
2008 yılında kendi sitemi kurup da yazmaya başladığımda kimileyin günde 2, kimileyin de 3 yazı yazdığım oluyordu. O kadar çok konu vardı ki, odamda oturdukça yazıyordum. Uykum gelmese bu yazılar daha da artabilirdi ama haftalar sonunda bir baktım ki, günde 16 saat bilgisayarın başındayım ve delirmek üzereyim, teknik bilgimin yetersizliğinden bana siteyi kuran Gülistan arkadaşımın da uyarısıyla yazıları günlük yazmaya başlamıştım. Gülistan “Sadece yorgunluk değil, okurları da bıktıracaksın” demişti ve haklıydı.
15 Temmuz darbe girişimine karşı yapılan darbeden sonra bildiğiniz gibi Fehim Işık, Celal Başlangıç, Ragıp Duran ve ben Almanya’da ARTI GERÇEK internet gazetesini ve ARTI TV’yi başlattık. Haftada 2 yazı ve 1, 2 TV programıyla başladım, daha sonra başka programlar da eklenince program 1’e indi ve pazartesi günleri de Yeni Özgür Politika’da yazmaya başladım. Bunların arasına söyleşi ve panelleri de eklerseniz neden 2 aya yakın ara verdiğimi umarım anlarsınız. Anılarımı da yazmaya başlayınca pazartesileri ARTI GERÇEK’te yazım olduğundan, bundan sonra her Cuma sizlere tekrar kocaman bir MERHABA…
Başta da dediğim gibi siyaset adına her konuşan bize o kadar çok veri veriyor ki, yazı masasına otursam sandalyeye yapışabilirim. Siyasi mizah anlamında ülke doruk noktasına gelmiş durumda. Esasında “Yılın saçmalayanı” diye bir yarışma yapsak, jüri kimi seçeceğini şaşırır. Son olarak bu tayfaya eski AKP Manisa milletvekili Selçuk Özdağ da katıldı ve „Türkiye 95 yıllık bir devlet. Gece her türlü saldırıya uğrar, tecavüze de uğrar, sabah bakire olarak kalkar. Ve hesabını da görür“ dedi.
Kırk yıl düşünsem aklıma gelmeyecek bir düşünce tarzı ama dediğim gibi saçmalama rekorlarına girmek isteyenlerle dolu olduğundan insan sadece seyretmekle kalamıyor. Neyse, bu tümceden benim çok kafam karıştı. 2-3 satırla kafamın karışıklığını açmaya çalışıp, size soracağım esasında.
Devlet her gece tecavüze uğruyorsa bunun iki şıkkı vardır, ya devleti yönetenler yönettikleri devlete tecavüz ediyorlar ve bir anlamda paraları götürüyorlar ya da devleti yönetenler dışındakiler tecavüz ediyor ve paraları götürüyorlar. Selçuk Özdağ bunu söylediğine göre her durumda tecavüz edenin kim olduğunu biliyor olmalı. O zaman en yakın zamanda kendisinden suçlunun ismini vermesini bekleyeceğim.
Gelelim tecavüzden sonraki duruma, yani sabah kız oğlan kız durumunda herkesin karşısına dikilme durumuna. Eğer devlete tecavüz eden kişi, diyelim ki gece 5 dolar aldı ve hazineye tecavüz etti, sabah o 5 doları geri koyunca mı tekrar kız oğlan kız oluyor devlet, yoksa başka bir yolu mu var. Peki geceden sabaha dolar üzerindeki kur farkı tecavüzün bir parçası olarak neden tecavüzcünün cebinde duruyor.
Eğer devlete tecavüz eden devleti yöneten ise bunu doğal olarak devletin en başındaki kişi, yani Recep Tamam Erdoğan yapıyor. O zaman bizim tek tecavüzcü bir başkanımız var demektir ki, bu pek de hoş bişey değil.
Yok, eğer devlete devleti yönetenler dışında birisi tecavüz ediyorsa bu daha da beter, çünkü benim canım ülkemin, devletimin başındaki kişiye her gece tecavüz ediliyor demektir ki, buna asla ve kata tahammül edemem.
Amma velakin, iş alışkanlık yaptıysa ve zevk alınıyorsa, bakın burada sus payımı kullanırım. Tekrar hoş geldim, size de merhaba…