Kürdistan Özgürlük mücadelesinde tüm varını, yoğunu kaybeden, birden fazla şehidi olan aileler vardır. Bunlardan bir tanesi de Diyarbekirli TEKDAÐ ailesidir.
Tekdağ’lardan halen Diyarbekir KCK davasından dolayı yargılanan Mazlum Tekdağ, BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak’a yazdığı mektupla gündeme geldi. Gültan Kışanak BDP grup toplantısında bu mektupdan bahsederken gözyaşlarını tutamadı, “mektubu okuyamayacağım” dedi. Mazlum’un mektubu bilahare gazetemizde ve Kürt internet sitelerinde yayınlandı.
Mazlum’un dedesi Emin Tekdağ çocukları Ali ve Mehmet ile birlikte Diyarbekir-Bağlar’da pastahane işletmektedirler. Çocukları Ali ve Mehmet, Kürt Özgürlük mücadelesine olan ilgileri nedeniyle sömürgeci sistemin boy hedefleri arasındadırlar. Ali Tekdağ, 12 Eylül döneminde PKK üyesi olmaktan dolayı yargılanır. 6 yıl sekiz ay’lık hapis cezasını Ergani Cezaevi’nde tamamladıktan sonra 1985 yılında tahliye olur. Ali, 1980 ile 1994 yılları arasında 19 defa gözaltına alınır. Mazlum’un babası Mehmet Tekdağ öğretmendir. HEP içerisinde faaliyet yürütür. 12 Şubat 1993 tarihinde babasına ait pastahanenin önünde kontrgerilla tarafından şehit edilir. Babası şehit edildiğinde Mazlum 9 yaşındadır. Diğer kardeşleri ise 8, 6 ve 3 yaşındadırlar.
Ali Tekdağ kardeşinin şahadetinden sonra KUM üyesi olarak Kürdistan’ın güneyine Zelê’ye gider. Burada kardeşinin ismini kullanır. KUM dağıldıktan sonra Diyarbekir’e döner. Birkaç defa gözaltına alınır. Son olarak 14 Kasım 1994 tarihinde eşi ile birlikte yolda yürürken gözaltına alınır. Fedakar eşi Hatice hanımın başvurularına rağmen sömürgeciler Ali’nin kendilerinde olmadığını söylerler. Oysaki Ali ellerinde esirdir. Kendisine dört ay boyunca aklın ve insanlığın kabul edemiyeceği işkenceler yapılır. Ali arkadaşlarının aleyhinde ifade vermediği ve “Ne mutlu Türküm diyene” demediği için istihbarat subayı ‘Boğa’ tarafından infaz edilir. (Bakınız ‘Bir JİTEM Subay’ının İtirafları‘ 22 Ocak 1966 Evrensel Gazetesi) Sonra’da yakılmış cesedini Silvan-Diyarbekir yolunda bir dere kenarına gömüyorlar. ‘Boğa’ daha sonra Mardin Zırhlı Tugayı’na atanıyor. Ergenekon davası Kürdistan’dan teyet geçtiği için bugüne kadar Ali’nin yargısız infaz’ı soruşturma konusu yapılmamış. Ali’nin oğlu Mustafa 1993 yılında gerillaya katılır. 1995 yılında şehit olduğu söyleniyor.
Şehitler Mehmet ve Ali’nin babası pastacı Emin bey Mustafa’nın gerillaya katılmasından sonra bir ev baskını sırasında yediği dayak sonucu hastalanıp bilahare vefat ediyor.
Mazlum lise sıralarında HADEP Gençlik komisyonunda çalışmaya başlar. Gençlik kollarındaki çalışmasını DEHAP’ta da sürdürür. DTP’de MYK üyeliğine seçilir. 14 Nisan 2009’da siyasi soykırım operasyonunda tutuklanır. 12 Eylül’den bu yana süresiz açlık grevindedir. Gültan Kışanak’a yazdığı mektupta “sonu ölümede varsa ciddiyiz, kararlıyız” diyor. Zalimin zulmüne karşı direnmek gerektiğini, asla hapishane duvarlarına benzemeyeceğini söylüyor.
Ben baba acısını tatmış birisiyim. Babamın şahadetinde 21 yaşında idim. Aradan kırkyedi yıl geçmesine rağmen halen burnumun direği sızlar. Mazlum 9 yaşında imiş. Büyüdü, bir siyasal partinin MYK üyeliğine yükseldi. Babasının, amcasının, amca oğlunun taşıdığı bayrağı yerde bırakmadı. Şimdi de otuz yıl önce Hayri’nin, Kemal’in, Akif’in, Ali’nin direnişini sürdürmeye karar vermiş.
Kürt tutsakların açlık grevi 43. gününe giriyor. Sınırı aşmak üzereler. Dünya yine kör, sağır ve dilsiz. Sömürgeci mütefikleri, Kürt keklikleri ile birlikte Kürtlerin özgürlük sevdalarını yok etmenin yolları üzerine kafa yormakla meşguller. Ali Tekdağ’ın Kürdistan dağlarında “Ben İnsanımdım” şiirini yürekten okuyuşu gözlerimin önünde bir film şeridi gibi geçiyor. Tekdağ’lar her biri bir yerde. Kimi sürgünde, kimi zindanda açlık grevinde. Ne sitem ediyorlar, nede of diyorlar. Babalarının emanetlerini onurla taşıyorlar. Ne mutlu o emanete sahip çıkanlara...


KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:
* Büyük Kürt şairi, politikacısı Cegerxwîn (Melê Şeyxmus) 22 Ekim 1984 tarihinde İsveç’te sürgünde aramızdan ayrıldı.
* 22 Ekim 1993 tarihinde bir komplo sonucu Diyarbakır Jan. Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın’ı karakol bahçesinde uzaktan vurarak öldürmesini bahane eden TSK Lice’yi harabeye çevirdi. Saldırıda 20 Liceli Kürt öldü. Camii minaresi ve evler yıkıldı.
* Hetawa Kurd dergisi 25 Ekim 1913 tarihinde Hevî Talebe Cemiyeti tarafından İstanbul’da Müküslü Hamza bey’in yönetiminde yayınlanmaya başlandı.
* PKK’nin 3. kongresi 25 Ekim 1986 tarihinde Ortadoğu’da yapıldı.
* 25 Ekim 1996 tarihinde Adana’da bir polis noktasına yapılan intihar eyleminde Leyla Kaplan şehit oldu, 4 polis yaşamını yitirirken sekiz polis de yaralandı.
* KUM üyesi Meryem Çolak, 26 Ekim 1966 tarihinde Haftanin’de şehit düştü.