Rehin tutulan DTK Eşbaşkanı Leyla Güven’in, Öcalan üzerindeki tecridin son bulması için başlattığı süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemi 13. gününde devam ediyor.

HDP’liler, İmralı tecridini protesto eden tutuklu milletvekili Leyla Güven’le dayanışmak için 5 kentte iki günlük açlık grevi yaptı.

DTK Eşbaşkanı ve HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven, üç gündür süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eyleminde. Diyarbakır Cezaevi’nde rehin tutulan Güven, son duruşmaya kelepçe dayatmasında dolayı katılmayı reddedip SEGBİS yoluyla konuşarak, artık ifade vermeyeceğini söylemişti. Güven, Öcalan üzerinde devam eden tecride dikkat çekerek, tecridin bitirilmesi için süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemine başladığını duyurmuştu. Halkların Demokratik Partisi (HDP), 13 gündür açlık grevinde olan Güven’le dayanışmak için Amed, Van, Hakkari, Urfa ve Adana’da 2 günlük açlık grevi yaptı.

Güven haklıdır, tecrit kalkmalıdır

 Amed’de HDP milletvekilleri Dersim Dağ ve Saliha Aydeniz’in aralarında bulunduğu 16 kişiden oluşan grup, partinin il binasında bulunan Vedat Aydın Konferans Salonu’nda eylem yaptı. Leyla Güven’in fotoğrafının bulunduğu “Leyla Güven haklıdır, tecrit kalkmalıdır” yazılı önlükler giyildi. Eylemin gerçekleştirildiği salona, “Em tecrîdê bişkênin faşizmê hilweşînin!” ve “Leyla Güven halkıdır! Tecrit son bulmalıdır” yazılı pankartlar asıldı. Eylem öncesi yapılan açıklamaya, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Berdan Öztürk, HDP Amed Milletvekili Musa Farisoğulları, HDP Amed İl Eşbaşkanı Filiz Buluttekin, DBP Amed İl eşbaşkanları Naşide Toprak ve İbrahim Çiçek de katıldı.

 HDP Milletvekili Dersim Dağ, Leyla Güven’in, Öcalan üzerindeki tecridi protesto etmek için açlık grevi eylemi başlattığını; tutuklu bulunduğu davanın 3’üncü duruşmasında yaptığı açıklamaları hatırlattı. Dağ, “Sayın Öcalan’ın fikir ve perspektifleri sayesinde bugün buradayız. Bu anlamda Leyla Güven’in talebi hepimizin talebidir. Bu tecridi kabul etmiyoruz. Bu tecrit kalkana kadar eylem ve etkinliklerimizi sürdüreceğiz” dedi.

Talebimizde ısrar edeceğiz

Öcalan üzerindeki tecrit kalkana, ailesi ve avukatları ile görüştürülene kadar taleplerinde ısrar edeceklerini vurgulayan Dağ, ”Kürt Halk Önderi üzerindeki tecrit ile Kürt halkı yok edilmek isteniyor. Kürt halkı ve Kürt halkının önderi üzerindeki tecrit sona erene kadar, halkımızla birlikte ayakta olacağız. Bir kez daha tekrarlıyoruz; Leyla Güven’in talebi, gençlerin, kadınların talebidir. Sayın Öcalan üzerindeki tecrit bir an önce kaldırılmalıdır” şeklinde konuştu.

Dağ, açlık grevinin ardından da tecridi protesto etmek ve Leyla Güven’e destek olmak amacıyla eylem ve etkinliklerin sürdürüleceğini kaydetti. Yapılan açıklamanın ardından grup, açlık grevi eylemine başladı. İki gün süren eyleme katılanların isimleri şöyle: ”HDP Amed Milletvekilleri Saliha Aydeniz ve Dersim Dağ, HDP Bağlar İlçe Eşbaşkanı Necmettin Burakmak, HDP Yenişehir İlçe Eşbaşkanı Vahap Günay, HDP Kayapınar İlçe Eşbaşkanı Haluk Eyyüpoğlu, DBP Bağlar İlçe Eşbaşkanı Mehmet Ali Alkan, DBP yöneticileri Niyazi Baran ve Ramazan Üngür, DTK üyesi Diyadin Noyan, HDP PM Üyesi Nurettin Turgut, TJA Aktivisti Hayat Akyol, HDP yöneticileri Seyrettin Kılıç, Sait Demir ve Osman Dön ile yurttaşlar Hatun Aslan ve Esma Ayata.”

