Köln kentinde binlerce kişi tecride karşı açlık grevinde bulunan yüzlerce direnişçiyi selamladı. Polisin provokatif tutumu, Kürtler ve dostlarının mesajına gölge düşüremedi.
PERVİN YERLİKAYA/DENİZ BABİR/FADIL DONMA/ŞAHİN BOZLAR-KÖLNKürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a uygulanan ağırlaştırılmış tecride karşı Leyla Güven öncülüğünde başlayan ve başta cezaevleri olmak üzere tüm dünyaya yayılan süresiz-dönüşümüz açlık grevlerine destek amacıyla Almanya’nın Köln kentinde binler bir araya geldi. Sabahın erken saatlerinde binlerce kişi Köln Deutzer Werft’te toplanmaya başladı. Eyleme KCDK-E, NAV-DEM, FCDK, FED-MED, Maraş Girişimi, AvEG-KON, PKAN, ATİK, YJKE, FEDA, Partizan, SKB, YS, AGİF, Alınteri, MLKP, HBDH ile Nürnberg, Duisburg, Kassel’deki açlık grevi eylemcileri ve aileleri katıldı. Eylemciler Deutzer Werft’te toplandığı saatlerde Alman polisinin de provokatif girişimleri başladı. Duisburg’ta 51 günden beri açlık grevinde olan Mustafa Tuzak, polisler tarafından üzerindeki Öcalan resmi olduğu gerekçesiyle eylem alanına bırakılmak istenmedi, darp edilerek kısa süreliğine gözaltına alındı. Yürüyüş başlangıcında da polisin provokatif yaklaşımları sürdü. Polis yürüyüş esnasında sloganları engelleye çalıştı.
Türk kökenli polislerin yoğun olarak görevlendirildiği yürüyüşte, söz konusu polisler, ellerini silahlarından çekmeyerek, halka gözdağı vermeye çalışıyordu. Yürüyüşün ardından tekrar miting alanına gelindiğinde elinde sarı-kırmızı-yeşil bez olan engelli bir eylemci, polis tarafından yere düşürüldü ve etrafı kapatılarak kimsenin yanına yaklaşmasına izin verilmedi. Astım hastası olan eylemci bayılınca, ambulansla hastaneye kaldırıldı.
Herkes çevresine anlatsın
Yürüyüşte Strasbourg açlık grevi eylemcilerinden Agit Ural’ın kızı Tamara Ural da yer aldı. Ural, babasının eylemden önce de sürekli olarak Öcalan’ın tecridine değindiğini belirterek şunları söyledi: “Talep zor bir talep veya imkansız talep değil. Doğal bir haktır. Babamın açlık grevine girmesini ben gittiğim okulda bütün öğrencilere ve öğretmenlerime detaylı anlatım. Her gün bana babamın sağlığını soruyorlar. Onun yanında olduklarını, babamın ve arkadaşlarının başaracaklarına inandıklarını söylüyorlar. Ben babamla gurur duyuyorum. Sadece tek bir şey söylemek istiyorum: Herkes çevresinde açlık grevini anlatsınlar, kayıplar olmasın.”
Kobanê ruhuyla sokaklarda olacağız
Strasbourg eylemcilerinden KCDK-E Eşbaşkanı Yüksel Koç’un eşi Gule Koç da en önde yer alan isimler arasındaydı. Koç, “Başkan Apo’nun üzerindeki tecrit tüm Kürt halkına ve dostlarına uygulanıyor. Leyla Güven öncülüğünde bu eylem bu yüzden başladı. Artık Kürtler bu tecridi kabul etmek istemiyor. Kürtler tıpkı Kobanê’de olduğu gibi o ruhla gece gündüz sokaklarda olacak ve seslerini yükseltecek” dedi.
Yürüyüşün ardından eylemciler mitingin yapılacağı alana ulaştı. İlk sözü ‘Tecride Karşı Yaşam Platformu’ndan Leyla Kaplan aldı. Kaplan “Bizim eylemlerimiz devam edecek. Açlık grevi eylemlerinin talepleri yerine gelene kadar dünyanın her yerinden Kürt halkı olarak bizler eylemlerimize devam edeceğiz” dedi.
Ardından AvEG-Kon adına yapılan açıklamada da tecridin kırılmasının, faşizmin yıkılması olduğu dile getirildi. Açıklamada bütün açlık grevi eylemciler de selamlandı.
ATİK de açlık grevi direnişçilerini selamladı, “Onların direnişi, bizim direnişimizdir” denildi. Tecridi, toplumun ve demokratik işbirliğinin kıracağı dile getirilen konuşmada şu ifadeler kullanıldı: “Onun için daha çok alanlarda, daha çok eylemde olmalıyız. Tecrit, işkencedir. Bir insanın avukatı ya da ailesi ile görüşmesi en doğal, demokratik insan hakkıdır. Fakat Öcalan üzerinde uygulanan tecrit ile en temel demokratik hakkı engellenmektedir.”
