Tecrit kabul edilemez

- İmralı’daki ağırlaştırılmış tecride tepki gösteren Mehmet Öcalan, "Gayri meşru bir durum var. Herkes demokratik ve anayasal olan hakkını kullanmalı, tepkisini dile getirmelidir" dedi.
İmralı Yüksek Güvenlik F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki ağır tecrit, en son filli olan avukat ve telefon görüş yasağıyla 6 ay süreyle uzatıldı. MA’dan Barış Polat’a konuşan Öcalan'ın kardeşi Mehmet Öcalan, "En son 27 Nisan’da bir görüşme yapabildik. Bu görüşme aynı zamanda yaptığımız ilk telefon görüşmesiydi" dedi. İmralı'da yaşanan yangın sonrası toplumda oluşan kaygıyı gidermek için Öcalan’la görüştürüldüğünü kaydeden Mehmet Öcalan, görüşmede sorunların çözümüne ilişkin önemli açıklamalarda bulunduğunu dile getirerek, “Bunu devlet de çok iyi biliyor” dedi. İmralı’da 22 yıldır tecridin devam ettiğinin altını çizen Öcalan, “Son olarak avukat ve ailelere 6 aylık yasaklama getirdiler. O cezaevinde 4 insan yaşıyor. Bu kabul edilemez. Anayasa’nın hangi maddesinde böyle bir yasak kararı var?” diye sordu.
CPT 3 maymunları oynuyor
Avrupa Konseyi İşkenceyi Önleme Komitesi’nin (CPT) 2019 yılında İmralı Cezaevi’ne yaptığı ziyarete dair hazırladığı rapora dikkat çeken Öcalan, “Raporda hak ihlallerinin olduğunu söylüyor. İşkencenin olduğunu söylüyor. Her şey yasaklanmış. Peki, bu kadar hak ihaleli olmasına rağmen CPT kör mü? Sağır mı? Yoksa dilsiz mi? Türkiye İmralı Cezaevi’nde istediğini yapıyor. Neden ses çıkarmıyorlar? Demek ki ortaklar, yine birbirlerine yardım ediyorlar. Bu kabul edilemez” şeklinde konuştu.
"Ortadoğu’nun en büyük sorunu Kürt sorunudur. Bu sorunun en büyük aktörü de Başkandır. Devlet bu sorunun çözülmesini istemiyor. Aile ve avukatlara getirilen 6 aylık yasaklamanın gerekçesi nedir? Gerekçe yok! Gerekçe Kürt sorunudur" diyen Öcalan ekledi: "Bu sorun çözülmesin diye yasaklamalar getiriliyor. Tecrit ağırlaştırılıyor. Biz bunu böyle görüyoruz. Tüm halklara çağrımızdır: Burada gayri meşru bir durum var. Herkes demokratik ve anayasal olan hakkını kullanmalıdır. Tepkilerini dile getirmeliler.” URFA







