
Kayyum yoluyla DBP’li belediyelere ait kreşleri, Kanun Hükmünde Kararname’yle Kürtçe yayın yapan Zarok TV’yi bile kapatan AKP iktidarının Kürt çocuklarına yönelik son saldırısı Amed’de anadilde eğitim veren Ferzad Kemanger İlkokulu’nu mühürlemek oldu. 2014 yılında Kuzey Kürdistan’da ilk kez Kürtçe okullarda ders başı yapılarak tarihi bir adım atılmıştı. Pilot bölge olarak ise Amed, Cizre ve Gever seçilmişti.
Pazar günü basıp mühürlediler
Amed’in Bağlar ilçesindeki Ferzad Kemangar İlkokulu önceki akşam yapılan polis baskınıyla mühürlendi. Gerekçe ise geçtiğimiz hafta içi okulda incelemede bulunan müfettişin hazırladığı rapor. Söz konusu raporda, “Milli Eğitim yönetmelik ve mevzuata aykırı eğitim verildiği” iddia edildi. Bu iddiaya dayanarak İl Eğitim Müdürlüğü okulun mühürlenmesi talebiyle Diyarbakır Valiliği’ne başvurdu. Valilik de kapatma yönünde karar vererek, polise talimat verdi.
‘Mevzuata aykırı faaliyet’
Tatil nedeniyle kimsenin bulunmadığı okul Pazar günü zırlı araçlar eşliğinde polisler tarafından basıldı. Okulun giriş kapısına, “İlimiz Bağlar ilçesi sınırları dahilinde Şeyh Şamil Mahallesi 571. Sokak Bağlar adresinde faaliyet gösterdiği tespit edilen Ferzad Kemanger Eğitim Destek Evi’nin mevzuata aykırı olarak faaliyet yürütmesi nedeniyle kapatma işleminin uygulandığına dair işbu kapatma tarafımızdan tanzim ile birlikte imzamız altına alınmıştır” yazılı mührü vuruldu.
Öğretmenlere polis engeli
Öğretmenler de dün okula alınmadı. Bahçe kapısı kilitli olduğu için tellerin üzerinden atlayarak okula girmeye çalışan öğretmenler polisler tarafından engellendi. Öğretmenlerin kimliklerini de alarak kontrol eden polisle kısa süreli gerginlik yaşandı. Öğretmenler bir süre okul bahçesinde bekledikten sonra ayrıldı.
26 Eylül’de ders zili çaldı
2013 yılından eğitime açılan Ferzad Kemanger İlkokulu’nda okul öncesi 2 sınıfta 50; birinci sınıfta 60; ikinci sınıfta 65; üçüncü sınıfta ise 63 öğrenci olmak üzere toplam 238 çocuk eğitim görüyordu. 18 öğretmenin görev yaptığı okul, 2016-2017 eğitim-öğretim dönemine 26 Eylül’de coşkulu bir açılışla başlamıştı.
Direniş mühürü kaldırdı
Yasal engellere rağmen eğitime başlamış Ferzad Kemanger, 2014 yılı eğitim-öğretim yılı başında da benzer bir saldırıya maruz kalmış, onlarca çocuk okuldayken polis saldırısına uğramıştı. Polis saldırısı sonrasında ise Amed halkı okulu sahiplenmiş ve defalarca mühürlenen okul halk tarafından her seferinde yeniden açılmıştı. O dönem sürece ilişkin gazetemize konuşan öğretmenlerden Jülide Karademir durumu, “Her şey halkın refleksine bağlı. Halk sahiplenirse Kürtçe eğitim devam eder; sahiplenmezse devam etmez” sözleriyle özetlemişti.
Her şeyiyle örnekti
Ferzad Kemanger’de bütün müfredatı Kürtçe eğitim alıyordu. Bakanlık tarafından resmi olarak “özel okul” statüsünde kabul gören Ferzad Kemanger İlkokulu’na devam eden öğrencilerin Eğitim Bakanlığı’na bağlı başka bir okula gitme zorunluluğu yok. Türkçenin İngilizce gibi yabancı bir dil olarak öğretildiği okulda her şey ise ücretsiz. Özel okul statüsünde olmasına rağmen öğrencilerinden herhangi bir ücret talep edilmiyor. İhtiyacı olan öğrencilerin servisi okul tarafından karşılanıyor ve bütün öğrencilere okulda, sağlıklı ve temiz öğle yemeği sunuluyor. Öğrencilerin okul kıyafetleri de yine ücretsiz temin ediliyor. Okulun giderleri içinse Eğitim Bakanlığı‘ndan ödenek gelmiyor; giderler, okulu destekleyen kurum ve kişilerce karşılanıyor.
