Terzide yama kuyruğu

Toplum/Yaşam Haberleri —

Mutlu Kaya, Orhan Dinçer

Mutlu Kaya, Orhan Dinçer

  •  Ayakkabı tamircisi Orhan Dinçer: “35 yıldır ayakkabı tamiri yapıyorum. Hiçbir dönem bu kadar yoğun olmamıştım. Eskiden üç, dört ayakkabı gelirken şimdi günde 10 ayakkabı tamiri yapıyorum.”
  • 30 yıldır terzilik yapan Mehmet Karadeniz: “Bir mont neredeyse bin TL’den başlıyor. İnsanlar yeni giysi almak yerine eskilerini tamir ediyor.” 

ERDOĞAN ALAYUMAT/İSTANBUL

Türkiye ve Kurdistan’da yaşanan ekonomik kriz giderek büyüyor. Temel gıda ürünleri başta olmak üzere neredeyse tüm tüketim malzemelerine gelen zamlar yurttaşların satın alma gücünü ortadan kaldırmış durumda. Kıyafet ve ayakkabı gibi hazır giyim ürünlerine gelen astronomik zamlardan kaynaklı yurttaşlar çareyi eski kıyafet ve ayakkabılarını tamir etmekte buluyor.

Eskiler değer kazandı

35 yıldır İstanbul’da ayakkabı tamirciliği yapan Orhan Dinçer, daha öncede ciddi ekonomik krizlerin olduğunu ancak hiç birinin bu dönem olduğu kadar derin olmadığını söylüyor. İnsanların alım gücü düşmesinden kaynaklı kendine bir şey alamadığını ifade eden Dinçer, “Yıllardır ayakkabı tamiri yapıyorum. Hiçbir dönem bu kadar yoğun olmamıştım. Eskiden günde üç-dört iş gelirken şimdi yetişmekte zorlanıyorum. İnsanlar kendine ayakkabı alamadığı için eskilerini tamir edip giymek zorunda kalıyorlar” diyor. 

Dinçer, “Piyasa hiç olmadığı kadar kötü. Bir ayakkabı en düşük 500-600 TL, asgari ücret 5 bin 500 TL. Hal böyle olunca insanlar kendisine yeni bir ayakkabı almakta zorlanıyor. Çareyi eski ayakkabılarını tamir etmekte buluyor” diye belirtti.

İşlerim arttı kazancım düştü

İşlerinin yoğun olması kendisine ekstra bir kazanç sağlamadığını dile getiren Dinçer, “Her şeyin fiyatı artıyor. Dolayısıyla bizim malzeme fiyatları da artıyor. Şimdi günde 10 ayakkabı tamiri yapmama rağmen kazancım yetmiyor. Kazancımın yarısından fazlası malzemeye gidiyor. Yani sizin anlayacağınız hem biz hem de müşterilerimiz zor durumda” diye konuştu. 

Vay halimize

Ülkede gidişatın düzelmek yerine daha da kötüye gittiğini dile getiren Dinçer, tek çözümün iktidarın gitmesinde görüyor. Seçimlerde iktidar devrilir yerine daha demokratik bir iktidar gelebilirse ekonominin düzelebileceğini düşünen Dinçer, “Bunun için güçlü bir muhalefet gerekli ama ülkede muhalefet yeterince güçlü değil. Bu yüzden yeniden AKP gelirse vay halimize diyorum” şeklinde konuştu. 

Alım gücü düştü

30 yıldır terzilik yapan Mehmet Karadeniz, “Bir mont neredeyse bin TL’dan başlıyor. 300 liradan aşağı pantolon yok. İnsanlar kendilerine yeni giysi almak yerine eskilerini tadilat yapıyor. İnsanlar yaka değiştirme, fermuar değiştirme ya da hasar varsa tadilat için bize geliyorlar. Bir markete gittim yumurta 70 liraydı. Bir kutu yumurta parası için üç tane pantolon paçası yapmam gerekiyor mesleğimiz bu kadar değersiz” ifadelerini kullandı. Karadeniz, “Yeni ürünler yüzde 200 oranında arttı. Gelen müşterilerimiz, ‘Artık bir şey alamıyoruz’ diyerek bize dert yanıyorlar” diyor. 

Hep kendi yandaşlarını besledi

Ayakkabı tamiri için geldiği tamircide tanıştığımız Emekli Öğretmen Mutlu Kaya ise “Ekonominin düzelmesi için Erdoğan’ın gitmesi şart” diyor. AKP iktidarının 20 yılda yaptığı en iyi şeyin kendi yandaşlarını beslemek olduğunu ifade eden Kaya, “Ülke insanlarının gözleri köprü ve yollarla boyanıyor. Yol ve köprülerin tüm masrafları bizim sırtımıza yüklendi. Ben belkide hiçbir zaman geçmeyeceğim köprünün vergisini ödeyeceğim. İktidar 20 yılda yandaşlarının zengin ederken devlete yük olan borçları da bizim sırtımızdan çıkarıyor” dedi. 

Türkiye’de üretimin her alanının ciddi daralma içinde olduğunu belirten Kaya, “Sanayi üretimi hiç olmadığı kadar kötü. İnsanlar temel gıdaya ulaşmakta ciddi sorunlar yaşıyor. Eskiden insanlar alım gücü bu kadar kötü değildi. En azından birkaç ayda bir kendine yeni bir giysi alabiliyordu ama artık bunu yapmakta da zorlanıyor. Bu iktidar ülkeyi yönetmeye devam ettiği sürece bu gidişat değişmez” diye belirtti.

Savaşın parası cebimizden çıkıyor

Yaşanan derin ekonomik krizin sebeplerden birinin de iktidarın savaş politikaları olduğunu dile getiren Kaya, “İktidarın yürüttüğü savaş politikaları ülkeyi içinden çıkılamaz bir noktaya getirdi. Savaşta harcanan bir merminin parasını bile bizim cebimizden çıkarıyorlar. Savaşa karşı çıkmak aynı zaman da açlığa ve yoksulluğa da karşı çıkma anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.