Türk Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan, kendisiyle ilgili ciddi açıklamalara yanıt vermek yerine HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın da dağa çıkacağını söyledi. Atatağı geçici hükümetin başındaki Davutoğlu da yine esip gürledi, tehditler savurdu ve Erdoğan’a siper oldu, “sizsiniz gladio” dedi. Demirtaş ise olan biteni dün Reuters’e anlattı, ardından ABD Büyükelçisi ile görüştü. HDP Grup Başkanvekilleri ilk kez Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kullanılmaya başlanan “örtülü ödeneğin” araştırılması amacıyla Meclis’te Araştırma Komisyonu kurulması için önerge verdi. 

24 Temmuz darbesini yapan cuntanın lideri Erdoğan, Türk-Çin İş Forumu sonrasında, Demirtaş’a yanıt vermek için Türk basın mensuplarına konuştu.

HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın, Suruç Katliamı’nın Erdoğan bağlı örgütlenen gladio ekibince yapıldığı tespitine sinirlendiği gözlenen Erdoğan, suçluluk telaşıyla şunları söyledi: “Bu aslı astarı olmayan, terbiyesizce bir ifadedir. Bir defa Cumhurbaşkanlığı makamının bu tür densizliklere, alçaklıklara düşmeyecek kadar yüksek bir makam olduğunu özellikle ifade etmek isterim. 


Abisi dağda, kendisi de gider

Her şeyden önce bu ifadeleri kullanan şahıs 6-7-8 Ekim, 50 kişinin öldüğü o katliamın baş sorumlusudur. Şu anda dokunulmazlık zırhı altında bugüne kadar süreci ne yazık ki getirmiştir, lekelemiştir gölgelemiştir ve şu anda da hala Avrupa’nın hatta en son Amerika’nın bir terör örgütü olarak ifade ettiği PKK’ya yönelik böyle bir yaklaşımı ortaya koyamamaktadır ve zaten ağabeyi malum dağda yetişmiş, dağda bugüne kadar gelmiş olan bir kişi.

Kendisi de fırsatı bulduğunda herhalde oraya koşar. 


Huzur için çalışıyormuş

Zaten zaman zaman oradan malum talimatları alan tipler bunlar. Bir defa bunların ağzından çıkan her kelamı kulaklarının duyması lazım. Her şeyden önce bugüne kadar ülkenin huzuru için, refahı için çalışan bir cumhurbaşkanına kalkıp da böyle bu tür yakıştırmaların içerisine girmek olsa olsa sadece kendi üzerindeki o kararlık bulutları dağıtmaya yönelik adımlardır. ‘Haddini bilsin’ derim, olay budur.”


Atadığı memuru da gürledi

Erdoğan’ın başabakan olarak atadığı memuru Ahmet Davutoğlu da AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı‘nda yaptığı konuşmada Erdoğan’ı savundu.

“Meclis kürsüsüne çıkıp barıştan bahseden HDP sözcüleri var ya önce Ceylanpınar’da öldürülen polislerin hesabını versinler, verecekler” densizliğinde bulunan Davutoğlu, Erdoğan’ı şöyle savundu: “Şimdi haddini bilmez bu eşbaşkanlardan biri ‘bütün bu oyunlar Saray gladyosunun eseridir’ diyerek tekrar Cumhurbaşkanımıza hakaret, Cumhurbaşkanlığı makamına yine hakaret etmeye cüret ediyor. Buradan sesleniyorum; Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı makamı da bütün makamlar da anayasal sistem içerisinde yüce bir görev ifa etmektedirler. Ama sizler terör gladyosunun unsurlarısınız, terör gladyosunun.”


Erdoğan’ın örtülü ödeneği

HDP Grup Başkanvekilleri, yolsuzluk dosyalarının araştırmasıyla ilgili önceki gün verdiklerini önergenin ardından dün de ilk kez Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kullanılmaya başlanan “örtülü ödeneğin” araştırılması amacıyla Meclis’te Araştırma Komisyonu kurulması için önerge verdi. 

