
BDP İstanbul İl Örgütü 2'nci Olağanüstü Kongresi dün Kadıköy'deki Caferağa Spor Salonu'nda yapıldı. BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, BDP milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder, Sebahat Tuncel, Hasip Kaplan'ın da katıldığı kongreye HDP Eşbaşkanı Fatma Gök, HDK Yürütme Kurulu üyesi Gençay Gürsoy, Gazeteci Yazar Faik Bulut, ESP İstanbul İl Örgütü yöneticileri, Gezi eylemlerinde yaşamını yitiren Mehmet Ayvalıtaş'ın ailesi de yer aldı.
Divan seçimi ve saygı duruşu ardından konuşan BDP İstanbul Eşbaşkanı Asiye Kolçak, "AKP'nin teslimiyetçi politikalarına boyun eğmedik. Bu tasfiyeci anlayışa karşı, Türkiyeli devrimciler ve emekçilerle birlikte mücadele verdik" dedi. Onbinlerce Kürt siyasetçinin cezaevinde olduğunu hatırlatan Kolçak, "Tutsakları özgür bırakmak bizim borcumuzdur" şeklinde konuştu.
Önder: Seneye Öcalan açsın
Kolçak'ın ardından söz alan BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, "Kürdistan seninle gurur duyuyor" sloganlarıyla karşılandı. Önder, "Önümüzdeki yıl bu kongreyi Sayın Abdullah Öcalan'ın açmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. Barışın Türkiye halklarına lütfedilmediğini kaydeden Önder, "Kürtler ve bu halkın dostları, sosyalistler, emekçiler kazandı. Barış gönüllüsü Türkiye halklarından başka kimseye şükran duymak zorunda değiliz" dedi.
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) adına konuştuğunu belirten Önder, Öcalan'ın HDK projesine büyük değer verdiğini hatırlatarak, "Bugün Gezi'ye dökülen Türkiye halkları ilk defa 'Bunlar bize bunu yapıyorsa Kürt halkına kimbilir neler yaptılar' dediler. Gezi demek, bütün eksiklerimize rağmen, Halkların Demokratik Kongresi demektir" şeklinde konuştu. Önder, Gezi direnişinden çıkardıkları dersle yerel seçimlere hazırlandıklarını belirterek, "Gezi ruhu dolayısıyla HDK bu sürece devrimci tutumuyla ağırlığını koyarsa bizim İstanbul'da HDK'li bir belediye başkanımız olacaktır" dedi.
Tüzel: Rojava Türkiye'yi aydınlatacak
İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel konuşmasında Mısır'da yaşanan ölümlere değinerek, "Mısır katliamını kınıyorum. Mısır halkını birbirine düşürmeye çalışıyorlar. Ama inanıyoruz ki bu halk kendi içinde birleşerek, darbeci cuntaya karşı kendi yaralarını sararak devrimini gerçekleştirecektir" değerlendirmesini yaptı. Rojava'ya ilişkin de konuşan Tüzel, "Rojava mücadelesini, kimliksizliğe ve zulme karşı yapılan devrimi selamlıyoruz. İşte PYD Eşbaşkanı Salih Muslim, Türkiye'de görüşmeler yapıyor. Onların mücadelesi Türkiye'yi de aydınlatacaktır. Bu mücadele kazanacaktır. Direnen halk gerçeği budur" dedi.
Tuncel: Mücadele sürecek
BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel ise barış sürecinin sonuç alması için mücadeleye devam edeceklerini belirtti. Tuncel, kadın özgürlük mücadelesine ilişkin de, "Kadın mücadelesi bizim olmazsa olmazımızdır. Sakineleri anarak diyoruz ki onların mücadelesi bizim mücadelemizdir. Onların devrimci duruşu bizim yol haritamızdır. AKP, kadınlar üzerinde yürüttüğü kirli politikalarına son vermelidir. Bunun için mücadelemiz sürecektir" dedi.
Demirtaş: Sosyal demokratlar anlamıyor
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'ın konuşmak için kürsüye çıkışı büyük bir coşkuyla karşılandı. "İstanbul'da bu kadar baskıya rağmen devrimci dostlarımızla birlikte dik duruşunuzu sürdürüyorsunuz. İsimlere ve yöneticilere bağlı kalmadan halk olmayı başarmamız bu devrimin güvencesidir" diyen Demirtaş, verdikleri mücadelenin somut sonuçlarının görülebileceği anlarda olduklarını ifade etti.