Leyla Güven’in yanındayız

 Van’da Güven’e destek amacıyla HDP il binasında açlık grevi öncesi açıklama yapan HDP Van Milletvekili Muazzez Orhan, yıllardır Kürt halkının taleplerinin reddedildiğini ve bu talepler doğrultusunda siyaset yürütenlere yönelik baskı ve tutuklamaların yaşandığını söyledi. Güven’in, Öcalan’a yönelik tecridin şahsi değil tüm Kürt halkına yönelik olduğu yönündeki açıklamasını hatırlatan Orhan, ”Leyla Güven, bir kadın olarak, bir Kürt bireyi olarak tecridi kabul etmeyerek süresiz-dönüşümsüz açlık grevine girdi. Biz de bu onurlu duruşundan dolayı kendisini selamlıyor ve yanında olduğumuzu belirtmek istiyoruz. Kendisinin bu duruşunu selamlıyor ve destek amacıyla burada iki günlük açlık grevine başlıyoruz. Umuyoruz ki sesimiz duyulur, Sayın Öcalan üzerindeki mutlak tecrit son bulur ve demokratik siyasetin önü açılarak Kürt sorunu demokratik yollarla çözülür” dedi.

Açıklamanın ardından HDP Van Milletvekilleri Muazzez Orhan, Murat Sarısaç ve kurum temsilcilerinin de aralarında bulunduğu 20 kişi iki günlük açlık grevi eylemi yaptı.

Dört duvar arasında da sestir

 Hakkari’de HDP’li milletvekilleri Sait Dede ve Nuran İmir, HDP il-ilçe yöneticilerinin katılımıyla parti binasında açlık grevi eylemi yapıldı. Eylem öncesi açıklama yapan HDP Hakkari Milletvekili Sait Dede, 24 Haziran seçimlerinde Leyla Güven’in Hakkari milletvekili olarak rekor bir oyla seçildiğini ve cezaevinde tutulmasının hiçbir hukuki yönünün olmadığını belirtti. Güven’in seçilmiş bir vekil olduğunu ve yargılamasının durdurularak bırakılması gerektiğini hatırlatan Dede, şöyle devam etti: ”Leyla Güven’e ayrı bir hukuk uygulandı. Devlet kendi anayasasına uymamış oldu. Anayasanın buna ilişkin maddeleri ortadayken ne yazık ki seçilen yer Hakkari, seçilen kişi Leyla Güven ve parti HDP olunca farklı bir uygulamayla karşı karşıya kaldık. Tabi biz bunun bağımsız bir yargı kararı olmadığını, siyasi bir karar olduğunun farkındayız. Leyla Güven dört duvar arasında da bu halkın sesi olmayı başarmıştır. Biz de Hakkari halkı olarak Leyla Güven’in taleplerinin arkasındayız. Tecrit derhal kaldırılmalı ve Sayın Abdullah Öcalan’ın özgürlüğüne kavuşturulması gerekiyor. Tecrit son bulana kadar bundan sonrada bu tür eylemlerimiz devam edecektir.”

 

Güven mücadeleye çağırıyor

HDP Şırnak Milletvekili Nuran İmir ise, Leyla Güven’in eyleminin katliamlara, tutuklamalara ve soykırımlara karşı bir eleştiri olduğunu söyledi. Tecridin Kürt dili, kültürü ve değerlerine karşı yapılan bir saldırı olduğunu söyleyen İmir, şöyle konuştu: “Soykırımcı zihniyeti ancak barış ve demokrasi eylemlerini başlatarak yok edebiliriz. Güven’in başlatmış olduğu eylem onurlu ve kutsaldır. Biz başlatmış olduğu eylemi ve duruşunu selamlıyoruz. Leyla Güven’in eylemi katliamlara, tutuklamalara ve soykırımlara karşı bir eleştiridir. Leyla Güven başlatmış olduğu açlık grevi ile bizleri mücadele alanlarında direnmeye davet etmiştir. Başlatmış olduğu bu mücadeleye sahip çıkmak hepimizin temel sorumluluğudur. Bizler mücadele ederek bu zihniyetin duvarlarını yıkabiliriz.”

 
 

Sürücü: Eylemler devam edecek

   

 HDP Urfa İl Örgütü de Güven’e destek amacıyla il binasında açlık grevi yaptı. HDP Urfa Milletvekili Ayşe Sürücü, Amed Milletvekili Semra Güzel, DBP İl Eşbaşkanı Bekir Karageçili, HDP Haliliye İlçe Eşbaşkanı Mahmut Memitanlı, MEYADER Temsilcisi ve Urfa Barış Annesi Hedlê Oğur ve Barış Anneleri Hazal Çam ile Selvi Üstünç katıldı

Leyla Güven’i selamlayıp yanında olduklarını söyleyen HDP Urfa Milletvekili Ayşe Sürücü, Öcalan’a uygulanan tecritle, barışın ve ortak yaşamın tecrit edildiğini ifade etti. Güven’in talebinin talepleri olduğunu dile getiren Sürücü, Öcalan üzerindeki tecridin son bulmaması durumunda eylemlerin farklılaşarak devam edeceğini kaydetti.