Yarın geç olmadan...
Dersim’i Yeniden İnşa Platformu adına yapılan konuşmada ise, “Öcalan’a uygulanan tecrit insanlık dışıdır” denildi. Orta Anadolu Kürtleri (PKAN) da yarın geç olmadan hemen harekete geçilmesi çağrısında bulundu.
Türkiye 30’ların Nazi Almanyası
Mitingte konuşan Kürt siyasetçi Hatip Dicle de Kürdistan ve Türkiye’nin bugün 1930’ların Hitler Almanyasını yaşadığını belirtti. DAİŞ ve onlarla aynı zihniyete sahip olan AKP-MHP iktidarı ve Ergenekoncuların, Kürdistan topraklarında faşist zihniyeti kurumlaştırmaya çalıştığını söyledi. Dicle “Soylu, Hitlerin Propaganda Bakanı Joseph Goebbels’ten farksız. Nazilerin 1930’lı yıllardaki tüm stratejik, taktik ve uygulamaları bugün Türkiye’de yürürlükte. Kürtler, Aleviler ve tüm demokrasi güçleri, faşizmin soykırım saldırıları altındadır.
[gallery ids="164354,164353,164352,164351,164350,164349"]Toplumun politik duyarlılığının artış gösterdiği bu seçim ortamında halkların faşizm ruhuna karşı harekete geçmesinin zamanı geldiğini belirten Dicle şöyle devam etti: “Sayın Öcalan’ın 20 yıllık pratik ve teorik açılımları ile sadece Türkiye ve Kürdistan halklarına değil, tüm Ortadoğu halklarına demokratik kurtuluşun yolunu göstermiştir. Nitekim son görüşmede, bizlere gönderdiği mesaj şudur: Sadece ben tecritte değilim, sizler de halk olarak, toplum olarak tecrittesiniz. Siz tecridinizi kırarsınız, benim de tecridim kırılmış olacaktır. Faşist diktatörlüğü ve halklarımızı tecrit eden zincirleri kırmaktır.”
Açlık grevi eylemcilerinden mesaj
Strasbourg’daki açlık grevi direnişçileri adına ise Ayvaz Ece mitinge sesli bir mesaj gönderdi. Ece mesajında şunları ifade etti: “Tecritle bizlere onursuzluk dayatılıyor. Biz onursuzca yaşamaktansa şehadete kadar direnişimize devam edeceğiz. Başta Almanya olmak üzere ilgili kurumlar harekete geçmeli. Herhangi bir şehadetten, başta Almanya olmak üzere bütün ülkeler sorumlu olacak. Bir an önce serhildanlar olmalıdır.”
Almanya’nın Kassel ketinde açlık grevinde olan Cemal Kobanê, Ömer Bağdur ile Nürnberg kentinde açlık grevinde olan Şiyar Xelil ile açlık grevi direnişçilerinin yakınları da sahnede yer aldı. Eylemciler adına konuşan Cemal Kobanê, sonuç alıncaya kadar direnişlerinin süreceğini söyledi. Kısa bir süre gözaltına alınan açlık grevi eylemcilerinden Tuzak da tek taleplerinin tecridin kaldırılması olduğunu vurguladı. Eylemci yakınları adına yüksel Koç’un kızı Dilan Koç da söz alarak, ölüm haberleri gelmesini istemediklerini, o nedenle de 12 Mart’ta Avrupa Parlamentosu önünde eylemde olacaklarını sözlerine ekledi.
CPT rolünü oynamalıdır
Öte yandan YJK-E adına söz alan Yıldız Filimci, tecride karşı Krefeld kentinde bedenini ateşe veren Uğur Şakar’a değindiği konuşmasında, “Kürt kadını ve Kürt halkının elde ettiği kazanımlar, uluslararası sistemleri rahatsız ediyor. Leyla Güven yoldaşımız bu direnişe öncülük yapıyor. Kürt kadın hareketi olarak CPT’yi uyarıyoruz bir an önce rolünü oynamalıdır” dedi.
Miting Ozan Diyar’ın sahne alması akabinde sona erdi.
Kassel’de 33 gündür (Bugün 35) açlık grevinde bulunan eylemcilerden Ömer Bağdu, miting sonrası gazetemize şunları söyledi: “Bugün yürüyüşümüz gerçekten iyiydi ancak sürece cevap olabilmek için yüzbinlerin bir araya gelmesi gerekiyor. Halkımızın direnişimizi yalnız bırakmayacağına inanıyoruz. Biz daha yolun başındayız. Yoldaşlarımız bizlerden çok ilerde ve kritik süreci aşmış durumda. Bütün direnişçileri selamlıyor, başarılar diliyorum.”