Özgürlük ve onurlu bir yaşama yakın olunduğunu ezilenlerin daha somut hissettiğini kaydeden Demirtaş, Rojava devrimine ilişkin şöyle konuştu: "Türkiye'nin tam da burnunun dibinde görkemli bir halk devrimi yaşanıyor. Bu devrime karşı kendine ilerici, demokratım diyenler duyarsız kalıyor. Kendine sosyal demokratım diyenler devrimi anlayamıyor. PYD lideri Türkiye'ye geliyor, buna en fazla sosyal demokratım diyen ana muhalefet partisi karşı çıkıyor. Sırf devrimi Kürtler yapıyor diye, CHP'liler devrime karşı saygısız tutum içerisindeler."
'Kürdistan komşunuz olacak'
Suriye'de ne Esad rejimini ne de eli kanlı El-Kaide çetelerini desteklemek zorunda olmadıklarını belirten Demirtaş, "Çetelerle işbirliği yapan Türk dış politikası iflas etmiştir. Salih Muslim'in Türkiye'ye gelmesi bu politikanın değişeceğinin işaretidir. Umarız böyle devam eder" şeklinde konuştu. Rojava devrimine saldırma konusunda AKP, CHP ve MHP'nin birleştiğini hatırlatan Demirtaş, "Atı alan Üsküdar'ı geçmiş. Rojava'da Kürdüyle, Türkmeniyle, Arabıyla halk iktidarını kurmuş. Bağırarak bu devrimi yıkamazsınız. Bugüne kadar Suriye, Irak, Yunanistan komşunuzdu. Şimdi Kürdistan komşunuz olacak, 'olmaz' diyorsunuz. Bunun adı faşizmdir" dedi.
Mısır'da yaşananlara da değinen Demirtaş, darbe ile yönetime gelen iktidarın meşruiyeti olmadığını belirterek, ''Biz BDP olarak Mısır'ın bütün ezilenleri ile bu faşizan darbeci yönetime karşı dayanışma içindeyiz" şeklinde konuştu.
'Öcalan beton çukurdayken!..'
"Türkiye bu anlayışla yönetilmeye devam ederse Ortadoğu'da, Mısır'da, Suriye'de yaşanan kaos burada da yaşanabilir" diyen Demirtaş, savaşı sonlandıran Abdullah Öcalan'ın Newroz'daki çağrısını hatırlattı. BDP Eşbaşkanı Demirtaş, sözlerine şöyle devam etti: "Siyasiler parlamentoda devletin bütün olanaklarını kullanarak savaş tezkerelerini imzalarken, Sayın Öcalan 14 metrekarelik bir çukurda bu ülkeye barış getirme mücadelesini verdi. Sayın Abdullah Öcalan bir beton çukurun içindeyken, sürecin devam etme şansı yoktur. Hükümet de bunu biliyor. Yedi aydır kan akmıyorsa bu kimin sayesindedir? 14 metrekarelik çukurda tuttuğunuz kişi sayesindedir. Bunun bir karşılığı olmalıdır."
Bülent Arınç'a da seslenen Demirtaş, "Sayın hukukçu Bülent Arınç, hangi kanunda Sayın Abdullah Öcalan ailesiyle, basınla görüşemez diyor? Siz 14 yıldır kanunları çiğniyorsunuz. Bırakın sürecin gereği laflarını. Siz zaten suç işliyorsunuz. Bu hukuksuzluğu artık sürdüremezsiniz" dedi.
'Hukuk uygulanmazsa süreç ilerlemez'
Demirtaş, hukuksuzlukların devam etmesi durumunda Abdullah Öcalan'ın süreçte olmayacağını kaydederek, "Hukuku uygulama konusunda tereddüt ederseniz süreç ilerlemez" dedi.
Kürt halkının süreçte üzerine düşenleri yaptığını kaydeden Demirtaş, "Biz umuyoruz ki önümüzdeki Eylül-Ekim ayında AKP Hükümeti bizi mahcup duruma düşürür, şaşırtır. Yok eğer 10 yıldır bildiğimiz AKP tutumunu sürdürürse kendisi kaybeder. BDP o masada Sayın Öcalan şahsında bütün ezilenleri temsilen oturuyor" dedi. AKP'nin tekçi zihniyetle çözüm olmayacağını anlamak zorunda olduğunu belirten Demirtaş, "Gece gündüz Gezi direnişine hakaret ederek, saldırarak Kürtlerle barışamazsınız. Gezi direnişine dönük her saldırı bize yapılmıştır" şeklinde konuştu.
'Tutsaklar için kıyameti koparırız'
Demirtaş süreçteki taleplerine ilişkin ise, "Kimseden lütuf istemiyoruz. Hak ve özgürlüklerin pazarlığı olmaz. Ortada pazarlığı yapılacak bir şey yok. Ortada bir yanlış var. Bu yanlışın düzeltilmesini istiyoruz" dedi. Hasta tutukluların meselesinin siyasi bir mesele olmadığını hatırlatan Demirtaş, "Hasta tutsaklar sürecin hassasiyeti için seslerini çıkarmıyor olabilir. Buradan açıkça sesleniyorum, biz sineye çekmeyiz. Burnunuzdan fitil fitil getiririz. Kıyameti biz koparırız" ifadelerini kullandı. KCK tutsaklarının sürecin hukuki gereği olarak serbest bırakılması gerektiğini de belirten Demirtaş, "Bunlar olmazsa süreci biz yürütmeyiz. Bunlar BDP'nin tehdit ve şantajları değildir" şeklinde konuştu.
Kongre katılımcıların konuşmaları ve BDP İstanbul İl Örgütü'nün yeni yönetiminin belirlenmesi ile devam etti. Seçimde BDP İstanbul İl Eşbaşkanlığı'na Emrullah Bingül ile Arife Çınar seçildi.
Her yer direniş
Kongrede Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'a özgürlük talebi ve Rojava devrimine destek mesajları öne çıktı. Kongrede Roboskî Katliamı, açlık grevi, KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan'ın konuşmaları, Sırrı Süreyya Önder'in Gezi Parkı yıkımını durdurmak için kepçelerin önüne geçmesi, Gezi direnişine dönük polis terörü ve Lice katliamı görüntülerinin yer aldığı sinevizyon gösterildi. Katılımcılar Gezi direnişi görüntüleri sırasında, "Her yer Taksim, her yer direniş" sloganları atarken, Lice katliamı görüntülerine de "Şehid namirin" sloganlarıyla karşılık verdi.
Başbakan emri vereni biliyor
BDP EşBaşkanı Selahattin Demirtaş kongre öncesi gazetecilerin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Roboskîli aileler ile yaptığı görüşmeyle ilgili sorularını yanıtladı.
Demirtaş, "Sayın Başbakan'ın Şırnak'a gelişi vesilesiyle bu görüşmenin gerçekleşebileceği iletilince biz de yardımcı olduk. Roboskîli aileler katliam gerçekleştiğinde siyasi mevkide 1. derecede sorumlu makamda olan Başbakan ile yüz yüze görüşüp taleplerini ve beklentilerini ilettiler” dedi.
Demirtaş, “Görüşmenin gerçekleşmiş olmasından dolayı aileler memnunlar. Görüşmenin iyi geçtiğini ifade ediyorlar. Ama şimdi artık sayın Başbakan ve hükümet Roboskî katliamının aydınlatılması, sorumluların ortaya çıkarılması, özür dilenmesi ve gereğinin yapılması konusunda somut bir adım atmak durumundadır. Aileler bu beklenti içerisinde doğal olarak. O emri kimin verdiğini adil bir yargılama belirler. Kendisi öyle diyorsa yargının önünü açsınlar. Vur emrini kimin verdiğini biliyor demektir" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan Şerefattin Elçi Havalima'nın açılışı ardından Roboskî Katliamı'nda yakınlarını kaybedenlerle görüşmüştü. Görüşmeye Felek Encü, Zeki Tosun, Emine Ürek, Reşit Ant, Sadık Alma ve Veli Encü katılmıştı.
DİHA/İSTANBUL