Eğitim modelinden korktular
Açıldığı yıldan itibaren Ferzad Kemanger’de okuyan ve bu yıl 3. sınıfa başlayan Ronî Bahoz Koyun’un annesi Bilge Koyun duygularını gazetemize anlattı.
Ferzad Kemanger İlkokulu’nun kapatılmasının hukuk dışı olduğunu belirten Koyun, "Çocuklar orada kendi dillerinde, kültürlerinde eğitim alıyorlar. Buna dahi tahammül gösteremediler. Onların aldığı eğitimden korktular" dedi. Kapatmanın siyasi bir karar olduğunun altını çizen Koyun, "Okuldaki çocukların yaşları 5 ila 11 arası, ne yapabilirler ki? Aldıkları eğitim de normal dersler, müfredat ortada. Müfettişler kontrol etmiyor muydu şimdiye kadar bu müfredatları" diyerek, kapatma kararına tepki gösterdi.
'Bunu bekliyorduk'
Geçtiğimiz süreçte öğretmenlerin görevden alındığını, Kürtçe yayın yapan Zarok TV’nin kapatıldığını, belediyelere kayyum atandığını, kurumların gasp edildiğini hatırlatan Koyun, "Biz de böyle bir gelişmeyi bekliyorduk" dedi.
'Çocuklarla birlikte okulda olacağız’
Okulun kapatıldığı haberini öğretmenlerden aldıkları telefonla öğrendiklerini belirten Koyun, "Kendi aralarında bir toplantı yapacaklarını, daha sonra nasıl bir yol izleneceğine dair bizi bilgilendireceklerini söylediler. Ancak yarın (bugün) saat sabah 9’da çocuklarımızla birlikte okulda olacağız" dedi.
'Devlet okuluna göndermem’
Daha öncede Ferzad Kemanger İlkokulu’nun mühürlendiğini, karara karşı direnerek okullarına sahip çıktıklarını belirten Koyun, çocuğuna Kürtçe eğitim verdirtmekte kararlı. "Çocuğum başka bir okula göndermeyi düşünmüyorum, okulumuza sahip çıkacağız" diyen Koyun ekledi: "Ronî üçüncü sınıf öğrencisi. Kendi dilinde eğitim görüyor. Eğer bir alternatif olacaksa yine kendi dilinde olacaktır. Çocuğumu buradaki devlet okullarına göndermeyi düşünmüyorum."
Ronî çok üzgün
Anne Koyun kadar oğlu Ronî de okulun kapatılmasına öfkeli ve üzgün. Başlangıçta çocuğuna üzülmesin diye okutulun kapatıldığını söylemediğini belirten Anne Koyun ile oğlu Ronî arasında geçen diyalog mevcut tabloyu özetliyor: "Akşam yarın okula gitmeyeceksin dediğimde 'neden' diye sordu. 'Hamam böcekleri okulu sarmış, ilaçlıyacaklar onun için birkaç gün gitmeyeceksiniz' dedim. Sabah televizyonu izleyince okulunun kapatıldığını duydu. 'Niye kapattılar okulumu' diye sordu. 'Polisler kapatmış' dedim. Üzüldü, kahvaltı yapmadı. 'Benim okulumu niye kapatıyorlar, ben okulumu istiyorum, okula gideceğim' dedi. Zarok TV ardından okullarının kapatılması çocuklar için ikinci kötü sürpriz oldu."
Cizre’dekini kayyum açmadı
Cizre’de ise 2014 yılında Dibîstana Sereteya Berivan/ Berivan İlkokulu’nun açılışı gerçekleşmişti. Nur mahallesinde eğitime başlayan, 3 kez mühürlenmesine rağmen geçtiğimiz yıl Kürtçe eğitimine devam eden okul bu yıl ise eğitime başlayamadı. Cizre Belediyesi’ne kayyum atanınca, Kürtçe eğitim de durdu.
