PERVİN YERLİKAYA BABİR-DENİZ BABİR / STRASBOURG
Strasbourg’daki komployu protesto eylemine katılan Kürdistanlılar, “Önder Apo yaşam gerekçemizdir” diyerek, “Tecridi kırmak ve Önderliğimizin özgürlüğünü sağlamak için alanlarda olalım” çağrısında bulundu.
9 Ekim komplosunun 20. yılında TJK-E’nin çağrısıyla Avrupa’ya yaşayan Kürtler ve dostları önceki Strasbourg’da eylemdeydi. Avrupa kurumlarının merkezi Strasbourg’da bulunan İşkenceyi Önleme Komitesi’ne (CPT) yürüyen ve tepkilerini dile Kürdistanlılar, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a uygulanan ağırlaştırılmış tecrite öfkeliydi.
Yürüyüşe Stuttgart’tan katılan Fehima Karaaslan, Öcalan’a uygulanan tecrite sessiz kalan AİHM ve CPT’nin Türk devletinin tecrit politikasını destekler mahiyetteki açıklama ve kararlarını protesto etmek için alanda olduğunu belirtti. Avrupa’nın ikiyüzlü politikalardan vazgeçmesi gerektiğini belirten Karaaslan, Kürt halkı olarak her alanda tecrite karşı çıkacaklarını belirtti.
Önderliğimizle buluşacağız
Efrîn’den Almanya’ya göç eden ve oğlu Kobanê direnişinde şehit düşen Barış Annesi Sabiha Mahmud, “Biz Avrupa’ya gelmeden buraları demokratik ülkeler zannederdik, oysa öyle olmadığını gelince gördük” dedi. Türk devletinin DAİŞ ile birlikte Rojava’ya saldırdığını belirten Mahmud, CPT ve AİHM’in de tecrite onay veren karar ve sessizlikleri ile DAİŞ’e destek veren Türk devletiyle yan yana düştüklerinin altını çizdi. Türkiye’nin özellike son iki yılda Kürdistan’da gerçekleştirdiği sivil katliamlara Avrupa’nın sessiz kalmasının büyük bir utanç olduğunun altını çizen Mahmud, Kürdistan’ın katliama açık hale gelmesinde Avrupa ülkelerinin bu sessizlikleri ve işbirliği politikalarının etkili olduğunu dile getirdi. Mahmud, Avrupa ülkelerinin Türk devletine sattıkları silahların Kürtlere karşı kullanıldığının görülmesi gerektiğini belirtti. Erdoğan’a öfkesini dile getiren Mahmud, Afrika’da bile Kürtler bir kazanım elde etse Erdoğan’ın oraya saldıracak kadar faşistleştiğini belirterek Efrîn işgalinde yüzlerce sivilin katledildiğini anlattı.
Önderliğe karşı tecritte Avrupa’nın Türk devletiyle ortak hareket ettiğini belirten Mahmud, “Tecrite karşı her alanda Önderliğimizi sahiplenmeye devam edeceğiz ve onunla mutlaka buluşacağız” diye konuştu.
Çözümün adresi İmralı
Yürüyüşe katılan ve geçmişte Yılmaz Güney’le de çalıştığını belirten tiyatro oyuncusu sanatçı Ali Güner, Kürt ve Kürdistan realitesinin görülmesi gerektiğini belirterek, kendine aydınım, demokratım, sosyalistim diyen herkesin bir çatı altında mücadele etme yükümlülüğü olduğunu vurguladı. Kürt Özgürlük Hareketinin evrensel bir hareket olduğunu belirten Güner, Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecrit politikasında Avrupa ülkelerinin ve özellikle Almanya’nın, Türkiye pazarını kaybetmemek için Türk devletiyle uzlaştıklarını belirtti. Türk devletinin faşizmine karşı direnen tek gücün Kürt Özgürlük Hareketi ve Önderi Öcalan olduğunu ifade eden Güner, “Bize düşen onların yanında yer almaktır” dedi. Yaşanan tüm sorunların tek çözüm adresinin İmralı olduğunu da sözlerine ekleyen Güner, AİHM ve CPT’nin ekonomik ilişkilere bağlı karar verdiğini ifade etti.
Maraşlılara çağrı
Maraş Girişimi adına protestoya katılan Kazım Özşerik, 78 Maraş Katliamı’ndan sonra 450 bin Maraşlı Kürdün Avrupa’ya göç ettiğini belirterek, Türk devletinin kanlı ve beyaz katliamları sonrasında sürgünde olduklarını ifade etti.
Türk devletinin Kürde olan düşmanlığını Kürt Halk Önderi Öcalan üzerinde ağırlaştırılmış tecritle devam ettirdiğini kaydeden Özşerik, bu politikalara AİHM ve CPT’nin ortak olduğunu ve bunun sürpriz olmadığını belirtti. Bu kararlara karşı yerlerinde oturmayacaklarını ve tecrite karşı alanlarda olacaklarını söyleyen Özşerik, Öcalan’ın Rojava’da hayata geçen paradigmasının tüm halklara örnek olacağını belirtti. Avrupa’da yaşayan Maraşlılara da çağrı yapan Özşerik, “Öcalan’ın özgürlüğü hepimizin özgürlüğüdür” diyerek, tüm Maraşlıları alanlarda olmaya çağırdı.
Alanlarda olacağız
23 yıldır İsviçre’de yaşanan Bektaş Çinkılıç, komployu asla unutamadıklarını belirterek, komplonun Önderlik şahsında Kürt halkına yapıldığını ifade etti. Bu komplonun hesabını sormak için alanlarda olacaklarını dile getiren Çinkılıç, AİHM ve CPT’nin kararlarını kabul etmediklerini, bunun uluslararası bir komplonun devamı olduğunu belirtti.
Önder Apo yaşam gerekçemiz
Ciwanên Azad aktivisti Mervan Polat ise Ümit Acar şahsında “Güneşimizi Karartamazsınız” eylemlerinde şehit düşenleri anarak konuşmasına başladı. Uluslararası komplonun 20. yılında devam ettiğini belirten Polat, AİHM ve CPT’nin aldıkları kararlarla komplonun sözcüsü konumunda olduklarını ifade etti. Almanya başta olmak üzere ülkelerin Türk devletiyle kirli ittifak geliştirdiklerini belirten Polat, Türk devletine satılan silahların Rojava başta olmak üzere tüm Kürdistan’da Kürt halkına karşı kullanıldığını dile getirdi. “Kürt Halk Önderi Öcalan yaşam gerekçemizdir” diyen Polat, gençlik olarak tecrite ve komployu kabullenmeyeceklerini, sürekli alanlarda olacaklarını, kesintisiz eylemlere öncülük edeceklerini belirtti.
Normalleştirmeye karşı çıkalım
Uluslararası komplonun bugün AİHM ve CPT kararlarıyla devam ettiğini belirten Strasbourg Nöbeti eylemcilerinden Zülfü Bingöl, Öcalan’ı sahiplenme konusunda Roma sürecindeki sahiplenmenin gerisinde olduklarını dile getirdi.
Önderliğe yönelik yönelimlerin normalleştirilmeye çalıştırıldığını belirten Bingöl, geç olmadan herkesin üzerine düşen herşeyi yapması ve tecriti kırmak için alanlarda olması gerektiğini ifade etti. Sonuçları ne olursa olsun direneceklerini belirten Polat, “Önderliğimiz için alanlarda olalım” çağrısında bulundu.