Çukurca ve Dicle’de hayatını yitiren 5 gerilla hafta sonu kitlesel cenaze törenleriyle toprağa verildi. On binlerce kişinin katıldığı törenlerde acı ve öfke hakimdi. Amed’deki cenaze törenine saldıran Türk polisi, 16 kişiyi gözaltına aldı. Alınanlar AKP binasında tutuldu, anaların kafalarına silah dayatıldı.
Amed’de gerillalar Mızbah Ezer ile Ömer Erdoğan için yapılan cenaze töreni en büyük olanıydı. Gerillalar 50 bini aşkın kişi tarafından toprağa verildi. BDP de belediye başkanları ve Kadın Meclisi toplantılarını iptal ederek, tam kadro törene katıldı. Eşbaşkan Selahattin Demirtaş’ın, milletvekilleri Emine Ayna ile Leyla Zana ile BDP’li belediye başkanlarının da da aralarında bulunduğu onbinlerce kişi Dicleliler Yas Evi’ne doğru yürüdü. Ancak devlet güçleri Kürtlerin acısına dahi tahammül etmedi ve törene katılanlara saldırdı. Atılan yoğun gaz bombaları ve tazyikli suya rağmen halk, BDP’lilerin öncülüğünde „Şehîd namirin“ sloganları ile yürümeye devam etti. HPG’li Erdoğan ile Ezer’in PKK bayrağına sarılı tabutlarını omuzlayan 50 bini aşkın kişi Yeniköy Mezarlığı etrafında tekrar yürüyüşe geçti.  PKK ile KCK bayrakları, Öcalan posterleri ve HPG’lilerin fotoğrafları eşliğinde, kol kola yürüyen 50 bini aşkın kişi sık sık „Şehîd namirin“ ve „İntikam“ sloganları attı, „Çerxa Şoreşê“ marşını okudu. Kılınan cenaze namazının ardından 2 gerilla sloganlar ve ağıtlar eşliğinde toprağa verildi. Tören sonrası dağılan kitleye polis ikinci kez saldırdı. Olaylar sonucunda toplam 16 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar yine AKP Bağlar İlçe Teşkilatı’na götürüldü. Geçtiğimiz Nisan ayında YSK’nin veto kararını protesto eden onlarca kişi yaka paça gözaltına alınarak AKP İl binasına götürülmüştü. Olayın duyması ile beraber Bağlar İlçe Teşkilatı önüne gelen yurttaşlar ise duruma tepki gösterdi. Bu sırada polis panzeri bina önünde bekleyen annelerin üzerine sürdü. Polise tepki gösteren Bismil Belediye Başkanı Cemile Eminoğlu ile BDP’li yöneticiler ise darp ve tehdide maruz kaldı. Yaşananları çeken DİHA muhabiri Berxwedan Yaruk ise tartaklanarak, gözaltına alınmak istendi. Polislerin arbede esnasında kadınların başlarına silah dayayarak, „1 haftanız var, hepinizi alacağız“ demesi üzerine gerginlik büyüdü ve Eminoğlu da gözaltına alınmak istendi. Yurttaşların, „Ya hepimizi alırsınız ya da onları da bırakırsınız“ demesi üzerine polis aracına bindirilen Eminoğlu ve gazeteci serbest bırakıldı. Öte yandan Emek Caddesi üzerinde bulunan evlere gaz bombaları atan polis, birçok evin camlarının kırılmasına ve evlerin hasar görmesine neden oldu.
HPG’li Mızbah Ezer ile Ömer Erdoğan’ın taziyelerinin kabul edildiği Dicleliler Yas Evi, ziyaretçi akınına uğruyor. BDP Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Gültan Kışanak da dün taziye ziyaretinde bulunarak, ailelere başsağlığı diledi. Demirtaş, „Cenazeye saldırmak hiçbir dinde, kitapta yoktur. Bu halk hiçbir zaman bu saldırıyı unutmayacaktır. Onurlu kimse bunu kabullenmeyecek. Her türlü baskıya rağmen halk cenazesine sahip çıkmıştır. Cenazesine sahip çıkmayan insan ve halk onursuzdur. Bu halk sahip çıktı, onursuz değildir“ dedi.

Temel, Setkar Köyü’nde defnedildi
Kazan Vadisi’nde yaşamını yitiren HPG’lilerden Çolî Temel’in (Çekdar Beytüşşebap) cenazesi ise Beytüşşebap İlçesi’ne bağlı Setkar (Hisarkapı) Köyü’nde binlerce kişinin katılımıyla defnedildi. Törene BDP Muş Milletvekili Demir Çelik de katıldı. Çelik, „Bugün daha güçlüyüz, bizi güçlü kılan haklı davamızdır. Halkın öz evlatları bu halkın haklı davası için savaştılar“ dedi.

