Elazığ Cezaevi’nde inceleme yapan İHD heyeti, ihlallerin üç yıldır sistematik bir biçimde sürdüğüne dikkati çekti. Elazığ 2’noludaki tutsaklara ’terör kimliği’ dayatması yapılıyor.
Elazığ 2’Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevi yönetimi, kantine çıkan, görüşe giden veya kendisine gelen kargoyu almak isteyen tutsaklara, üzerinde ‘Suçu terör’ yazılı bir kart taşıması için baskı yapıyor. Bu kartı boyunlarına asmayı reddeden tutsaklara çeşitli cezalar veriliyor.
Müvekkili İsmail Yılmaz’la cezaevinde görüşen Av. Sezin Uçar, tutsaklara verilmek istenen ‘terör kartı’ için Gazete Duvar’dan Hacı Bişkin’e şunları söyledi: “Siyasi mahpusların çoğuna bu kimlik verilmek isteniyor. Mahpuslar ise bu kimliği almak istemiyor. Mahpuslara, ‘Bu kimliği yanınızda taşıyın’ deniliyor. Kimlik taşımak istemeyen mahpuslara hakları kullandırılmıyor. Mahpuslar aileleriyle görüşemiyor veya telefon hakkını kullanamıyor. Posta yoluyla kendilerine gönderilen kitap, dergileri alamıyorlar. Bir tip tecrit hali uygulanıyor. Benim de müvekkilim sadece avukatla görüşebilmek için bu kartı alıyor. Kartın üzerinde kişinin yargılandığı örgütün ismi ve terör suçlusu yazıyor. Adli mahpuslar için de bu kart var. Ancak siyasi mahpuslar kartın üzerinde ‘terör’ yazdığı için kartı kabul etmiyor. Mahpuslar bu talebi reddedince infaz koruma memurları kartı alıp kantine veya farklı bir yere giden mahpusun yanında yürüyor. Bu durum tıpkı tek tip elbise meselesindeki gibi mahpusun kendi kişiliği ve öznelliğini yok eden bir durum. Aynı mantığın ürünü. Kişiye bu tarz kimlik verilerek kişinin kendisini böyle kabul etmesi dayatılıyor.”
İhlaller sistematik
İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi, Elazığ 1 ve 2 No’lu ile Kadın Ceza İnfaz Kurumu’nda 17 Ocak’ta yaptığı incelemeleri raporlaştırdı. Rapor, şube binasında düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı. İHD Şube Başkanı Abdullah Zeytun, Elazığ Cezaevi İnfaz Kurumlarının kurulduğu 3 yıldan beri ihlallerle gündeme geldiğine dikkat çekti. Söz konusu cezaevinde yaşanan hak ihlallerini Meclis, Adalet Bakanlığı ve uluslararası kuruluşlara sunduklarını kaydeden Zeytun, hak ihlallerinde azalma olmadığı gibi sistematik bir şekilde devam ettiğini kaydetti.
Cezaevinde yapılan incelemelerde yer alan Av. Gurbet Yavuz, hazırladıkları ihlal raporunu paylaştı.
2,5 yıldır tek kişilik hücrede
Raporda, heyetin görüştüğü tutuklulardan bazıları, yaşanan ihlalleri şöyle anlattı:
Ercan Aslan: Yaklaşık 2,5 yıldır tek kişilik hücrede tutulmaktayım. Tek kişilik hücrelerde kalan 3 kişi ile birlikte sadece ayda 1,5 saat sohbet, 3 saat de spora çıkabilmekteyiz. Gazeteler çok kısıtlı verildiği için bu konuda Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundum. Sürekli olarak psikolojik baskı ve işkenceye maruz kalmaktayım. 21 Aralık’ta ölümle tehdit edildim. 25 Aralık’ta işkence gördüm. Hastaneye götürüldüm, kelepçeli muayeneyi reddettiğimden tedavi edilmedim. Cezaevine geldiğimde ayakkabı, hırka ve pantolonumu çıkartarak süngerli odaya attılar. Burada bir saat kaldım.
