
CPT'ye iki başvuru
Öcalan'a yönelik "siyasi tecride" karşı Asrın Hukuk Bürosu avukatları Avrupa Konseyi İşkenceyi Önleme Komitesi'ne (CPT) inceleme talebiyle iki defa başvuru yaptı. AİHM'de süren davası olan Öcalan için yapılan başvurular ve "kişiye özel hukuka" ilişkin uluslararası hukuk kurumaları ve insan hakları örgütlerinin sessizliği ise dikkat çekiyor.
İlk başvuru 11 Ağustos'ta
Asrın Hukuk Bürosu CPT'ye ilk başvurusunu müvekkilleri Öcalan'la görüşmek için Bursa Cumhuriyeti Savcılığına ve İmralı Yüksek Güvenlikli F Tipi Cezaevi Müdürlüğü'ne 4. kez yaptığı başvuruya da olumsuz yanıt verilmesi üzerine 11 Ağustos'ta gerçekleştirdi. 2011 yılı içerisinde Haziran, Temmuz ve Ağustos ayında gerçekleştiremedikleri 6 görüşmeyi hazırladıkları raporla CPT'ye sunan Asrın Hukuk Bürosu avukatları, raporlarında 11 görüşmeden 5'inin gerçekleştirildiğini, 6'sının yaptırılmadığını belirterek, gerçekleştirilmeyen görüşme sayısının yapılan görüşme sayısından daha fazla olduğuna dikkat çekti. Avukatlar, Öcalan'la görüşmelerinin "koster bozuk" ve "hava muhalefeti" gibi gerekçelerle engellenmesinin bir devlet politikası olduğunu belirtmiş, yaptıkları başvurunun aynı zamanda kamuoyuna duyarlılık çağrısı olduğunu ifade etmişlerdi.
CPT heyeti İmralı'ya gitsin
Avukatların CPT ile yaptıkları ikinci görüşmeleri ise tecridin 65. gününde 27 Eylül tarihinde Strasbourg'da gerçekleşti. İmralı'ya gitmek için yaptıkları 17 başvurunun reddedilmesi ve İmralı Adası'na çektikleri telgrafların ulaşıp ulaşmadığı konusunda ise herhangi bir cevap verilmemesi üzerine avukatlar, Fransa'nın Strasbourg ketinde bulunan CPT yetkilileri yüz yüze görüşüp tecridi anlattı. CPT'nin kendi mekanizmalarını kullanarak, girişimlerde bulunması ve bir heyetin İmralı Cezaevi'nde incelemelerde bulunmasını talep etti. Komitenin avukatlardan hem yazılı, hem de birebir gelen bu talep karşısında bir heyet oluşturup, İmralı'ya gönderip göndermeyeceği ise 111 gündür cevap bekleniyor.
9 Eylül'de AİHM'e başvuru
Avukatlar 9 Eylül tarihinde gerçekleştirmedikleri görüşmenin ardından ise AİHM'e başvuruda bulunarak Öcalan'a yönelik tecridin boyutlarına dikkat çektiler.
Suç duyurusu da sonuçsuz
Avukatlar bir hafta sonra 16 Eylül 2011 de ise Bursa 1. İnfaz Hâkimliği ve Bursa Ceza ve Tutukevleri İzleme Kurulu'na başvuruda bulundu ve İmralı F Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürü ve yetkilileri ile diğer sorumlular hakkında "görevi kötüye kullanmak"tan Bursa Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulundu.
Bursa 1. İnfaz Hâkimliği'ne yapılan başvuruda, "7 haftayı aşkındır müvekkille görüştürülmeme uygulamasının kaldırılması ve görüşmenin sağlanması" talebinde bulunan avukatlar, Bursa Ceza ve Tutukevleri İzleme Kurulu'na da "görüştürmeme, telefon, telgraf ve mektupla iletişimin engellenmesi nedeniyle müvekkile uygulanan tecrit hakkında" kendilerine bilgilendirme yapılmasını istedi. Bununla birlikte dış dünya ile teması bütünüyle kesilen müvekkillerinin akıbeti konusunda taşıdıkları kaygılardan dolayı Kurul'un cezaevine ziyaret ederek Öcalan'ın durumunu yerinde görmesini isteyen avukatlar, karşılaşılan tecrit durumunun rapor haline getirilmesini talep etti.
ÇAÐDAŞ KAPLAN - DİHA/İSTANBUL