
İngiliz liderlerin Kürt sorununun çok hassas bir konu olduğunu bildiklerini ve müttefikleri Türkiye'yi rahatsız etmek istemediklerini belirten Morgan, İngiltere’nin hem bir pazar, hem de Ortadoğu'da stratejik bir müttefik olarak Türkiye'ye ihtiyacı olduğunu söyledi. Türkiye Cumhurbaşkanı, Cameron, Clegg ve Hague ile görüşmek üzere Londra'dayken, Türkiye'de avukatlara yönelik kapsamlı gözaltıların yaşandığına dikkat çeken Morgan, İngiltere'nin ve İngiliz medyasının bunları görmediğini kaydetti.
İngiltere'nin inkar stratejisinde taraf olduğunu vurgulayan David Morgan, Londra’nın yanı sıra Brüksel ve Washington'un da aynı hatta durduğunu belirtti. David Morgan, bu sessizliğin temelinde Türkiye'nin ABD'nin 'Tam Spektrumlu Hakimiyet Stratejisi'ne uymasının yattığını dile getirdi.
Morgan, şunları söyledi: "ABD, tüm Ortadoğu'yu, kontrolü altına almak için Türkiye'yi güvenilir bir teğmen olarak kullanmaktan mutlu. Türkiye ve müttefikleri bu bölgesel gündemi takip ederken, Kürt hareketinin makul talepleri utanmazca gözardı edilmektedir."
Gazeteci Morgan, Türkiye’nin bölgesel siyasette daha aktif bir rol oynamak için 'Arap Baharı' tarafından açılan ve böylece nüfuzunu genişletmek ve kendi görüntüsündeki siyasi manzarayı şekillendirmek için gerekli fırsatları ele geçirdiğini söyledi. Morgan, Türkiye'nin diplomatik ilişkileri ve bölgedeki teğmenlik rolüyle Suriye'de Kürtlerin olası bir demokratikleşme sürecinden yararlanmaması yönünde dayatmada bulunduğunu dile getirdi. Morgan şunları söyledi: ''Türkiye açıkça, Suriye'deki Kürtlere ödün verilmesi konusunda oldukça isteksiz. Kaldı ki, Suriye'deki gelişmeler, Türkiye'yi de etkileyecektir. Türkiye kendi içindeki Kürtleri bir halk olarak bile görmüyor. Türk otoriteleri, Suriye demokrasisi hakkında oldukça keskin konuşuyorlar ve hatta Esad'ın yetkilerinin elinden alınması çağrısında bulunuyorlar. Türk otoritelerinin asıl amacı, Avrupa, ABD ve Arap bölgesinde de daha fazla nüfuz elde edebilmek için, Türkiye'yi demokratik ve yol gösterici bir fener olarak göstermektir. Ana faktör şu ki, Türkiye, Suriye ile bir sınırı paylaşıyor ve Suriye kesimindeki ayaklanmaların kendi topraklarına taşması konusunda endişeli. Bu bakımdan Türkiye için ana konu Kürtler; çünkü Kürtlerin Türkiye'nin çözemeyeceği ya da çözmeyi reddettiği derin mağduriyetleri var. Türkiye'nin Suriye içinde bir tampon bölge önerisi, Suriye'deki Kürtleri içerecek şekilde tasarlanmış görünüyor. Bunun, gündemlerinin bir parçası olduğunu düşünüyorum.''
SUNA KÖSE - LONDRA