Terörizm kavramı halen tümden herkesçe aynı düzeyde tanımlanmış değildir. Birisine terörist eylem olan bir diğeri için özgürlük eylemi olabilmektedir. Tersi de doğrudur, birisi için özgürlükçü olan başka birisi için terörist kapsamına alınabilinmektedir. Bunun elbette nedenleri vardır. Başlıca neden ise ideolojik ve politik olarak durulan yerdir. Devletçi yapılar kendilerini yegane meşru güç olarak gördükleri için devlet dışı olan örgütlerin ya da halkların her türlü direnişini öncelikli olarak ret etmekte, reddin de ötesinde genel olarak eğer ret edilen ciddi bir direniş potansiyeli gösterme gücü ve iradesi sergiliyor ise bu yapıları terörist ilan edebilmektedir. 

Elbette terörizmin farklı tanımlamaları vardır. Daha doğrusu iktidarcı-savaş güçleri halen terör kavramında uzlaşmış değiller. Uzlaşmadıkları noktaların başında kim kime terörist diyecek, kim kimin yaptığını terörist demeyecek üzerine kuruludur. Ötesine gittiğinizde tüm iktidarcı-savaş kliklerin -daha doğrusu devletçi güçlerin- birbirine yakın düşündükleridir. 

Halbuki terörizmi en sade ifade eden tanım: “Terörizm genellikle; terör tohumlarını atmak yani kurbanlar kategorisindeki diğer insanların aşırı korkması amacıyla, kurbanlar kategorisindeki insanlara karşı yapılan eylemler olarak tanımlanır. Bu, ‘diğer insanların’ gelecekteki davranışlarını değiştirmek amacıyla yapılır“ denilmektedir. 

Terör ya da terörizm yukarıdaki ifadeler temelinde-eksik bile olsa- ele alınacaksa, o zaman her türden teröre ve terörizme karşı olmak yerinde olacaktır. Hatta insan olduğunu söyleyen herkesin -ama herkesin -böyle düşünmesi dışında başka yapması gereken bir davranışı olamaz, olmamalıdır da. 

Peki, kimler insanları ve toplumları baskı altına alarak, onlara yaptırmak istediklerini yaptırmaktadır? 

Toplumları sindirerek, ezerek, baskılayarak, kural ve kaide deyip cendere altına alarak, zoraki onların kazandıklarını para biçiminde ceplerinde alarak ve çalarak, zindanlara atıp iradesizleştirerek, cezalar keserek mağdur haline getirerek, hukuk ve kanun deyip insanların tüm yaşamlarına müdahale ederek bunu yapıyor sorusuna verilecek cevap kesinlikle devlet adındaki kurum olacaktır. 

“Sözün kısası; terör yöntemleriyle kendine benzetme, hattını bildirme, istediği yöne yönlendirme, güdümleme, varsa bir direniş emaresi ezme, kendi olmaktan çıkarma, omurgasızlaştırma, kendini inkâra götürerek kendi özüne karşıt hale getirme, halkına saldırtma. Ve buna benzer karakter değişikliğini sıralamak” dile getirilen devlet olgusunun düzenli olarak toplumlara yaptırtmak istediğidir. 

Bu tek tipleştirmeyi, aynılaştırmayı, benzeştirmeyi, sindirmeyi bugün en ileri düzeyde ulus devlet yapıları yapmaktadır. Ulus devlet yapıları içerisinde ise iktidarı tümden kendi çıkarları temelinde ancak hiç bir kaide kurala da oturmayan keyfi davranışları sergileyen kişiler tarafından yapılmaktadır. Bu tür kişiliklere ise siyasal literatürde diktatör ya da faşist denilmektedir. 

