KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, devam eden operasyonlar sırasında Silvan’da meydana gelen çatışmadan Türk devleti ve hükümetini sorumlu tuttu ve operasyonların durması yönündeki çağrılarının haklılığına dikkat çekti.
KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, HPG’nin son üç ay içerisindeki kayıplarının 43 olduğu hatırlatıldı. Birçok kere uyarmalarına rağmen operasyonların hızından bir şey yitirmeden genişleyerek devam ettiğine işaret edilerek, „14 Temmuz 2011 tarihinde Türk ordu güçlerinin verdiği kayıplar da tamamen yapılan operasyonların bir sonucudur. Zaten HPG bu çatışmadan bir gün önce bölgedeki operasyonların durdurulması çağrısı yapmıştır. Buna rağmen operasyonu sürdüren ordu güçleriyle gerillalar arasında çıkan çatışmada 13 askerin öldüğü, 7’sinin de yaralandığı belirtilmektedir. Son 3 ay içerisinde nasıl ki HPG güçleri hareketimizin eylemsizlik kararına uymasına rağmen Türk ordusunun geliştirdiği saldırı operasyonları sonucunda kayıplar verdiyse, 14 Temmuz 2011 tarihinde operasyona çıkan ordu güçleriyle HPG güçleri arasında çıkan çatışmada da Türk ordu güçleri kayıp vermiştir. Kaldı ki aynı çatışmada 7 gerillanın da şehit düştüğü iddia edilmektedir.“

Saldıran askerdir


Görüldüğü gibi çift taraflı ateşkes olmadan çatışmaların ve kayıpların önüne geçilemediğini kaydeden KCK, „Burada saldıran gerilla değil, askerdir“ dedi ve gerçek böyle olmasına rağmen yapılan çarpıtmaların olumsuzluğunu vurguladı. Açıklamada, „Kürt halkının evlatları olan gerilla güçleri, Hatay’da, Dersim’de, Pazarcık’ta, Uludere ve Sivas’ta asker saldırısı sonucu grup grup şehit düştüğünde hiç ses çıkarmayan, hatta alkışlayanların şimdi göz yaşı dökme görüntüleri sahtekarlıktan başka bir şey değildir“ denildi.

Tek yol var


Oysa ölümlerin nasıl sona erdirilebileceğini açıkça ortaya koyduklarını belirten KCK, şöyle devam etti: „Bunun tek yolu vardır: Askerleri saldırı pozisyonundan çıkarmak ve imha operasyonlarına son vermek. Türkiye toplumunu yanlış bilgilendirerek gerçekleri çarpıtma yerine, operasyonları ve çatışmaları tümüyle durdurmanın doğru ve tutarlı tutumunu geliştirmek gerekmektedir. Bu tutum, karşılıklı ölümlere son verebileceği gibi, çatışmasız, barışçıl bir sürecin gelişmesinin ön adımı da olabilecektir.
Eğer TC Devleti ve Hükümeti gerçekten ölümleri durdurmak ve barış sürecini geliştirmek istiyorsa, Başbakan veya dengi bir devlet sorumlusu çıkıp kamuoyuna ‘Biz Kürt sorununun çözümünü öldürme ve tasfiye ile değil, diyalog ve barışçıl yöntemlerle geliştireceğiz. Bu nedenle asker ve polis operasyonlarına son veriyoruz’ diyebilmelidir. Eğer bunu söyler ve gerçekten operasyonlar durursa, ölümlerin de olmayacağı kesindir. Bu açıdan tüm ilgili çevreleri doğru tutum geliştirmeye ve gerçek anlamda barışın yolunun açılması için sorumlu davranmaya çağırıyoruz. 

Hareketimizin şimdiye kadar belirttiği gibi saldırılar karşısında Meşru Savunmasını yapma dışında farklı bir kararı söz konusu değildir. Ancak operasyonlar şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da devam ederse bunun anlamı çatışmaların artarak gelişeceği ve kayıpların da artacağıdır. Türk Devleti’nin ordu ve polis güçleri, saldırı operasyonlarını derhal durdurmalı ve çift taraflı ateşkese gelmelidir.“

ANF/BEHDİNAN