HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli, yerel seçimlerde halklar ve kent dinamikleriyle ittifak kuracaklarını belirterek, İstanbul ve Ankara için ”HDP’nin, CHP’nin, demokrasi güçlerinin ortak hassasiyetlerine hitap eden bir aday üzerinde ortaklaşmaktan daha doğal bir şey olamaz” dedi.

Temelli, yaklaşmakta olan 31 Mart yerel seçimlerine dair nasıl bir politika izleyeceklerini, adaylarını neye göre belirleyeceklerini ve ittifaklar konusunda ne düşündüklerini MA’ya anlattı.

 Aday başvurularının tamamlandığını, mülakatların yapıldığını belirten Temelli, adayları açıklamaktan önce sağlıklı bir aday çalışması yapmanın önemine dikkat çekerek, şunları söyledi: ”Hem yerellerde, hem merkezi düzeyde gerçek anlamda bizim mücadelemizi geleceğe taşıyacak, bizim yerel yönetim anlayışımızı yerelde var edecek, inşa edebilecek, liyakatten bunu sağlayacak adaylarla yol yürümek ve bunlarla belediye seçimlerini kazanmak büyük önem taşıyor. Çoklu yöntem uygulayacağız. Bütün görüşleri, bütün önerileri alıp değerlendiren teamül sistemi ile gerçekleştireceğiz. Hem yerelde halkımız ve örgütümüzün görüşleri, hem de yereldeki demokrasi güçlerinin, diğer siyasi görüşlere sahip olan yapıların öneri ve görüşlerini almak ve bunu olabildiğince en etkin şekilde ortaklaştırmak. Türkiye’nin her yerinde seçimlere gireceğiz, belediye meclislerinde, il genel meclislerinde seçimlere gireceğiz. Belediye başkan adaylarımız olacak, bunlarla seçime gireceğiz.

HDP’li değil diye sırtımızı dönmeyeceğiz

Belli bir yerelde, oradaki yerelin bütünün temsiliyetini sağlayabilecek, demokrasi güçlerinin, emekçilerin, kadınların, gençlerin üzerinde ortaklaştığı bir aday varsa, bu aday HDP’li değil diye sırtımızı dönmeyeceğiz. O aday üzerinde de demokrasi güçleri ortaklaşıyorsa biz de buna en güçlü katkıyı sunacağız. Ortaklaşacağız. Böyle istisnai yereller olacak ama Türkiye’nin büyük bir çoğunluğunda, özellikle Kürdistan’da kendi adaylarımızla seçimlere gireceğiz.

Ortak mücadelenin adayları

 Kürdi partilerle, Kürt siyasetine, Kürt siyasi mücadelesine katkı koyan bütün partilerle ortaklaşmak öncelikli hedefimizdi. Burada ulusal birlik meselesi de önemliydi. Bu süreçte yeni bir adım daha atılıyor. Nasıl ki 24 Haziran’da önemli bir adım atılmıştı başlangıç olarak, şimdi daha güçlü adımlar atılıyor. Bunları da gözeten bir yerden iyi, sağlıklı, sistematik bir çalışmayı gerçekleştiriyoruz. Herkes de görecek bizim adaylarımız tüm yerellerde herkesin içine sinecek ve aslında ortak barış, demokrasi mücadelesinin adayları olacak.

Çok önemli bir eşiktir

Yerel yönetimler çok önemli bir eşiktir. Sadece kayyumlardan kurtulmakla kalmayacağız, çok daha ötesinde belediyelerimiz olacak. Hatta Türkiye’nin batısında, metropollerde belediye meclislerinde yer alacağız. Topyekûn bir demokrasi hamlesi başlattık. Hatta adını da şöyle koyduk ‘ya demokrasi ya faşizm’. Faşizmi biliyoruz, işte yaşadığımız koşullar. Yaptığı zulümdür, savaştır, yolsuzluktur, yoksulluktur. Bütün bunlardan kurtulmanın yolu demokrasidir. Demokrasi bir yerde açık bir denetim sistemidir. Halkın bizatihi söz, yetki, karar sahibi olduğu katılımcı bütçedir, kararlara katılma sürecidir. Yerelden yönetim anlayışımız budur. Dolayısıyla bunu Türkiye’nin her yerine yaydığımızda o söylediğimiz büyük dönüşüm başlayacaktır. Çünkü kentimize, sokağımıza, mahallemize, iş yerimize sahip çıkacağız. Gelip bizim hakkımızı gasp etmesine engel olacağız. Kapsayıcı, radikal demokrasi anlayışımız çerçevesinde büyük buluşmaları, yan yana gelmeleri önemseyen bir yerden hareket ediyoruz.

Museale İstanbul’da adaya destek

Türkiye’nin her yerinde bu baskı rejimini geriletmemiz lazım. Bunu başarabiliriz. 24 Haziran’da barajı yıktık ama ikinci tura kalamadık. İkinci tura muhalefetin ortak strateji üretememesi nedeniyle kalamadık. Hayır Meclisleri’ni yeterince var edebilseydik belki de bu iş referandumda bitecekti. Maden orada böyle bir hata yaptık, gelin 31 Mart’ta bu hataları yapmayalım. Bazı il veya ilçelerde bir tek parti iktidarı geriletebilir. Biz Kürt illerinde bunu yapacağız. Ama bazı yerlerde bu partiler gerekirse yan yana gelmelidir.

Örneğin İstanbul’da CHP’nin adayı üzerinde İstanbul kamuoyu ortaklaşmışsa, İstanbullular ortaklaşmışsa ve bu ortaklaşma bugün AKP’de olan belediyeyi demokrasi güçlerinin kazanımı şeklinde dönüştürüyorsa, bu kentte demokrasi güçlerinin, emekçilerin, kadınların adayı olacaksa, HDP de orada ortaklaşır. Bu sağlayabilecek bir adayın çıkması önemlidir. Bunu sağlayabilecek bir aday olduğu sürece bu ortaklaşma kendiliğinden oluşur. Onun HDP’de olması, CHP’de olması aşılmıştır orada. Burada önemli olan AKP’yi süpürmektir. Toplumun hassasiyetleri düşünülmeden bir aday çıkarıldığı zamanda HDP o zaman kendi adayını koyar. Muhalefet bir kez daha böyle bir hataya düşmeyecektir. Çünkü toplumsal muhalefetin beklentileri bu yöndedir.”