HDP Grup Başkanvekilleri İdris Baluken ile Pervin Buldan, Cumhurbaşkanlığının yaptığı örtülü ödeneklerdeki harcamaların ve miktarların açığa çıkarılması, bu ödeneğin hukuki meşruiyeti ile ilgili kaygıların dikkate alınması ve örtülü ödeneğin kaldırılması için yol haritasının belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırması açılması önergesi verdiler. Meclis Başkanlığına verilen önergede, hukuk devletlerinde, her türlü kamusal iş ve icra yasal sınırları içerisinde gerçekleşmek zorunda olduğuna işaret edilerek, “Hukuk ve şeffaflık bağlayıcıdır. Makam, kişisel hırslar, partilerin istekleri ne olursa olsun bu tür normlar esas alınmak zorundadır. Toplumun bir arada yaşaması, kamu güvenliğinin, esenliğinin ve istikrarının sürmesi için meşru bağlar ile bağlanmış hukuki kurallar ve metinler herkes tarafından, her zaman, geçerli bir niteliğe sahiptir” denildi.


Kamu düzenini bozuyor

Erdoğan kast edilerek, “Eğer bir siyasetçi ya da bürokrat kamudan aldığı güçle kamusal esenliği ihlal edecek olan uygulamalara girişirse kamu düzeni bozulur” denilen önergede, bunun da kaosa neden olacağı belirtilerek, ayrıca iktidarın otoriterliğine dikkat çekildi. Önergede, “Bu otoriterliğin baş gösterdiği noktalardan biri de hukuki bir metin olan ve devlet idaresinde en önemli fonksiyonlardan olan bütçenin kullanılmasıdır” denilerek şu görüşlere yer verildi: 


Başkan olma rüyasından türedi

“Bütçelerin kullanımı Anayasal kurallarla bağlanmış ve hukuki çerçevesi çizilerek, yasalarla düzenlenmiştir. Anayasa ve yasaların ihlal edilmesi çeşitli yaptırımlara tabiyken, Türkiye’de 24. Yasama döneminde, yangından mal kaçırırcasına, Cumhurbaşkanlığına örtülü ödenek kullanma hakkı verilmiştir. Böylesi bir hakkın verilmesi Cumhuriyet tarihinde bir ilki teşkil etmiştir. Oysaki bu ilk, Anayasa ve yasalara aykırıdır. Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘ben başkan olmak istiyorum’ irade beyanını açıkladıktan sonra parlamentoda AKP’nin sayısal çoğunluğu aracılığıyla Anayasa ve yasaları ihlal eden çok sayıda yasa tasarısı yasalaştırıldı. Yine Cumhurbaşkanının aynı beyanından sonra AKP milletvekillerinin oylarıyla Cumhurbaşkanlığına örtülü ödenek yetkisi verildi. Nihayetinde Cumhurbaşkanlığı’na verilen bu yetkiye bakıldığında, talep edenin Başkan olma rüyasından türediği ve Anayasa ile yasalara aykırı olduğu görülebilir.


3 Milyar TL’lik bütçe

Özellikle Cumhurbaşkanlığına ayrılan yıllık bütçenin üç milyar TL olması ve bu konuda kamuoyunun hiçbir surette bilgilendirilmemesi, yasal olmayan örtülü ödeneğin kabul edilemez bir yönünü daha göstermektedir. Yine gerek dış politikada Suriye’ye müdahalede gerekse de Cumhurbaşkanlığına bağlı gençlik örgütü kurulması çalışmalarında, Cumhurbaşkanlığı örtülü ödeneğinden kaynak aktarıldığı iddiaları araştırılmak zorundadır.

Bu kapsamda, Cumhurbaşkanlığının yaptığı örtülü ödeneklerdeki harcamalarının ve miktarlarının açığa çıkarılması, bu ödeneğin hukuki meşruiyeti ile ilgili kaygıların dikkate alınması ve örtülü ödeneğin kaldırılması için yol haritasının belirlenmesi için bir Meclis Araştırması açılmasını talep ediyoruz.”


 HABER MERKEZİ