Gever’dekini gasp ettiler
Gever’de 2014 yılından bu yana anadilde eğitim veren Üvenş Ana İlkokulu ise devlet güçlerinin kentteki saldırılarından nasibini aldı. KURDÎ-DER tarafından ilk olarak Esentepe Mahallesi’nde yaklaşık 100 öğrenici ile eğitime başlayan okul defalarca özel hareket timleri tarafından basılarak mühürlendi. Halkın direnişi ile bir süre Orman Mahallesi’ndeki Apê Mûsa Parkı’nın bulunduğu alanda eğitim veren okul, daha sonra Yenimahalle’de açıldı. Sokağa çıkma yasağı ile birlikte Apê Mûsa Parkı’ndaki eski yeri devlet güçleri tarafından gasp edilerek karakola çevrilen okulun yeni yeri ise yeni eğitim ve öğretim yılına yetiştirilemedi. Çocuklarını okula kayıt ettiren aileler ise bir an önce okulun açılmasını bekliyor.
Benzeri olmayan bir okul
Kürtçe üzerindeki çalışmalarıyla tanınan gazetemiz yazarlarından Dil Bilimci Şerif Derince, Ferzad Kemanger İlkokulu’nun neden hedef alındığını özetlerken, çıkış yolunu da işaret etti:
* Herşeyden önce, Diyarbakır’daki hiçbir devlet okulu, bugün mühürlenen Ferzad Kemanger okulu kadar çocuklara iyi eğitim vermemiştir.
* Devlet okullarındaki çocuklar kimlikleri nedeniyle sürekli aşağılanırken Ferzad Kemanger okulunda çocuklar kendi kimliğiyle eğitim aldı. Ferzad Kemanger’de okul-veli ilişkisi tam da ‘ideal eğitim’de olması gerektiği gibi; veliler okulun önemli ve önemsenen bir bileşeni.
* Ferzad Kemanger’de kullanılan ders kitapları öğretmenler tarafından, çocukların içinde kendi hayatlarını bulacakları şekilde hazırlanmıştı.
* Ferzad Kemanger’in müfredatı toplumsal cinsiyet duyarlı, ekolojik ve çok kültürlü * Ferzad Kemanger’de anadili temelli çok dilli eğitim yapılıyordu. Çocuklar 8 yılda kendi anadilleriyle beraber en az 2 dil daha öğrenecekti.
* Ferzad Kemanger okulu deneyimi daha birçok açıdan çok başarılı bir çalışma. Birşey eksikse o da yeterince kentin gündemine girememesidir.
*Ayrıca Ferzad Kemanger deneyimi, Kürtlerin nasıl bir nesil yetiştirmek istediğini ve nasıl bir eğitimi anlayışı benimsediğini gösteriyor.
* Devletin Ferzad Kemanger’e yönelmesinin nedeni diğer tüm alanlarda yaptığı gibi kendi çizgisi dışındaki herkesi/tarafı bastırmak istemesi.
* Bugünkü mühür kimseyi şaşırtmamıştır; ama yönelmenin buraya gelmesi, şimdiye kadarki saldırılara yeterli direncin gösterilmemiş olması.
* Ferzad Kemanger okulu yola çıktığında uzun soluklu bir mücadele olduğu belliydi; bu süreçte çeşitli engel, kesintiler olması bekleniyordu.
* Bask Ülkesinde de aynı şekilde başladı, uzun süre zorlu bir mücadele verdiler; ama direnişleri onlara bugün devam eden bir başarı sağladı.
* Burada da esas belirleyici nasıl bir direniş sergileneceği olacak. Üç yıl önceki harika direnişin koşuları yok belki, ama aynısı lazım şimdi.
* En iyi mücadele halkın insiyatif aldığı direnişlerde ortaya çıktı hep. Burada da en etkili mücadele veliler tarafından örgütlenebilir. Ferzad Kemanger okulu velileri ile Eğitim Senli öğretmenleri açığa alınan velilerin bir araya gelmesi ve topluma öncülük etmesi gerekiyor. Tabi velilere öncülük etmesi gereken de Eğitim Sen, Kurdî Der ve ilgili diğer kurumlar. Burdan örülecek direniş tüm toplumu ayağa kaldırır.
HABER MERKEZİ