Erdoğan kişiliği yaptıkları ile tam bir diktatör ve faşist bir kişiliktir. Ancak bu faşist kişilik faşizan uygulamalarını sadece Türkiye, Kürdistan halklarına ve Ortadoğu halklarına karşı uygulamamaktadır. Bu faşist kişilik aynı zamanda özenle seçip yetiştirdiği paramiliter güçleriyle başta olmak üzere, terör yapılarının eliyle kendi güç sahasını genişletmektedir. Maşa olarak kullandığı bu yapılarla faşizan uygulamalarına karşı sessiz kalınmasını, göz yumulmasını ve hatta desteklenmesini istemektedir. Velev ki bir siyasal yapı Erdoğan faşistinin söylediğini yapmadı, az da olsa onun yaptıklarına karşı ses çıkardı, ertesi gün o siyasal yapının başına bir şekilde bombalar patlamaktadır. İlginç olan ise Erdoğan ismindeki faşist kişilik bizatihi bu patlamaların, nasıl ve nerede patlayacağını kendisi ekranların önünde açıktan ve aleni söylemektedir. 

Dikkat edelim; Belçika’yı daha doğrusu Brüksel’i uyardı, patlamalar Brüksel’de yaşandı. Fransa’yı daha doğrusu Paris’i uyardı, teröristler Paris’te vurdu. Berlin’i uyardı patlamalar ve araçlar Berlin’e daldı. Londra’yı uyardı bıçaklamalar ve araçlarla ezmeler Londra’da gerçekleştirildi. Rusya ve diğerleri ise bilinmektedir. 

Özcesi, Avrupa’da terör olarak gerçekleştirilen eylemlerin tümünün talimatını bizatihi Erdoğan açıktan vermiştir. Açıktan verilen talimatları Avrupa’nın birçok yerinde ancak başka bir zamanda gerçekleştirilmiş olan ve can alan terör eylemlerini DAİŞ üzerine alarak sahiplenmiştir. Tuhaflık şudur ki; talimat Erdoğan’dan ancak pratikleştirme ise DAİŞ’ten. 

Yukarıda terörizm tanımlanırken: “Kurbanlar kategorisindeki diğer insanların aşırı korkması amacıyla... Diğer insanların’ gelecekteki davranışlarını değiştirmek amacıyla yapılır“ demiştik. Ve dikkat edersek, bugün Avrupa teröre karşı ayaktadır. Terör Avrupa’nın yaşam biçimini yani davranışlarını alt üst etmiştir. Ve dikkat edersek, nerede ve hangi bir biçimde bir yerde katledileceği bilinmediği için Avrupa tam bir panik halinde yani korku içerisindedir. İşte TERÖRİZM bu değil midir? 

Dahası Erdoğan faşisti Avrupa’nın birçok yerine ajan göndererek terör eylemleri yapmaları talimatını verdiği ise bugün açığa çıkmıştır. Sadece Almanya’da bile birçok davada Türk MİT’i karışmış durumdadır. Davalar ise sürmektedir. Benzer bir şekilde Avrupa’nın başka ülkelerinde bu tür ajanlar vardır ve cirit atıyorlar. Güney Kürdistan’da cirit atan böyle iki MİT elemanı eylem yapma planları varken suç üstü yakalanmaları, Terörizm’in nasıl ihraç edildiğine en iyi örnek değil midir? 

Sözü uzatmadan belirtelim ki; bir faşistin bunca suçu açığa çıkmış iken, Avrupa’ya ise terör ihraç ederek teslim almaya çalışır iken, Avrupa’nın halen Erdoğan faşistine toleranslı yaklaşması doğrusu herkesi şaşırtmakta hatta vicdanlarını kanatmaktadır. Terör ihraç ettiği gün yüzü gibi ortadayken, Erdoğan neden Lahey’e götürülmez, doğrusu bu da bir anlaşılmamaktadır Yine böyle terör ihraç eden bir faşist kişi, nasıl olur da ABD Başkanı tarafından karşılanır doğrusu bu da kafaların almadığı bir sorudur. Halbuki Erdoğan ve Sudan’daki faşist diktatör arasında hiç bir fark yoktur. Fark olacaksa o da; Erdoğan Sudan’ın diktatöründen daha tehlikeli olmasıdır. Daha hırslı olmasıdır. 

Ve bunun için diyoruz ki, bir an önce Erdoğan faşisti LAHEY’ye terörizm suçu işlemesi sebebiyle götürülmelidir.