
Davada yargılanan tüm tutsaklar adına mahkemeye Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecride son verilmesi talebiyle Kürtçe ve Türkçe yazılı dilekçe sunuldu. Kürtçe dilekçenin okunması mahkeme heyeti tarafından engellenirken, tutsaklardan Necmettin Bellier dilekçenin Türkçesini mahkeme huzurunda okudu. Dilekçede şu ifadelere yer verildi: „Yargılandığım davanın da parçası olduğu Kürt sorunu Sayın Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmelerin siyasal iktidar tarafından uzun süredir hukuksuz bir şekilde engellenmesiyle yeni bir aşamaya vardı... Kararları ile demokratik siyasal mücadele alanının önünü tıkayarak çözümsüzlüğün temel bir parçası haline gelen özel yetkili mahkemelerin yargısal tutumlarında hukuktan yana olmaya davet ediyor, bu ülkede sorumlu konumda olan bütün resmi kurumların Sayın Öcalan konusunda duyarlı olmalarını umuyoruz.“
Dilekçenin okunması ardından ayağa kalkarak „Sayın Öcalan üzerindeki tecridi kınıyoruz“ diyen Şırnak tutuklu milletvekili Sarıyıldız’ın sözü Mahkeme Başkanı Menderes Yılmaz tarafından „Bunu uzatmaya gerek yok. Lütfen oturun. Bizi değişik şeylere zorlamayın“ denilerek kesildi. Ardından Sarıyıldız, Kürtçe „Bizim de tavrımız bellidir. Duruşmayı protesto ediyoruz, Kürtçe konuşacağız“ dedi. Aynı talep yargılanan çok sayıda tutsak tarafından da dile getirildi.
Tutsaklar hakkında suç duyurusu
Mahkeme heyeti 43 kişinin tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı 17 Şubat tarihine ertelerken dilekçeyle ilgili ise tüm sanıklar hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı‘na suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi.