Tedavi görme imkanı yok

  • CİSST, salgın sürecinde tutsakların sağlık hakkına erişimde ihlallerin arttığını ve ağır hasta tutsakların tedavilerinin engellendiğini bildirdi. 

 

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CISST) 1 Ocak ile 15 Ocak tarihleri arasında danışma hattından derneğe gelen şikayetler neticesinde hazırlanan “Hapishanelerden Gelen Koronavirüs (COVID-19) Kaynaklı Şikayetler“ isimli raporunu yayımladı. Raporda, koronavirüsü salgınından güncel rapor tarihine kadar 131 farklı cezaevinden başvuru alındığı kaydedildi. Söz konusu 131 kurumun 83’ünün kapalı ceza infaz kurumu, 48’sinin ise açık ceza infaz kurumu olduğuna dikkat çekilen raporda, risk grubunda olan hasta tutsakların güncel sağlık sorunları, şikayetleri ve taleplerine yer verildi.

Cezaevlerinde kapasite sorunu

 Cezaevlerinde kapasite sorununun uzun süredir devam ettiğine dikkat çekilen raporda, tutsakların bu sebeple birçok sorun yaşadığı kaydedildi. Tutsakların koğuşlarının kalabalık, yatakların birbirlerine yakın mesafede olduğu ve bu yakınlıkta uyumak zorunda kaldıkları; sosyal mesafe koyamadıklarını, açık cezaevlerinde farklı koğuşlarda kalan mahpusların ortak alanlarda ve yemekhanelerde bir araya gelmek zorunda kaldıkları kaydedildi.

Raporun “Hapishanelerin Genel Durumu ve Hijyen Önlemleri” başlığında, dezenfekte çalışmaları, hijyen kuralları, temizlik malzemeleri, temiz su, yeterli havalandırma gibi sorunlar detaylandırıldı.  

Uyuz salgını

Hasta, yaşlı ve risk grubuna giren mahpuslar için önlemler alınmadığı; doktorun revire gelmediği; ilaçlara erişilemediği ve test taleplerinin karşılanmadığı belirtilen raporda, hastane sevki ve tedavilerin yapılmadığı kaydedildi.  Bazı hapishanelerde uyuz salgını başladığı aktarılan raporda, karantina koğuşları ve koşullarına da yer verildi.  

Rapordaki örnekler

 Raporda bazı örnekler de verildi:

lMehmet Salih Filiz (Ödemiş T Tipi Kapalı Cezaevi): 23 yaşında bağırsak kanseri tanısı kondu. Tedavisi devam ederken Antalya L Tipi Kapalı Cezaevi’nden Ödemiş T Tipi Kapalı Cezaevi’ne sürgün edildi. 1 aydır Ödemiş T Tipi’nde. Sağlığı kötüye gitti. Akciğerleri iyi değil ve sürekli kan kusuyor. Özel bir mama ile besleniyor. İlaçları Avrupa’dan geldiği gerekçesiyle kendisine verilmiyor. Maske ve temizlik malzemesi sağlanmamış. Bulunduğu koğuşta sosyal mesafe imkânı yok. Kendisini gören doktor, acil hastane sevki istemesine rağmen hastane sevkleri yapılmadı.

*  Deniz Yıldırım (Elazığ 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi): 4 yıldır tutuklu. Bağırsak ve kolon kanseri. 31 Ocak’ta ameliyat oldu. İnce bağırsağının bir kısmı dışarıda. 9 Mart’ta kemoterapiye başladı ve kemoterapisi devam ediyor. Karantinada yalnız tutuluyor fakat ihtiyaçlarını tek başına gideremiyor. Ailesi herhangi bir sağlık problemiyle karşılaştığında yanında müdahale edecek kimse olmaması sebebiyle tek tutulmasının bir sorun olduğunu belirtiyor. Yıldırım, hastaneye sevk edildiği sırada temas ettiği kişilerin sayısına dikkat edilmemesi sebebiyle Kovid-19 oldu. Yıldırım’ın ailesi tedavi sonucunda testinin negatif çıktığını ve hastalığı atlattığını açıklamıştır.

* Abdulsamet Durak (Türkoğlu 1 Nolu L Tipi Kapalı Cezaevi): Kalp krizi geçirdi. Hastanede anjiyo oldu ve var olan iki stentine ek olarak iki stent daha takıldı. Hastanede kaldığı üç gün boyunca kelepçeli olarak tedavisi devam etti, psikolojik şiddete maruz kaldı. Hapishanede yeterli bakım sağlanamayacağını düşündüğü için bypass olmadı. Şu an hapishanede karantinada tutuluyor. Koğuşunda kalan bir arkadaşı yanında kalıyor ve bakımını sağlıyor.

* Mehmet Emin Özkan (Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi): 83 yaşında. Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nde. Vücudundaki yüzde 87 oranında fonksiyon kaybının yanı sıra Alzheimer, kötü huylu guatr, yüksek tansiyon, bağırsak ve kalp hastalıkları ve beyninde baloncuk var. Alzheimer’dan kaynaklı hafıza kaybı ve iki kulağında da işitme kaybı var. Şimdiye kadar 5 kalp krizi ve 4 anjiyo geçirdi. Hayatını tek başına idame ettiremeyen Özkan’ın bakımıyla aynı koğuşta birlikte kaldığı oğlu ilgilenmekteydi. Özkan’ın oğlu kendi isteği dışında farklı bir hapishaneye sevk edildi ve babasından ayrılmak zorunda kaldı. Oğlunun bakımıyla hayatını idame ettirebilen Özkan, sağlık sorunları sebebiyle telefon görüşü gerçekleştiremiyor, ailesiyle konuşamıyor. Ailesi de Özkan’ın sağlık durumunu takip edemiyor ve bilgi alamıyor. Pandemi sürecinde, risk grubunda olan ve hiçbir tedavisi yapılamayan, Özkan’ın Adli Tıp Kurumu başvurusu reddedildi.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.