Kürtçe kitaplar verilmiyor
Yücel Kaya: Kimi gardiyanlar tarafından sürekli olarak tahrik, provoke edici ve hakaret içeren sözler duymaktayız. Mahpuslara verilen kitap sayısı 7, dergi sayısı ise 4-5 olarak sınırlandırılmıştır. Kürtçe içerikli hiçbir kitap, mektup, sözlük, gramer kitabı vs. mahpuslara verilmemektedir. Yemeklerde taş, kıl gibi farklı maddeler çıkmaktadır.
20 kişi tekli odada
Sadık Aslan: Yaklaşık iki yıldır tekli odada kalıyorum. Tekli odada bulunmamı gerektiren yasal dayanak olmamasına rağmen bu kötü muameleye maruz kaldım. Benimle birlikte yaklaşık 20 kişi daha tekli odada kalıyor. Bu hususa ilişkin yaptığımız tüm başvuru ve girişimler sonuçsuz ve cevapsız kalmış durumdadır.
Hücrede ve tecritteyim
Hüseyin Keser: Midyat Cezaevi’nden 5 Aralık’ta sürüldüm. Geldiğim vakit çıplak arama dayattılar, kabul etmedim, tehdit ettiler. 5 Aralık’tan beri tek kişilik koğuşta kalmaktayım. 31 Aralık’ta darp edildim. ‘Biz devletiz, her gün gelip seni döveriz’ dediler. Hastaneye götürmediler. Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundum. Halen bir dönüş olmadı. Tek kişilik koğuşta, bir haliyle tecritteyim. Kimse ile görüşemiyorum.
Gazeteler kesilerek veriliyor
İrfan Sarı: 5 Kasım’da buraya getirilip tek kişilik hücreye konuldum. 60 gün boyunca hiçbir gerekçe gösterilmeden tek kişilik hücrede kaldım. 60 gün sonra yani 5 Ocak’ta başka bir hücreye alındım. Şu anda Hakkari Belediye Eşbaşkanı olan Cihan Karaman ile birlikte kalmaktayım. Cihan da 60 gün boyunca tek kişilik hücrede kaldı. Benim yaşadığım sıkıntıların aynısını yaşadı. Hafta sonları hariç gazete alıyoruz. Ancak gazetelerde bazı haberler kesilerek veriliyor.
Sistematik ve yaygın
Yavuz, raporda heyetin yaptığı şu tespitlere dikkat çekti: ”Heyetimiz, mahpuslarla görüşme ve şubemize yapılan başvurularda yer alan iddiaların 2017, 2018, 2019 ve 2020 yıllarında farklı zamanlarda aynı içeriklerle yapılmış olması ve süreklilik arz etmesi nedeniyle ifade edilen insan hakları ihlallerinin sistematik ve yaygın olarak gerçekleştiği kanaatine ulaşmıştır. Heyetimiz, OHAL sürecinde yaşanılan ihlallerin OHAL sonrası da devam ettiğini, ihlallere ilişkin hem Cezaevi Savcılığı’nın hem de cezaevi idaresinin önleyici tedbirler almadığı ve ihlalleri yaygın ve sistematik olarak devam etmesinde kusurlu oldukları tespitine ulaşmıştır.
Haksız, hukuksuz ve keyfi muameleler karşısında mahpusların verdiği en küçük insani tepkinin dahi gerçeğe aykırı ve abartılı şekilde tutulan tutanaklarla orantısız disiplin cezaları verildiği gözlemlenmiştir. Bu disiplin cezalar birbirine eklenmek sureti ile hak yoksunluğunda süreklilik sağlanmaktadır. Verilen disiplin cezaları, mahpuslara yönelik tecridi derinleştiren iletişim ve görüş yasaklarıyla birlikte hücre cezalarını da içermektedir.”
AMED