"Önderliğimize yaklaşım savaş ve barış gerekçesidir" diyen KCK, "Önder Apo'nun sağlığı ve güvenliği konusunda hiçbir haber almadığımız bir ortamda Hareketimizin tek gündemi Önder Apo'nun sağlığı ve güvenliğidir" dedi. Kürt halkını Kürdistan'ın dört parçasında, yurtdışında ve yaşadığı her yerde ayağa kalkarak tarihi Önderliğe sahiplenme serhildanları gerçekleştirmeye çağıran KCK, "Gerçekleştirdiği serhildanlarla 1999 yılında onlarca fedainin Önder Apo etrafında 'Güneşimizi Karartamazsınız' diyerek ateşten barikat kurması biçimindeki sahiplenmeyi aşan bir sahiplenme ortaya koymalıdır" dedi.

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerinde 5 Nisan 2015’ten bu yana uygulanan ağır tecride dikkat çekerek, 15 Temmuz darbe girişimiyle birlikte Öcalan’ın sağlığı ve güvenliği ile ilgili kaygının en yüksek düzeye çıktığını kaydetti. "Özellikle darbe girişimini gerçekleştirdiği söylenen Fethullahçılar konusunda Önder Apo'nun değerlendirmeleri bu kaygımızın en temel nedenlerinden olmaktadır" diyen KCK, "Bu değerlendirmelerinden dolayı darbe ortamında Önder Apo'yu hedeflemek isteyecekleri açıktır. Yüzlerce insanı uçak, helikopter ve tanklarla katleden böyle bir ekibin, İmralı’yı hedeflemeyeceğini kim söyleyebilir? Fethullahçıların devleti ele geçirmek için yıllarca Apo ve PKK düşmanlığının şampiyonluğunu yaptığını tüm Türkiye kamuoyu bilmektedir. Tüm bu gerçeklikler bir an önce Önder Apo'nun sağlığı ve güvenliği konusunda bilgi almamızın aciliyetini ortaya koymaktadır" diye belirtti. 

Ailesi ve avukatlarının Öcalan’ın sağlığı ve güvenlikte olduğunu öğrenmek için yaptığı tüm görüşme başvurularının reddedildiğini hatırlatan KCK, "Artık hiçbir haber alınmayan ortamda İmralı’ya gidip görüşülsün, Önder Apo ile müzakereler yapılsın demenin de bir anlamı kalmamıştır" diyerek şunları belirtti:


‘Hareketimizin birinci gündemi’

*  Önder Apo'nun sağlığı ve güvenliği konusunda hiçbir haber almadığımız bir ortamda Hareketimizin tek gündemi Önder Apo'nun sağlığı ve güvenliğidir. 

*  Bir halkın ve Hareketin birinci görevi Önderliğine sahiplenmektir. Önderliğine sahiplenmeyen bir halk ve hareket özgürlüğüne de, demokrasiye de, ülkesine de, halkına da sahip çıkamaz. Bu açıdan Önder Apo'nun sağlığı ve güvenliği konusunda emin olacağı bir haber almak Hareketimizin birinci gündemidir.

*  Önder Apo'nun sağlığı ve güvenliği en temel siyasi bir sorundur. Türkiye'nin en temel sorunu Kürt sorunuysa, o zaman Kürt Halk Önderinin durumu da doğrudan siyasi bir sorun olmaktadır. Zaten on yıllardır halkımız ve Hareketimiz 'Önderliğimize yaklaşım savaş ve barış gerekçesidir' biçimindeki tutumunu kamuoyuna duyurmuştur.

 

'Gün Önderliği sahiplenme günü’

Kürt halkının 15 Temmuz’dan beri teyakkuz içinde Kürt Halk Önderi’nin sağlığı ve güvenliği konusunda haber almak için sürekli eylem halinde olduğuna işaret eden KCK, "Avrupa’dan Avusturalya’ya ve Kürdistan'ın dört parçasına kadar halkımız ayaktadır. Buna rağmen tek bir görüşme yaptırılmaması, halkımızı ve Hareketimizi alarm durumuna getirmiştir. AKP iktidarı her gün şoven ve Kürt düşmanı yaklaşımlarla halkımızı ve Hareketimizi tam bir alarm durumunda Önderliğinden haber alma mücadelesine girme noktasına getirmiştir. Artık bu noktadan sonra Önderliğinden haber alana kadar her türlü eylemi yaparak Önderliğine sahiplenecektir" dedi. 


Tüm Kürtlerin boynunun borcu

"Gün oturma ya da sadece konuşma günü değildir; gün Önderliğine sahiplenme günüdür" diyen KCK şu mesajı verdi:

* Tüm yaşamını bu halka sahip çıkmayla geçiren bu Önderliğe sahiplenme tüm Kürtlerin boynunun borcudur. Bu Önderliği sahiplenmeden bırakalım özgür ve demokratik yaşamı, Kürt olarak yaşamayı bile hak etmek mümkün değildir.

