İzmir’de meydana gelen tekne faciasında yaşamını yitiren 63 Kürt mülteciden 60’ının cenazelerini almak için gelen aileler, yaşamını yitiren yakınlarının Türkiye’ye gitmek için neler yaptığını, hangi koşullarda geldiğini, cenaze yakınlarının Türkiye’de yaşadığı sıkıntıları ve taleplerini anlattı. Tekne faciasında abisinin eşi ve dört yeğenini kaybeden Hüseyin Kürdi, yakınlarının Türkiye üzerinden Fransa’ya gitmek istediklerini hatırlatarak, yakınlarının Fransa’ya gitmek için evlerini, evdeki bütün ev eşyalarını ve arsalarını satarak bu paraları insan tacirlerine verdiğini söyledi. Yaşamını yitiren yakınlarının üzerinde bulunan ve şu anda Menderes Savcılığı’nın adli emanetinde tutulan eşyalarının kendilerine verilmesini isteyen Kürdi, bu eşyaları almak için tekrar İzmir’e gelmelerinin kendilerini sıkıntıya sokacağını, bu nedenle eşyaların şimdi kendilerine teslim edilmesini istedi.

‘Cenazelere özen gösterilmemiş’

Tekne faciasında 8 yakınını kaybeden Raman Berti, „Batan teknede yaşamını yitiren cenazelerimize gereken saygı gösterilmemiş. Cenazelerimize dört tahtanın içine atıp bize verdiler. Biz de bunu yapabilirdik. Benim yeğenimin cenazesi tabuta yüz üstü konulmuş. Denizdeki kum hala cenazelerin üzerinde duruyor. Bunu yaparken bize hangi renkle baktılar, Kürdüz diye mi bunu yaptılar. Biz Müslüman değil miyiz? Müslüman olmayan bir ülkede olsaydık, cenazelerimize bunlardan daha iyi bakar ve bize en iyi şekilde teslim ederlerdi. Biz onlardan cenazelerimizi insani bir şekilde muhafaza edip bize teslim etmesini istiyorduk. Biz bunu unutmayacağız. Türk devletine teşekkür etmiyoruz“ dedi. 


3. Amude faciası

Tekne faciasında 10 yakınını kaybeden Abdurrahman Haney de, cenazelerin kaldırıldığı morgun önüne astıkları pankartta yazılı olan „Ateşten kaçtılar denizde boğuldular“ sözlerine açıklık getirdi. Tekne faciasında Rojava’nın Amude kenti nüfusuna kayıtlı 39 kişinin yaşamını yitirdiğini belirterek, tekne faciasıyla birlikte Amude halkının tarihte yaşadığı kara günlerin sayısının üçe çıktığını söyledi. Haney, Amude halkının tarihinde yaşadığı 3 katliam ve kara günü ise şöyle sıraladı: „Amude kentinde 1936 yılında çıkan isyan nedeniyle, o dönemde Suriye’ye işgal eden Fransa devleti tarafından kent savaş uçaklarıyla bombalandı. Kent yakılıp yerle bir edildi. Amude halkı bu olaya ‘Roşa reş’ diyor. Amude halkının yaşadığı ikinci kara gün ise, 1963 yılında kentte bir sinemada çıkan yangın. Bu yangında 320 çocuk yanarak yaşamını yitirdi. Yıl 2012 Amude halkından 39 insan İzmir’deki denizde boğularak öldü.“

Evlerini ve arsalarını ipotek ettirmişler

Tekne faciasında yaşamını yitiren yakınlarını almak için Mêrdîn’den giden Mehmet Siraç Obuz ise, „Doktor“ lakaplı Yuri isminde Suriyeli bir kişinin, yaşamını yitiren mültecileri Avrupa’ya götürmek vaadiyle kandırdığını belirterek, „Bu kişi yaşamını yitiren mültecileri Avrupa’ya götürmek vaadiyle kişi başına 4 bin 500 Euro istemiş. Gitmek isteyenlerden paranın 1000 Euro’sunu peşin olarak Suriye’de almış, bin 500 yüz Euro’sunu ise Türkiye’de almış. Bu parayı denkleştiremeyen mülteciler, Suriye’deki evleri, arazileri Yuri ismindeki insan tacirine ipotek ettirmiş. Yuri daha sonra onları buraya getirip denizde boğdurdu“ dedi. Tekne faciasında hayatta kalanların, Yuri ismindeki kişiyi arayarak, tekneye kapasitesinin çok üzerinde insan bindirildiğini söylediğini aktaran Obuz, ancak Yuri isimli insan tacirinin tekneye bir şey olmayacağı ve yola çıkmaları yönünde telkinlerde bulunduğunu belirtti. Türkiye’de, Yuri ismindeki kişiyle birlikte ortak hareket eden insanların olduğunu ifade eden Obuz, „Bundan devletin de haberi var. Çünkü dışarıdan gelen bu insanlar, üç aydır Türkiye’de. Toplu şekilde ve insani olmayan koşullarda Basmahane’deki otellerde rahatlıkla barındırıldılar. Onların tekneye bindikleri yer ile karakol arasında yüz elli metre mesafe var. Bu insanlar iki gün boyunca burada ormanın içinde kaldılar. Bunların gitmeleri engellenebilirdi“ diye konuştu.

Cenazeler yola çıkarıldı

Yaşamını yitiren 63 kişiden 60’ının cenazeleri Termokinli TIR’la Rojava’ya doğru yola çıkarıldı. Yaşamını yitirenlerden 5’i Afrin’de 39’u Amudê’de, 1’i Qamişlo’da, 12’si Haseki’de, 3’ü de Dirbesiyê’de toprağa verilecek.
Buca, Tepecik ve Narlıdere’deki morglarda bekletilen cenazelerin Rojava’ya götürülmesi için Termokinli bir TIR, dün sabah saatlerinde Yeni Buca Mezarlığı morgu önüne götürüldü. Yaşamını yitirenlerin aileleri, Türkiye’deki yakınları ve BDP il ve ilçe yöneticileri de sabahın erken saatlerinde Kaynaklar Mezarlığı‘na gelerek cenazeleri tek tek TIR’a yerleştirdiler. İşlemler sırasında kimi aileler Kürtçe ağıtlar yaktı kimileri de fenalık geçirdi. Cenazelerin Riha’nın Akçakale Sınır Kapısı‘nda Kürt kentlerinden gelen ailelerine teslim edileceği kaydedildi. TIR’a aileler ve katliamdan kurtulan 27 kişi için tahsis edilen otobüs de eşlik ediyor. 
Öte yandan tekne faciasında yaşamını yitiren diğer 3 mülteciden 2’sinin Federal Kürdistan Bölgesi’nin Süleymaniye kentine, birinin de Halep’e götürüldüğü öğrenildi.

  DİHA/İZMİR