HDP İstanbul İl Örgütü’nde 4 milletvekilinin Leyla Güven’e destek olmak amacıyla başlattığı üç günlük açlık grevinde konuşan HDP Parti Sözcüsü Saruhan Oluç, “Leyla Güven derhal bırakılmalıdır. Sayın Abdullah Öcalan’a yönelik ağır ve insanlık dışı tecride son verilmelidir” dedi.
HDP İstanbul İl binasında HDP milletvekilleri Hüda Kaya, Dilşat Canbaz, Ali Kenanoğlu ve Saruhan Oluç’un, Güven’e destek olmak amacıyla başlattığı üç günlük açlık grevi dün tamamlandı.
HDP Parti Sözcüsü Saruhan Oluç, güncel gelişmelere ve açlık grevlerine ilişkin il binasında açıklama yaptı.
24 Haziran’da seçilen ve Hakkari halkının iradesi olan Leyla Güven’in cezaevinde tutulmaya devam ettiğini hatırlatan Oluç, “Demirtaş kararında olduğu gibi Güven’in durumu da aynıdır. Cezaevinde tutulması demek yasama faaliyetinin engellenmesi demektir. Anayasa’nın 90. maddesine uyumsuzluk demektir. İstedikleri gibi rehin tutabilmekteler. Bu durum yerel mahkeme, anayasaya ve sözleşmeye aykırıdır. Böyle bir tahakküm uygulama hakları yoktur” sözleriyle tepki gösterdi.
CHP’li vekil Enis Berberoğlu örneğine işaret eden Oluç, “Hüküm yoktur ve Leyla Güven yerel mahkemenin rehinidir. Bir kez daha çağrı yapıyoruz” dedi.
Kürt olunca adalet yok
Oluç, Demirtaş ve Önder hakkında verilen kararın onanmasına ilişkin de şunları ifade etti: “Sırrı Süreyya Önder bugün Kandıra Cezaevi’ne cezasını çekmek üzere gitti. Demirtaş haksız verilen karar nedeniyle cezaevinden salınmıyor. Büyük bir hukuksuzlukla karşı karşıyayız. Hukuka aykırıdır ve her tarafından lime lime akan bir karardır. Yedekte tutulan o kararla AİHM’nin by pass edilmesi hedeflenmişti. Hamle ve iş bitirme noktasında yapılan iş budur. Bu işin anlamı yargının tamamen emir komuta altında çalıştığının göstergesidir. Bu kararlar, Saray’ın direktifleri doğrultusunda verildiğini göstermiştir. Hile yoluna başvurarak engellemiş oldunuz. Dosyayı öne çektiniz. ‘Biz aslında salacaktık fakat mahkeme karar verdi’ diyecekler hiç utanmadan ve sıkılmadan. Demirtaş’a ‘sen Kürt’sen adalet yok’ demiş olursunuz. Önder’e de ‘sen Kürtlerin yanında demokrasi, barış için mücadele ediyorsan sana da adalet ve hukuk yok’ denilmiştir. Bütün demokrasi güçlerine, siyasi partilerine, meslek örgütlerine demokrat ve vicdan sahibi olan hukukun üstünlüğü mücadelesi sadece HDP’yi destekleyenlerin mücadelesi değil ve olmamalıdır. Kurumlarımıza yapılan saldırılar karşısında susarsanız sanmayın ki sizin başınıza bir şey gelmeyecek. Çünkü bugün aynı hukuksuzluklar toplumsal muhalefetin tüm parçalarına ama hepsine uygulanan haksızlık ve baskılara dönüştü. Bu baskılar Demokles’in kılıcı gibi sallandırılmakta. O yüzden çağrımız herkesedir.”
Ağır tecrit son bulmalı
Oluç, son olarak şunları vurguladı: ”Leyla Güven derhal bırakılmalıdır. Mahkeme tahakkümüne son verilmesi gerekir. Sayın Abdullah Öcalan’a ağır ve insanlık dışı tecride son verilmelidir. Bu tecrit hangi coğrafyada yaşıyor olursa olsun Kürt halkının bütün fertlerine tecrit haline gelmiştir ve bu derhal sona erdirilmelidir. Bu konuda atılacak adım Türkiye’de barış konusunun yeniden konuşulması için önemli bir adım olacaktır.”
İSTANBUL