Dünyada mevcut bulunan 200 ulusal anayasanın yarıdan fazlası 1970'ler sonrasında bir savaşı sona erdirme amaçlı barış antlaşmaları şeklinde hazırlanırken, yakın dönem anayasaları insan haklarına saygıya, kadın-erkek eşitliğine yaptıkları vurgularla önemli örnekler oluşturuyor. Yaptığı çalışmada Avrupa ülkeleri anayasalarında kadınlarla ilgili düzenlemelerin farklı tarihsel, siyasal, sosyal ve kültürel koşullarda şekillendiğini belirten hukukçu Feride Eroğlu, bu ülkelerin "eşitlik"le ilgili maddesinde, cinsiyet eşitliğine, kadın-erkek eşitliğine ya da cinsiyet ayrımcılığı yasağına ilişkin hükümler bulunduğunu belirtiyor. Bu çalışmada ülkelerin demokratiklik kriterinin kadınlara yaklaşımda açığa çıkması dikkat çekiyor.

Ruanda Anayasası kadın-erkek eşitliğine adanmış
Dünya parlamentoları arasında kadın milletvekili oranı ile ilk sırada yer alan Ruanda Anayasası'nın Önsöz'ünde Ruanda'nın, "(6) Temel insan haklarına saygıya, çoğulcu demokrasi, adil güç paylaşımı, hoşgörü ve meselelerin diyalog yoluyla çözümüne dayalı bir hukuk devleti inşa etmeye kararlı, (10) Toplumsal cinsiyet eşitliği ve ulusal kalkınmada tamamlayıcılık ilkelerine halel getirmeksizin, Ruandalılar arasında ve kadınlar ile erkekler arasında eşit haklar sağlamaya adanmış olduğu" belirtiliyor.

Güney Afrika'da toplumsal cinsiyet düzenlemesi
Güney Afrika Anayasası toplumsal cinsiyet düzenlemesi konusunda en iyi uygulama modelini oluşturuyor. Anayasanın 'Eşitlik' üzerine 9. bölümü hem eşitliğe hem de haksız ayrımcılığa dair düzenlemeler içeriyor. "(1) Herkes yasa önünde eşittir ve eşit koruma ve kanundan yararlanma hakkına sahiptir. (3) Devlet hiçbir kişiye karşı ırk, toplumsal cinsiyet, cinsiyet, hamilelik, medeni durum, etnik veya sosyal köken, renk, cinsel yönelim, yaş, engellilik, din, vicdan, inanç, kültür, dil ve doğum dahil olmak üzere bir veya daha fazla temellere dayalı olarak doğrudan veya dolaylı ayrımcılık yapamaz. (4) Hiç kimseye karşı, 3. bentteki kavramlardan biri veya daha fazlası temelinde, haksız yere doğrudan veya dolaylı ayrımcılık yapılamaz. Haksız ayrımcılığı önlemek veya yasaklamak için ulusal yasa çıkarılmalıdır. (5) Ayrımcılığın adil olduğu kabul edilmediği/ispatlanmadığı sürece 3. bentte sıralanan gerekçelerin bir veya daha fazlası temelinde ayrımcılık haksızdır/adil değildir."

Fırsat eşitliği komisyonu şartı
Uganda Anayasası, genel hükümlerinde toplumsal cinsiyete ve özel hükümlerinde kadın haklarına yer vermesinin yanı sıra 32. maddesinde parlamentoda bir fırsat eşitliği komisyonu kurulmasını şart koşuyor.
Avrupa ülkelerinin anayasalarının 'eşitlik'le ilgili maddesinde, cinsiyet eşitliğine, kadın-erkek eşitliğine ya da cinsiyet ayrımcılığı yasağına ilişkin hükümler bulunuyor. Bazı ülke anayasaları eşitlik maddesi dışında toplumsal hayatın farklı alanlarında kadın-erkek eşitliğini vurgulamaları ile dikkat çekiyor. Avusturya Anayasası, federasyon, eyaletler ve belediyelere bütçelemede kadınlar ve erkeklerin eşit statülerini hedeflemek zorunluluğu getirirken, seçimlerle ilgili maddelerde kadınlar ve erkeklere ayrı vurgu yapıyor.

