TÜYAP’ın artan stand kiraları, günbegün bir tekelleşme odağı haline gelmesi, küçük yayınevlerinin hakkının yendiği görüşü ve kur krizi temel sorunlarından. Okurların kitap fiyatlarından duydukları rahatsızlıkları da dile getiren yayıncılar, okurların kitaba ulaşımının hayli zorlaştığını söylüyorlar.

ZABEL MİRKAN / İSTANBUL

Yaklaşık bir saat yolculuğun ardından ulaşıyorsunuz Beylikdüzü’ndeki TÜYAP Kitap Fuarı alanına. Çileniz bitti mi? Hayır. Girişte uzun kuyruklar ve okul servisleriyle gelen, öğretmenlerin dahi zor kontrol altına alabildiği onlarca öğrenci topluluklarıyla karşılaşıyorsunuz. Peki bu kargaşa ortamında nasıl bir yol izleyebilirsiniz? Öncelikle ihtiyacınız olan kitapların bir listesini yapmanızı tavsiye ederim, yanına mutlaka kitabın hangi yayınevi tarafından yayımlandığını da yazın. Salonlara girişte size danışmanlık hizmeti veren fuar görevlileriyle karşılaşacaksınız, onlardan mutlaka bir harita edinin. Haritada hangi yayınevi nerede, doğrudan görebileceksiniz. Yayınevlerini de bulduktan sonra maceranız başlayacak. Tabii istediğiniz kitapları alabilecek kadar şanslıysanız. Ha unutmadan, geçen sene 5 lira olan giriş fiyatı bu sene 8 lira olmuş. Öğrenci değilseniz bu parayı ödemeden giriş yapamıyorsunuz. Arabayla geldiyseniz 15 lira da otopark ücreti ödemek zorundasınız. İki kişiyseniz şimdiden sadece giriş için 40 liranıza hoşçakal diyebilirsiniz.

Gelelim bahsettiğim şansa. Bu, tabii ki de maddi bir şans. Paranız var mı, evet onu diyorum. Çünkü 16-18 liralık etiketlerle satışa sunulan kitapları bu sene 26-28 lira bandından aşağıya bulamayacaksınız. Hatta krizin acısını okurdan çıkarmaya çalışan yayınevlerine dahi denk geleceksiniz, 200-300 sayfalık bir kitabı 39 liraya satmanın hiçbir gerekçesi olamaz çünkü, değil mi?

Kitaplar el yakıyor

Bu gaddarlığın başını çeken büyük yayınevlerinden biri İletişim Yayınları. Sol tandanslı ve Kürt meselesine dair güçlü bir kitaplığı olan İletişim’den bahsediyoruz, evet. Zaten bir salonda iki standı olması bile pek çok durumun özeti gibi esasen. Biri küçük, diğer büyük iki standla fuarda “Ben buradayım!” diye bağıran, görece “solcu” yayınevlerinden olan İletişim’in kitaplarına el sürmek mümkün değil. İndirim oranından bahsetmiyorum bile…

Yine aynı şekilde ikişerli standlarıyla boy gösteren Banka yayınevleri. İş Bankası, Yapı Kredi gibi banka yayıncıları nedeniyle butik yayıncıların şansı hayli düşük. Hepsi kendine kıyıda köşede bir yer bulmak zorunda, tabii bunlar şanslı olanlar; bir de kendine yer bulamayan yayınevleri var. Fırsatları olsa yaptıkları işlerin niteliği bu yayınevlerini geçebilecek yayınevlerinden bahsediyorum. Jaguar Yayınları bu yayınevlerinden yalnızca biri. Yıl içinde okuduğumuz birçok kitapta etiketi olan ve yayıncılık dünyasında “İyi ki var” dediğimiz Jaguar Yayınları, 2018 TÜYAP Kitap Fuarı’nda yok. Onun yerine “solcu” yayınevlerinin mevzubahis standları var.

Yer kapmaca oynayan yayınevleri

Muhalif ve Kürtçe kitap basan ya da Kürdistani yayınevleri daha kıyıda, köşede kalmış durumda. Bu yayınevlerinin okuru zaten yayınevini bir şekilde buluyor; ama bu yayınevleri neden daha görünür olmasın? Neden her yıl aynı satışı yapıp, sadece stand kirasını çıkarmaktan öteye gidemesinler? Örneğin daha görünür bir yerde olsa Otonom Yayıncılık’ın felsefe dizisine hangi üniversiteli veya entelektüel ilgisiz kalır? Veya Dipnot Yayınları’nın standı daha görünür bir yerde olsa yayınevinin feminist kuram kitapları, hele de feminizm dünyada bu kadar popülerken, kaç kadının daha ilgisini çeker? Ama eminim ki, biz bunları yine ya gündemleştirmeyeceğiz ya da unutup gideceğiz ve bir sonraki kitap fuarında yine iyi işler yapan küçük yayıncıları göremeyeceğiz ya da yine haritadan “Ya bizimkiler nerede?” diye görünmeyen standlarını bulmaya çalışacağız…