* Hareketimiz bugünden itibaren Bakurê Kurdîstan’ın en temel gündemini Önderliğine sahiplenme olarak ilan etmiştir. Kuşkusuz Türk devletinin Rojava’yı işgaline de karşı çıkılmalıdır. Ancak Önderliği sahiplenmeden, Önderliğin sağlığı için her yerde ayağa kalkmadan Kürt halkı hiçbir şeye sahiplenemez.

*  Tüm eylemler Önderliğin sağlığı ve güvenliği ekseninde geliştirilmelidir. Artık halkımız tam alarm durumuna geçmeli, bugüne kadar yapılan eylemleri katbekat aşan eylemler gerçekleştirmelidir. Öyle bir eylem düzeyi tutturmalıyız ki, AKP hükümeti derhal Önderliğimizi aile ve avukatlarıyla görüştürsün!


Serhildana dönüşmeli

*  Kürt halkı Kürdistan'ın dört parçasında, yurtdışında ve yaşadığı her yerde ayağa kalkarak tarihi Önderliğe sahiplenme serhildanları gerçekleştirmelidir. Gerçekleştirdiği serhildanlarla 1999 yılında onlarca fedainin Önder Apo etrafında 'Güneşimizi Karartamazsınız' diyerek ateşten barikat kurması biçimindeki sahiplenmeyi aşan bir sahiplenme ortaya koymalıdır.

* Başta Türkiye halkları ve demokrasi güçleri olmak üzere tüm Ortadoğu'nun demokrasi ve özgürlükten yana halkları ve tüm siyasi güçleri de Önder Apo'ya sahiplenme eylemlerine katılmalıdır. Önder Apo'ya sahiplenmek, tüm Ortadoğu halklarının özgür ve demokratik yaşamına sahiplenmektir.

* Kürdistanlı tüm kadınlar, gençler, yaşlılar, çocuklar;  Müslüman, Êzîdî, Alevi, Hıristiyan tüm Kürdistanlı inançlar ve etnik topluluklar Önder Apo'ya sahiplenerek özgür ve demokratik yaşamlarına sahiplenmelidirler. 

* Bu temelde tüm Kürdistan halkını ve dostlarını “Bê Serok Jîyan Na Be!” sloganı altında ayağa kalkmaya çağırıyoruz.  


 ANF/BEHDİNAN






5 merkezde miting


DBP, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecride karşı alanlara çıkıyor. "Tecride son barışa ses vermek için alanlardayız" sloganıyla 5 kentte miting düzenlenecek. Mitinglerin yapılacağı kent ve tarihler şöyle: 1 Eylül Perşembe Batman, 3 Eylül Cumartesi Urfa, 5 Eylül Pazartesi Muş, 6 Eylül Salı günü Bingöl, 7 Eylül Çarşamba günü Hakkari.  Kürt Halk Önderi Öcalan’a özgürlük talebiyle gerçekleştirilen nöbet eylemleri ise yaklaşık 1 aydır devam ediyor. Amed’in ilçeleri, Batman, Urfa, Bingöl, Adana, Osmaniye nöbet tutulan kentler arasında. 






Tecrite karşı net tutum

KCK'nin çözüm sürecine kapı aralayan deklerasyonu ardından Kürt siyasetinin ana bileşenleri sürece etkin müdahil olmaya hazırlanıyor. Açıklamayla, tecride karşı net bir tutum ortaya konulacak. 

DTK, HDK, KJA, HDP ve DBP, Amed'de 31 Ağustos Çarşamba günü ortak bir deklarasyon açıklayacak. DTK binası önünde açıklanacak deklarasyon kamuoyunda büyük bir beklenti oluşturulurken, açıklamanın ana ekseninin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan olacağı kaydedildi. Kürt siyasetinin, Öcalan'ın sağlığı ve güvenliği konusunda net bir tutum ortaya koyacağı vurgulandı. 

HDP Örgütlemeden Sorumlu Eşbaşkan Yardımcısı Nadir Yıldırım, Öcalan’dan haber alınamamasının Kürt halkında infial yaratma noktasına geldiği uyarısında bulundu. HDP olarak yaptıkları tüm girişimlerin sonuçsuz kaldığını hatırlatan Yıldırım, "Öcalan'dan haber alınamaması ve Türkiye'deki mevcut duruma tahammülümüz artık kalmadı. Türkiye'deki yaşanan kaos her geçen gün derinleşiyor. Türkiye bir belirsizliğe sürükleniyor. Bütün bunlara karşı Kürdistan'dan bir tutum alarak cevap olmaya çalışacağız" dedi. Yıldırım, demokrasi isteyen herkesin alacakları kararları sahiplenmeye çağırdı.