Dernek binalarının önünde yapılan basın açıklamalarında "Tecrit değil özgürlük, savaş değil müzakere" pankartları açılarak, Öcalan ile Kürt halkına özgürlük istendi. Açıklamaların yerleri ayrı olsa da mesajı ortaktı: "Kürt halkının demokratik mücadelesini sindiremeyen AKP Hükümeti topyekün saldırıya geçmiş bulunuyor. 3,5 milyon insanın önderim dediği Öcalan muhatap alınıp, müzakereyle sorun barışçıl yöntemlerle çözeleceğine İmralı'ya tecrit getiriliyor, askeri operasyonlar aralıksız devam ediyor, Kürt siyasetçiler ile oy vererek seçtiğimiz temsilcilerimiz cezaevlerine atılıyor. Bu zulmü asla kabul etmiyoruz. Çözüm için her fırsatta elinden gelen her şeyi yapmaya hazır olduğunu dile getiren Öcalan tecritten çıkarılarak, müzakere başlatılmalı. Bu ülkenin en büyük sorunu olan Kürt sorununun demokratik ve onurlu bir barışla çözülmesini istiyoruz. Askeri operasyonlara son verilmeli, tutuklu binlerce siyasetçi bırakılmalı, yapılacak yeni anayasayla Kürtlerin dilini, kimliğini ve kültürünü özgürce yaşayabileceği bir ortam yaratılmalı."
Basın açıklamaları "Baskılar bizi yıldıramaz" ve "Direne direne kazanacağız" sloganlarıyla son buldu.
Avukatlar başvurduÖte yandan 27 Temmuz'dan itibaren müvekkilleri Abdullah Öcalan ile görüştürülmeyen avukatlar, dün bir kez daha başvurularını yineledi. Avukatlar Mahmut Taşçı, Hüseyin Boğatekin ve Mazlum Tekin Bursa Cumhuriyet Savcılığı'na başvuru yaptı. Avukatlar, 6 ay 9 gündür "gemi bozuk" ve "hava muhalefeti" iddiasıyla İmralı'ya götürülmüyor.