Tembûr’daki ustalığı ve müzikteki yeni denemelere dair yaratıcı yaklaşımı ile büyük övgüler alan sanatçı Cemil Qoçgirî ve günümüzde Mezopotamya müziğinde Harp’ı(Arp) kendine has bir stil ile çalan sanatçı Tara Jaff’ın “Tembûr & Harp” isimli albümleri Sony Music Classical etiketi ile raflardaki yerini aldı. ‘’Mistik ve meditatif bir yolculuk’’ olarak adlandırdıkları albüme dair Cemil Qoçgirî ve Tara Jaff gazetemize konuştu. 


Mezopotamya enstrümanı ‘Harp’

Harp’ın eski bir Mezopotamya enstrümanı olduğunu ancak bu coğrafyada unutulmuş, kaybolmuş ve kullanılmamış olduğunu söyleyen Qoçgirî, ‘’Tara, Harp’ı Kürt müziğinde kullanan özel bir müzisyen. Ayrıca meditatif ve mistik çalma tarzı da bana çok yakındı. Dolayısıyla birlikte müzik yapabileceğimize, ve birbirimizi tamamlayan melodiler yapabileceğimize inandım’’ diyerek albüm fikrinin nasıl oluştuğunu anlattı. Jaff ise albüm öncesi Qoçgirî ile bir çok kez bir araya geldiklerini; Tembûr ve Harp ile denemeler yaptıklarını söyledi. Jaff, ‘’Ardından her ikisi de tahtadan yapılma ve telli bu iki enstrümanı bir araya getirerek bir albüm yapmaya karar verdik’’ dedi.


Tembûr ve Harp’ın buluşması

Albümü nasıl tanımladıklarını ve hislerini sorduğumuz  sanatçı Qoçgirî, “Tembûr, toprak ve ateşi; Harp ise, su ve havayı temsil eder. İnsanlar tarih boyunca bu sesleri veya enstrümanları bir yerlere taşıyıp belirli amaçlar için kullanmışlardır. Kah soylu saraylarında kullanılmış, kah başkaldırının sembolü için araç olmuşlardır ama özü değişmemiştir; tarih boyunca taşınıp gelmiştir. Bizim amacımız ise bu tarihsel yolculuğunda, içinde taşıdığı öze ulaşmak, ateşi hava ile toprağı su ile buluşturarak mistik ve meditatif bir yolculuğa çıkmaktı. Elbette bu yolculuk herkeste farklı bir mana buluyor; o da sizin takdirinize, hissiyatınıza kalmıştır” dedi. Tara Jaff ise, “Çok fazla kaos ve belirsizliğin olduğu şu günlerde, insanların yaşamlarında huzura ayıracak bir alana ihtiyaç duyduklarını hissettim. Dilerim ki her ikimizin de amacı olduğu üzere, bu albüm bir nebze de olsa bu huzur atmosferini taşır dinleyiciye. Benim yaptığım müzik genel itibariyle ‘huzur ve barış’ı temsil ediyor. Cemil’in müziğe yaklaşımı ve Tembûr ile olan kişisel bağı, benim Harp ile olan bağıma oldukça benzerdir. Bu, albümdeki enstrümantal parçalar üzerinde özellikle belirgindir. Kişisel olarak, bu süreç benim için bir içe yolculuk oldu’’ dedi.


Kürdistan'ın her bölgesinden kilamlar yer alıyor

Genel düzenlemelerin Qoçgirî’ye, Harp aranjmanlarının da Jaff’a ait olduğu albümde toplam 11 eser yer alıyor. Bunlardan 6 tanesi enstrümantal, iki tanesi aşikar olduğumuz Kürtçe halk şarkıları, diğerleri ise Tara Jaff tarafından bestelenmiş şiirlerden oluşuyor. 

Kürdistan'ın her bölgesinden kilamların buluştuğu albümde; Baran Barî (Kurmancî) ve Porê (Kurmanckî) halk şarkılarının müzikal aranjeleri Qoçgirî tarafından yapılmış. Jaff’ın seslendirdiği Feqîye Teyran’ın ‘Av’ şiiri (Kurmancî), Bêsaranî’nin Saqî şiiri (Hewramî) ve Elî Eşref Ezîzade’nin Tînuy Serab şiiri (Soranî) kendi beste ve aranjesi.

Kayıtları Almanya’nın Mainz şehrinde yapılan albüme aynı zamanda sürpriz isimler dahil oldu. Kürt müziğini dünyaca tanıtan şarkıcı Aynur Doğan, geleneksel  “Baran Barî” adlı Kürtçe şarkıya güçlü yorumuyla eşlik ederken, caz ve deneysel müziğin yeni dönem isimlerinden Kinan Azmeh de klarneti ile albüme renk kattı. Yılmaz Yeşilyurt, Manuel Lohnes, Susanne Hirsch, Babak Massali ve Fardin Lahourpour gibi usta müzisyenler de albümdeki yerlerini aldılar.


Albüme ilgi yoğun

Şimdiye kadar albüme ilginin oldukça yoğun olduğunu söyleyen Cemil Qoçgirî, olumlu ve güzel tepkiler aldıklarını söyledi. Qoçgirî, ‘’Her kesimin kendisinden bir parça bulacağı geniş bir yelpazeye hitap eden bir albüm olduğu için her dönemde dinlenebileceğini düşünüyorum. Ağustos’tan itibaren de albümün ilk video klibi yayımlanacak’’ dedi. Albüm, Sony Music Classical etiketi ile tüm dijital platformlar ve müzik marketlerde bulunabilir. 


SUNA ALAN/LONDRA