‘Tecavüzcüye evlilik yoluyla af’ düzenlemesi ile hükümetin taciz ve tecavüzü meşrulaştırdığı ve önünü açtığını belirten HDP’li Semra Güzel, “Bu mücadeleyi ortaklaştırırsak taciz ve tecavüzün önüne geçebiliriz” dedi.
BERİTAN CANÖZER / JINNEWS/AMED
Daha önce kamuoyu tepkisiyle iki kez geri çekilen “Çocuk istismarında evlilik yoluyla af” düzenlemesi, ikinci yargı paketi taslağında yer aldı. Düzenlemeye göre, çocuk ile cinsel istismar faili arasındaki yaş farkı 10’un üzerinde değilse ve evlendirilirlerse verilen ceza ertelenebilecek. 2016 yılında dönemin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, istismar ettiği çocukla evlendirilmiş ancak ceza aldığı için hapiste olan erkeklerin olduğunu, dolayısıyla 3 bin ailenin “mağdur” olduğunu öne sürmüş, 2019 yılında da bu rakamın artarak 10 bini bulduğu ifade etmişti.
Kadınlar istismar affına bulundukları her yerde tepki göstermeye devam ederken, bir tepki de Halkların Demokratik Partisi (HDP) Amed Milletvekili Semra Güzel’den geldi.
Hükümet meşrulaştırıyor
“Tacizin biri ikisi olmaz” diyen Güzel, hükümetin taciz ve tecavüzü meşrulaştırdığını ve önünü açtığını aktardı. Güzel, “Bir defaya mahsus demek, Ensar Vakfı’nda olan bir olaya ‘bir kereden bir şey olmaz’ demekle aynı zihniyettir. Biz 18 yaşın altındaki her bireye çocuk diyoruz ve taciz, tecavüzün affı da olmaz, taciz tecavüze ceza indirimi de kabul edilemez. Tabii bu afla beraber hem çocuk yaşta evliliğin önünü açacaklar, hem istismarcıyla evlendirmenin önünü açacaklar, hem de aslında taciz tecavüzü meşrulaştırmış olacaklar. Bugün görüyoruz ki rakam 3 binden 10 bine çıktı. İnsanlar ‘ne de olsa af gelecek’ mantığıyla baktığı için bu durum ortaya çıkıyor. Diğer yandan aileleri tarafından zorla evlendirilen çocuklar var. Fail ile yakınları, mağdur ile yakınlarını tehdit edecek ve evlenme sonucu tahliye olacak. O yüzden ‘tecavüze teşvik yasası’ da diyebileceğimiz bu af kabul edilemez” ifadelerine yer verdi.
İstismar değil tecavüz
Türkiye’de tecavüze eğimli bir toplum yaratılmaya çalışıldığını belirten Güzel, bunun bölgede de özel savaş politikası olarak hayata geçirildiğini aktardı. Dersim’de bir hafta içinde üç olayın yaşandığını hatırlatan Güzel, “Hem çocuklara yönelik taciz hem bir kadına yönelik tecavüz hem de kayıp Gülistan Doku vakası var. Tecavüze uğrayan kadın polislerin evine çağrılıyor, hem darp ediliyor hem tecavüze maruz bırakılıyor, sokağa bırakıldıktan sonra hastaneye kaldırılıyor ve üstü kapatılmaya çalışılıyor. Bu Kürdistan’da bir savaş politikasıdır. Bir nevi soykırımdır, ahlak çökertilmeye çalışılıyor. Bir yandan imha, işgal ve öldürmeyle yapıyor bunu, bir yandan da toplumun kimyasını bozarak… Bunu yaparken de gençler ve kadınlar fuhuş yapsın, uyuşturucu satsın ama kimliğinden haberdar olmasın diye uğraşılıyor. İstismar kelimesi de aslında belki zayıf kalıyor bunun yanında, direkt tecavüz denmeli. Bu politikalar gerçekten kabul edilebilir politikalar değil” diye vurguladı.
Cezasızlığa yöneliktir
Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesini imzaladığını ve uygulanırsa kadına yönelik tacizin, tecavüzün, çocuk istismarının azalacağını belirten Güzel, bugün bu sözleşmenin hem kadını koruyan maddeler içerirken hem de faile yaptırımlar içerdiğini ifade etti. Bir yandan da toplumda bunların olmaması için bilinçlendirme içerdiğini söyleyen Güzel, “Sözleşme uygulanırsa şiddet olayları azalacaktır. AKP yakın zamanda bir genelge yayınladı. Sözde, kadına yönelik şiddete karşı Adalet Bakanlığı’nın yayınladığı bir genelgeydi. Genelgenin dikkat çeken birkaç maddesi vardı mesela. Bunlardan en ilginci kadına yönelik taciz, tecavüz, cinayet durumlarında medya yasağı getirileceğine dair maddeydi. Yani medyada yayınlanmasına yasak getiriyor. Bu yasak yaşananları örtmek demektir. Çünkü bu tarz olaylarda en çok cezanın verildiği davalar sosyal medyaya yansımış, kamuoyu tepkisi almış ve kadın örgütlerinin bir şekilde dahil olduğu, mahkemeleri takip ettiği, eylem yaptığı davalar. Bunlara basın ambargosu uygularsan görünmez olacaklar. Bu madde cezasızlığa yönelik bir maddedir” dedi.
Mücadele ortaklaşırsa sonuca varır
İmzaladıkları sözleşmelerin gereklerine uymak yerine tecavüze af yasası getirip örtbas edildiğini söyleyen Güzel, “Bu yüzden af yasasını asla kabul etmeyeceğiz ve muhalefet edeceğiz. Buradan hem çocuk hakları savunucularına hem kadın mücadelesi yürütenlere çağrımız da olsun; biz nasıl taciz ve tecavüz uygulayan kişilere yönelik affı mücadeleyle bertaraf ettiysek bu affa da engel olabiliriz. O yüzden mücadeleyi büyütmek gerekiyor” diye konuştu.
Tecavüzcüyü salamazsın
Yaşanan olaylarda ortaklaşmak gerektiğine vurgu yapan Semra Güzel, bugün Dersim’de bir taciz tecavüz olayı yaşandığında bunun sadece Dersim ile bölge kentleri ile sınırlı kalmaması gerektiğini kaydetti. Güzel; “Bu mücadeleyi ortaklaştırırsak sonuca varacağız, taciz ve tecavüzün önüne geçebileceğiz. Yani aslında içerik istismarcıyla mağdur arasındaki yaş farkı 10 ve ya 15’in altındaysa, evlenme sonucu fail cezaevinden çıkacak. Buna birçok gerekçeleri var ama aslında asıl gerekçeleri kadın düşmanlığı ve cezaevlerinin doluluğu. Cezaevlerini boşaltalım ama çocuk istismarı rakamlarını 3 binden 10 bine çıkaran sizsiniz. Hedef cezaevlerini boşaltmak iste cezaevlerinde bugün binlerce tutsak var, düşüncelerinden dolayı oradalar. Binlerce hasta tutsak var, cezaevlerinden tabutlar çıkıyor. Eğer cezaevlerini boşaltmak isterseniz yöntem çok, ama tacizciyi tecavüzcüyü dışarı bırakamazsın” dedi.