Fuardaki en büyük sorun kur krizi değil

Fuarla ilgili konuştuğumuz yayınevlerinin bunun dışında pek çok şikayeti var. TÜYAP’ın artan stand kiraları, günbegün bir tekelleşme odağı haline gelmesi, küçük yayınevlerinin hakkının yendiği görüşü ve kur krizi temel sorunlarından. Okurların kitap fiyatlarından duydukları rahatsızlıkları da dile getiren yayıncılar, okurların kitaba ulaşımının hayli zorlaştığını ve bu durumdan dolayı yayıncının da suçlandığını söylüyorlar.

Aram’ın 100 kitabı yasaklı

Bu yayınevleri arasından Aram Yayınları’ndan Ulaş Güldiken’in aktarımına göre Aram’ın yaklaşık 100 kitabı yasaklanmış ve bu kitaplar fuarda sergilenemiyor. Fuarda kitapların teşhir edilmesi demek Aram Yayınları’nın TÜYAP organizasyonuyla sorun yaşaması anlamına geliyor. Bu da fuara katılımlarının engellenmesine kadar varabiliyor. Yasaklanan kitapları arasında çok satılan kitaplarından Böğürtlen Zamanı ve Sakine Cansız’ın kitapları da var. Okur da diğer kitapları almak konusunda çekiniyor ve Güldiken’in aktarımına göre, bu baskıdan kaynaklanan bir çekince. Aram Yayınları poşeti ile fuarda olmak bile taciz edilmenize neden olabiliyor çünkü artık. Fuar alanının uzaklığından da şikayetçi Güldiken.

Kendi okurlarına ulaşamadıklarını ve TÜYAP’ın bir tekel olarak piyasanın hakimi olduğunu ekleyerek, fuarların kayyumlardan önce Diyarbakır Belediyesi tarafından düzenlenen fuarlar gibi olması ve bu tür girişimlerin desteklenmesi gerektiğini söylüyor. Bununla ilgili, önümüzdeki yıllarda Kürdistan’da Kürt ve muhalif yayıncılarla ortak bir alternatif kitap fuarı yapmayı düşündüklerini de ekliyor...

RÛPEL de yerini aldı

Bu yıl fuara dördüncü kez katılan RÛPEL Yayınevi de fuarda yerini alan yayınevlerinden. İlk iki kitabı, Kürtçenin kullanım ve yazımını kolaylaştırmayı, Kurmanci’nin standartlaşmasına katkıda bulunmayı amaçlayan iki temel başvuru kitabı. Zamanla daha çok dünya edebiyatına ve çeviri eserlere yönelmeye başlayan RÛPEL, dünyaca ünlü iki yazarın kitaplarını Kürtçeye çevirmiş. Bu yazarlar, Hermann Hesse ve Milan Kundera. Yayınevinin ilk kitaplarından olan Rîbera Rastnivîsînî (Doğru Yazım Klavuzu) isimiyle yayımlanan kitap, Kürtçe yazım kurallarının netleştirilmesi ve bu alanda var olan karışıklıkları gidermek amacıyla yayımlanmış. Eserde, Kürdistan’ın tüm şehir ve ilçe isimlerinden, yabancı ülkelerin isim, başkent ve para birimlerine, gün ve ay isimlerinden, büyük harf-küçük harf kurallarına, sıkça kullanılan kısaltmalardan, şahıs zamirleri, sıfat, fiil ve isimlerine kadar, temel tüm konulardaki doğru yazım kuralları, örnekler ve açıklamalarla, tabelalarla sade ve kolaylıkla anlaşılabilecek şekilde yer alıyor.

Lîs Yayıncılık ilk kez fuarda

Lîs Yayıncılık ise ilk kez kitap fuarında okurlarıyla buluşuyor. Yeni üç kitabı ve önceki kitaplarıyla fuara katılan Lîs Yayıncılık’ın etkinlikleri hayli dolu. Yayınevinin hafta sonu etkinlikleri arasında güncel politika, edebiyat ve felsefeyi mizahına muzipçe dahil eden Özgür Amed’in “Böbreği Kim Yedi?” kitabının imza günü var.