Kışanak Enüştekin’in cenazesinde

HPG’lilerden Abdurrahman Enüştekin’in cenazesi ise Siirt’te, kitlesel törenle defnedildi. Cenaze törenine BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, BDP MYK Üyesi Mehdi Perinçek, Siirt Belediye Başkanı Selim Sadak, Kurtalan Belediye Başkanı Necat Yılmaz, MEYADER temsilcileri, Barış Anneleri, İHD yöneticileri, BDP il yöneticileri, İl Genel ve Belediye Meclis üyelerinin de olduğu yaklaşık bin kişi katıldı. Gerilların insanlık dışı yöntemlerle katledildiğine dikkat çeken Gültan Kışanak, „Ta Şeyh Sait’ten bu yana bize ölümü ve zulmü reva görüyorlar. Ancak bu halk zulümden korkmadı, insanlığını ve onurunu terk etmedi, bugün de etmeyecektir“ dedi.

Erdoğan’a: Hitler’in sonunu gör

„Erdoğan zulümle bir saltanat kurmaya çalışıyor“ diyen Kışanak, Başbakan’a tarihten örnekler verdi: Hitler’den ya da Saddam’dan daha mı zalim olacak! Bugün insanlık onları nefretle anıyor, adlarını anmaya utanıyorlar. Ama insanlar onların katlettikleri insanları bütün insanlık olarak onları birer abide yaparak halkın günlünde birer kahraman olarak kalıyorlar.“
„Kazan Vadisi’nde yaşananlar açık ve net bir şekilde vahşettir. İnsanlık suçudur, zulüm ötesidir“ diyen Kışanak, „Öldürmekle kalmayıp öldürdükten sonra cenazeleri lime lime olana kadar bombardıman etmek, binlerce tonluk bombaları gencecik insanların üstüne yağdırmak, olsa olsa faşizmin yüreğindeki kin ve nefretle olabilir. Ama bir halk olarak bu faşizme geçit vermeyeceğiz. Kimyasal silahlarla, kazan bombalarıyla, napalm bombalarıyla gencecik insanların üzerine gitmek bu devlete ne kazandırdı. Bu insanlarımızı biz toprağa verdikçe bu ülke yüceliyor mu? Cüceleşiyor mu? Bu ülkede yitirdiğim her can bu ülkenin onurundan bir şeyler alıp götürüyor. Yaşatamadığımız her gencimiz için borçluyuz, onları geleceğe taşıyamadığımız için borçluyuz. Ama ben burada bir kez daha herkesin huzurunda söylüyorum. Bu kahramanlarımıza borcumuzu bir halk olarak ödeyeceğiz“ dedi.

Acılı aileye Erdoğan işkencesi

HPG’li İkram Kara ise dün doğum yeri olan Van’ın Erciş’e bağlı Taşlıçay (Panî) Köyü’nde toprağa verildi. Önceki gün Amed’den yola çıkartılan HPG gerillası İkram Kara’nın cenazesini taşıyan konvoy, Türk Başbakan Erdoğan Erciş’te olduğu için yol boyunca tam 14 kez durduruldu. Cenazenin Erciş’e varış süresinin Erdoğan’ın ilçeden ayrılma süresine denk getirilmeye çalışılması nedeniyle konvoy Diyarbakır-Bitlis arası 210 kilometrelik yolu 13 saatte alabildi. Ağabey Mehmet Kara, “Yapılanlar insanlığa sığmıyor. Napalm ve kimyasallar kullanılarak, tahrip edilen kardeşimin cansız bedenine yol boyunca işkence yapanlar insanlıklarını yitirmiş kimselerdir. Kardeşimin cansız bedeninden korkan ve hala ondan intikam almak isteyenler yol boyunca bizlere de küfürlü sözlerle sataşarak, taciz ettiler” dedi. Kara, uzun saatler süren yolculuğun ardından dün akşam saatlerinde Erciş‘e 25 kilometre uzaklıktaki Taşlıçay (Pani) Köyü’nde toprağa verildi.
Törene BDP Van Milletvekili Özdal Üçer, Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu da katıldı. HPG’li Kara’nın PKK’ye katıldıktan sonra ailesine ve arkadaşlarına gönderdiği bir mektuptan bölümler okuyan Üçer, Kürt halkı olarak Kara’yı unutmayacaklarının sözünü verdi.

Anne Ayşan Kara ise Başbakan Erdoğan’ın Kürt annelerine acıyı reva gördüğünü söyledi. Oğlunun kimyasal silahla katledildiğini söyleyen Kara, savaşın AKP Hükümeti tarafından ahlaksızlıkla yürütüldüğünü söyledi.

DİHA/HABER EKİBİ