Tartışmalı NATO zirvesine ilişkin değerlendirmede bulunan Dr.Cengiz Güneş, Erdoğan’ın tehditlerinin işe yaramadığını, Fransa’nın ise bu noktada etkili olduğunu söyledi.
SELMAN GÜZELYÜZ / MA/ANKARA
NATO zirvesini değerlendiren Open Üniversitesi’nden Dr. Cengiz Güneş, Türkiye’nin tehditlerinin işe yaramadığını, bu noktada Kürtlerle çalışan Fransa’nın etkili olduğunu söyledi.
İngiltere’nin başkenti Londra yakınlarındaki Watford kentinde Kuzey Atlantik Anlaşması Örgütü’nün (NATO) kuruluşunun 70’inci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen Liderler Zirvesi sona erdi.
AKP Genel Başkanı ve Türk Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından dile getirilen “YPG terör örgütü olarak kabul edilsin” şartı, zirvede gündem oldu.
Bu şartı gündeme getirerek NATO’nun Baltık ülkeleri Letonya, Litvanya, Estonya ile Polonya’ya yönelik olası bir Rusya saldırısına karşı hazırlanan askeri planı bloke eden Erdoğan, zirvede geri adım atarak söz konusu planını kabul etti. Böylelikle NATO tarihinde ilk defa söz konusu ülkeler “Savaşa hazır” bir güç bulundurmuş olacak.
Zirveyi değerlendiren İngiltere’deki Open Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Cengiz Güneş, YPG’nin ‘terör örgütü’ olarak kabul edilmesinin ne NATO, ne de uluslararası kamuoyu nezdinde bir karşılığının olmadığını ve Türkiye’nin söz konusu talebinde geri adım atmak zorunda kaldığını söyledi. Cengiz, ayrıca iktidarın, YGP’nin ‘terör örgütü’ olarak kabul edilmesi çabasında da asla vazgeçmeyeceğinin altını çizdi.
Fikir ayrışmasında Rusya-Türkiye ilişkileri belirleyici
NATO müttefikleri arasındaki fikir ayrışmasının birkaç yıldır devam ettiğini ifade eden Güneş, söz konusu ayrışmanın merkezinde ise Türkiye’nin Rusya ile geliştirdiği yakın ilişkilerin bulunduğunu söyledi.
Güneş, “Türkiye’nin S-400 füzeleri NATO üyeleri arasında bir tehdit olarak görülüyor. Bunun nedeni ise Rusya’nın Avrupa’nın karşıtı olması. Türkiye ise Rusya’nın Ortadoğu’da güçlenmesine bir şekilde yardımcı oluyor. NATO’nun müttefiklerini bu durumdan çok rahatsız. Bir başka boyutu ise Türkiye’nin AB ile olan gerginlik durumu. Türkiye’nin özellikle mültecileri Avrupa’ya karşı bir koz olarak kullanması, AB üyelerini rahatsız eden bir durum. Zirve sonucuna baktığımız da, Türkiye’nin tehditlerinin işe yaramadığını söyleyebiliriz. Yani ortaya çıkan sonuç bu” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’nin taleplerinin NATO’ya kabul edilmemesinin beraberinde Türkiye’yi Rusya’ya daha da yakınlaştıracağını söyleyen Cengiz, “NATO’nun uzun süredir süren stratejik sorunları hala devam ediyor. Yine Türkiye’nin Rusya ile olan ilişkisi devam edecek hatta daha da yakınlaşacağa benziyor. Yani “Türkiye NATO’nun çizgisine geldi” anlamına gelmiyor. Türkiye sadece bu aşama da bir geri adım attı” dedi.
‘YPG’nin bir koz olarak kullanılması reddedildi’
Güneş, Erdoğan’ın “YPG’yi terör örgütü kabul edilmezse Baltık Planı onaylamayız” söyleminden geri adım atmasında Fransa’nın tutumunun belirleyici olduğuna işaret ederek, “Türkiye Fransa’yı karşısına alıp da istediğini kabul ettireceğini düşünmediği için vazgeçti. Çünkü Fransa uzun zamandır Kürtlerle çalışıyor ve Kürtlerin Suriye’deki direnişinin, uluslararası güvenliğe olan katkısını sürekli ifade diyor. ABD de aynı şekilde Kürtlerin Rojava’daki mücadelelerinin uluslararası güvenliğe olan katkısının farkında. Yani Türkiye’nin istediği şey, uluslararası kamuoyu tarafından kolayca kabul edilecek bir istek değildi” diye belirtti.
Suriye’deki mevcut durumun belirsizliğini koruduğu bir süreçte Türkiye’nin taleplerinin NATO’nun çıkarına olmadığını dile getiren Güneş, toplantıda ortaya çıkan durumu şöyle özetledi: “NATO üyeleri arasında Türkiye dışında YPG’nin ‘terör listesi’ne girmesini isteyen ülke yok iken, Türkiye’nin NATO’nun tüm çıkarlarını koruyan bir ülke olmadığı görüşü hakim…”
‘Türkiye’nin durumu sürdürülebilir değil’
Türkiye’nin bir yandan jeopolitik konumundan kaynaklı hem Rusya ile hem de batılı güçlerle birlikte hareket etmesinin sürdürülebilir olmadığını da sözlerine ekleyen Cengiz ancak hem Rusya’nın hem de ABD’nin, Türkiye’yi yanında tutmak için belli tavizler vermeye devam edeceğini ifade etti.
Cengiz, “NATO’da Rusya’nın, NATO ülkelerine ve uluslararası düzene tehdit olduğu düşüncesi çok kabul edilen bir görüş. Rusya, Ortadoğu’da daha hakim bir güç olmak istiyor ve bunu da Suriye üzerinde yapıyor. Jeopolitik etkinliğini arttırmak istiyor. Ortadoğu ile Avrupa’yı bağlayan yerde kendisinin hakim güç olmasını istiyor ve bu da NATO’nun güvenliği için bir tehdit oluyor. Bu konu ileride daha çok gündeme gelecektir” dedi.