Tecrit mutlaka son bulmalı

 HDP Adana İl Örgütü öncülüğünde Leyla Güven’e destek vermek amacıyla parti binasında açlık grevi yapıldı. Parti binası önünde yapılan açıklamaya, HDP’li vekiller Remziye Tosun, Tülay Hatimoğulları ve Kemal Peköz’ün de aralarında bulunduğu çok sayıda partili ve kurum temsilcisi katıldı. Eylem sırasında Güven’in fotoğrafının olduğu ”Leyla Güven haklıdır, tecrit kalkmalıdır” yazılı pankart açıldı.

HDP İl Eşbaşkanı Gülseren Tural, Öcalan’ın Ortadoğu başta olmak üzere hakların ortak mücadelesini esas alan fikirlerinin saldırılara hedef olduğunu ifade etti. Tural, ”Sayın Öcalan’ı İmralı Adası’na hapseden güçler, Türkiye’ye de gardiyanlık rolünü vermiştir. Dolmabahçe Mutabakatı’nın yok sayılması ve sürecin bozulması, Öcalan’ın kırılamayan etkisine ve öncülüğünde gelişen demokratik inşa sürecine yönelik esaslı bir saldırıdır. Bunun için diyoruz ki; rehin tutulan Leyla Güven’in Sayın Öcalan için başlattığı açlık grevi eylemi haklı bir eylemdir ve talebi bizim talebimizdir. Leyla Güven haklıdır, tecrit son bulmalıdır” dedi.

 

AMED

 
 

Mücadele etmezsek tüm yaşamı tecritleştirir

     

HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli, tecride karşı mücadelenin demokrasi mücadelesi olduğunu belirterek, ”Eğer demokrasi mücadelesinde buluşamazsak tüm yaşamı tecritleştirir” dedi.

HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli, partisinin Bursa İl Kongresi’ne katıldı. Hakkari Milletvekili Leyle Güven’in hukuksuzca rehin tutulmaya devam edildiğini belirtti. Güven’in “kendi özgürlüğüm için yapmıyorum, bunu Türkiye halklarının, Kürt halkının özgürlüğü için yapıyorum. Türkiye’de barışın inşa edilmesinin yolu İmralı’dan geçer o yüzden bu tecrit kalkmalıdır” dediğini hatırlatan Temelli, şunun vurguladı: ”Anlamayanlar anlasın diye  açlık grevi ile itiraz ediyor. Anlamayanlara, duymayanlara ses olmaya çalışıyor. Leyla Güven’in bu mücadelesi hepimiz için örnektir, yol göstericidir.”

 

Demokrasi mücadelesidir

İmralı tecridinin, tüm halkların gaspına yönelik olduğunu; sadece Kürt halkı değil, tüm Türkiye halkları tarafından önemsenmesi gerektiğini kaydeden temelli, şöyle devam etti: ”Tecride karşı mücadele demokrasi mücadelesidir. Eğer demokrasi mücadelesinde buluşamazsak bu iktidar tüm haklarımızı gasp etmeye devam eder, onunla kalmaz tüm yaşamı tecritleştirir, koca bir ülkeyi cezaevine çevirir. O yüzden demokrasi mücadelesinde yan yana gelme, omuz omuza verme zamanıdır. O yüzden diyoruz ki faşizme karşı omuz omuza.

 

Teferruata yer yoktur

Bu mücadelede teferruata yer yoktur, geçmişin alışılmış siyasetine yer yoktur. Bu mücadele kararlı bir şekilde sürdüreceğimiz bir mücadeledir. Geçmişte kime oy vermiş olursa olsun, hangi düşünceye sahip olursa olsun diyoruz ki ‘gelin katılın bu mücadeleye, gelin tecride karşı çıkalım, savaştan beslenen iktidara hep birlikte karşı çıkalım. Çünkü biz halkız. Bir arada, özgür, demokratik koşullarda yaşamak istiyoruz. Ortak vatanımızda, demokratik cumhuriyeti inşa etmek istiyoruz.’ Çağrımız herkesedir, kapımız herkese açıktır. Bu anlamda kim mücadele ediyorsa bilsinler ki onların da yanında olacağız.”