Toplumsal cinsiyet kavramına vurgu
Belçika, İtalya, Romanya anayasalarında kadınlar ve erkeklerin seçimle getirilen görevler ve kamu görevlerine eşit şekilde erişebilmeleri vurgulanıyor. İsveç, İsviçre, Polonya, Portekiz anayasalarında toplumsal cinsiyet (gender) kavramına vurgu yapılıyor.
CEDAW'a taraf olmaları şartı
Bu ülkeler Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi'ne (CEDAW) taraf olup sözleşmeyi 1997 yılında onaylayan İsviçre haricinde hepsi 1980'li yıllarda onaylıyor. Sözleşmenin hukuki alanda tedbirler alma yükümlülüğünü düzenleyen 2. maddesinde taraf devletler, kadınlara karşı ayrımcılığın her biçimini yasaklayıp, her türlü vasıtayla ve hiç vakit kaybetmeden kadınlara karşı ayrımcılığı tasfiye etme politikası izlemeyi kabul ediyor.
Ulusal eşitlik mekanizmaları var
Öte yandan toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadınlarla ilgili konuların mevzuatta ve uygulamadaki durumunu belirleyebilmek için anayasaların yanı sıra eşitlik ve toplumsal cinsiyet temelinde ayrımcılık ile şiddetin önlenmesi mevzuatları ile ulusal eşitlik mekanizmaları konusunda Finlandiya Anayasası'nda, doğrudan kadınlara gönderme yapan tek bir madde bulunmakla birlikte 1987 yılından bu yana Kadın Erkek Eşitliği Kanunu yürürlükte.
Parlamentoda İstihdam ve Eşitlik Komisyonu toplumsal cinsiyet eşitliği ile ilgili konulara bakmakta, Sağlık ve Sosyal İşler Bakanlığı bünyesinde Eşitlik Ombudsmanı, Eşitlik Kurulu yanı sıra Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Birimi görev yapmaktadır. Benzer şekilde Romanya'da Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Kanunu 2002 yılından bu yana yürürlükteyken, Bulgaristan'da Ayrımcılığa Karşı Koruma Kanunu 2004 yılında yürürlüğe giriyor. İspanya'da 2007 yılında Kadınlar ve Erkekler Arasında Eşitliğin Güvence Altına Alınması Hakkında bir kanun çıkarılıyor.

Türkiye'de eşitlik ilkesi ve ayrımcılık yasağı
Türkiye'de kadın-erkek eşitliği ilkesi, Anayasa'nın 41'inci ve 66'ıncı maddelerinde 2001 yılında, 10'uncu ve 90'ıncı maddelerinde 2004 yılında değişiklikler yapılmıştır. Buna göre, "Anayasa'nın 10'uncu Maddesinde; Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. 41'inci maddesinde; Aile Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır" hükümleri bulunmaktadır. 90'ıncı maddede yapılan düzenleme ile "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası anlaşmalarla ulusal kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi durumunda çıkabilecek ihtilaflarda milletlerarası anlaşma hükümleri esas alınır" hükmü eklenmiştir. Bu çerçevede Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi de (CEDAW) ulusal düzenlemeler karşısında üstün konuma getirilmiştir. Ancak kadın örgütleri anayasanın eşitlik ilkesini düzenleyen 10. maddesinin "Herkesin dil, ırk, etnik köken, renk, cinsiyet, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, siyasal düşünce, sınıf, kültür, hamilelik, felsefi inanç, din, mezhep, medeni hal, yaş, engellilik ve benzeri nedenlerle ayırım gözetilmeksizin yasa önünde eşit" olarak düzenlenmesini talep ediyor.
Kadınlarla ilgili kota dahil 'özel' önlemlerin yer alması noktasında herhangi bir düzenlemenin olmadığı Türkiye anayasasında 10. maddenin yanı sıra, seçimlerle ilgili 67. ve siyasi partilerle ilgili 68. maddelerin de yeniden düzenlenmesi gerektiği, 70. maddedeki kamu hizmetlerine girme, 75. maddedeki Meclisin kuruluşu ve 95. maddedeki siyasi partilerin Meclis faaliyetleriyle ilgili olarak da kadın-erkek eşitliğine yer verilmesi gerektiği kadın örgütlerinin belli başlı talepleri arasında yer alıyor. Türkiye anayasasında ailenin korunması ve çocuk hakları diye bir bölüm olmasına rağmen kadınlarla ilgili somut bir kanunun olmaması dikkat çekiyor.

NAGİHAN AKARSEL - DİHA/ANKARA