölgeden biri. Toplam 600 köyde yaşayan 1 milyon 600 bin nüfusun yüzde 20’si aşağı kastlardan veya dokunulmazlardan oluşuyor.
'Bir adalet çetesiyiz'
Banda’nın yukarı kastların hakimiyetindeki feodal ve erkek egemen toplumunda yoksulluğun ve ayrımcılığın yükünü en çok kadınlar çekiyor. Başlık parası ve aile içi ve cinsel şiddet çok yaygın. Dolayısıyla bu yoksulluk, ayrımcılık ve erkek şovenizmi içinde böyle bir kadın çetesinin ortaya çıkması pek de şaşırtıcı değil. Çetenin kurucusu Sampat Pal Devi, bir dondurma satıcısının eşi, beş çocuk annesi ve eski bir sağlık çalışanı. Sampat Pal Devi kendilerini ifade ederken, “Biz kelimenin gerçek anlamında bir çete değiliz aslında. Biz bir adalet çetesiyiz” diyor.
JINHA HABER MERKEZİ