 

Savaştan beslenen iktidar

Demokratik siyaset alanını yok etmek, köreltmek için her gün yepyeni saldırılarda bulunulduğunu belirten temelli, TMK’nin değiştirilmesi için verdikleri kanun teklifine dönülüp bakılmadığını söyledi. Temelli, ”Çünkü onların derdi savaştır, onlar savaştan besleniyorlar. Onların derdi Kürt sorununun çözümü değil. Onlar çözümsüzlükten besleniyorlar. Bütün iktidarlarını bunun üzerine kurmuşlar. Bu Saray iktidarı savaştan, yolsuzluktan besleniyor. Madem zulmetmeye devam edeceksiniz, biz de bu iktidarı devireceğiz” dedi.

 

Yerel demokrasiyle başlayalım

Savaş iktidarına karşı barıştan, demokrasiden yana o büyük buluşmayı gerçekleştirmek için yeniden tüm Türkiye halklarına çağrı yapan Temelli, şöyle sürdürdü: ”Yerel demokrasi ile başlayalım. Halklarımız, emekçiler yerellerde iktidara gelsin ve buradan önemli bir yol açılsın. Bunu başarabilirsek bu ülke tek adam rejiminden, bu anlamsız inattan kurtulacaktır. Bunu başarabiliriz. Yerel seçimler bu anlamıyla çok önemlidir. Yerel seçimlerde Türkiye halklarının, emekçilerinin, kadınlarının demokrasiye, barışa hasret herkesin yan yana gelmesi, güçlü ittifaklar kurması hayati önemdedir. Bunu başarabiliriz. Atacağımız bu adım sadece bir yerel seçim başarısı olarak kalmayacaktır. Bu adım, Türkiye’de gerçek anlamda bir demokrasinin inşası; kadim halkların bir arada yaşayacağı barışı var edebilmek için atılmış güçlü bir adım olacaktır.

 

Güçlü iradeden korkuyorlar

Bundan korkuyorlar, bu güçlü iradeden korkuyorlar. Herkesi mücadeleye davet eden, 40 yıllık mücadele geleneğinin iradesinden korkuyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar bir adım geri attıramadılar. Biliyoruz yine hile yapacaklar, kaymakamıyla, valisiyle, jandarmasıyla her türlü seçim hilesine başvuracaklar. İşte gözaltılar, anlamsız tutuklamalar, fezlekeler karşımızda. Ama her şeye rağmen nasıl ki 24 Haziran’da barajı bunların kafasına yıktıysak, şimdi de tüm belediyelerimizi alarak bu gidişata son vereceğiz.

Bu yolsuzluktan, bu yalandan, bu savaştan kurtulmak için yerel seçimlere giderken güçlerimizi birleştirmeliyiz, örgütlerimizi güçlendirmeliyiz. Yan yana gelmeliyiz. Her evin kapısını çalmalıyız, ortaklaşmalıyız. Kendimizi de kentimizi de halkın yönetmesi için herkesi siyasete davet etmeliyiz. Siyaset günleri geldi çattı, kimse geri durmamalı. Haklarımızın savunucusu olarak biz özgür, demokratik bir ülkeyi var etmek için yan yana gelmeliyiz. 7-24 çalışarak, örgütsel çalışmalarımızı tabana yayarak, her sandıkta, her okulda var olarak, her mahallede meclislerimizi kurarak yerel seçimlere hazırlanmalıyız. Belediye meclisleri için de büyükşehir için de iddialı hazırlanmalıyız.

 

Tıkanmış yolu açacağız

Bu süreçten güçlü bir şekilde çıkacağız. Bugün bu ülkenin ihtiyaç duyduğu önemli bir şey de yan yana gelmektir. Biz bu konuda tüm toplumsal muhalefeti, tüm muhalefet partilerini, emek demokrasi güçlerini, demokrasiden, barıştan yana olan herkesi bu ortaklaşmaya, yan yana gelişe davet ediyoruz. Çok güçlü bir adıma ihtiyaç var. Çok az bir zaman kaldı, o yüzden halkın taleplerini dinlemek, halkın iradesine saygılı olmak, onun yol göstericiliği ile adımları atmak zorundayız. Nasıl ki Amed’de Van’da belediyelerimizi kayyumlardan kurtaracaksak Türkiye’nin her yerinde de bu iktidarı geriletmek için güç birlikleri yapacağız, üzerimize düşeni yapacağız. Bu tıkanmış yolu hep birlikte açacağız. İşte o zaman Kürt sorununun çözümü de, demokrasi ve barış sorununun çözümü de çok büyük bir mesafe katedecektir.”