TESEV’in Demokratikleşme Programı tarafından hazırlanan Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) Yeni Yapısı ve İşleyişine Dair bir Yuvarlak Masa Toplantısı raporu önceki gün Taksim’de düzenlenen bir basın toplantısında açıklandı. Hazırlanan raporda görüşlerine yer verilen HSYK 1. Daire Başkanı İbrahim Okur, Türkiye’de savcı başına ortalama bin 500, hâkim başına ise bin 200 dosya düştüğüne, işaret ederek, “Bir yargı mensubu olarak ben de böyle bir yargıya güvenmiyorum” diyor. Okur, iş yükü konusunda bölgesel uçurumlar olduğunu ve halkın yargıya güveninin yüzde 42’lere kadar düştüğünü aktarıyor.
 
Bağımsız olmalı

 Raporda, referandum sonrası gerçekleştirilen HSYK seçimleri, Anayasa Mahkemesi’nin bu seçimlere müdahalesi ve Adalet Bakanlığı’nın kurul seçimlerindeki etkisinin olduğu belirtilerek şunlar belirtildi: “Yargının işlevleri ve yargıcın rolüne ilişkin düzenlemelerin siyasi eğilimlerden bağımsız bir şekilde gerçekleştirilmesi gerektiği yönünde ortak bir kanaat oluştu. Yargının tarafsız, bağımsız ve her türlü siyasi etkiden uzak, eksiksiz bir hukuki donanımla işlemesi arzusu olduğu da bu toplantıda orta çıkan sonuçlardır.” Yargıtay’daki kadın oranıyla HSYK’daki kadın oranı arasında çok büyük bir fark olduğuna dikkat çekilen raporda, bunun ‘yargıdaki erkek egemen yönetimin devam ettiğinin bir göstergesi’ olduğu kaydedildi.
 
‘Devletin yargısı var, halkın yok’
Eski savcı Reşat Petek de, reddedilen savunma taleplerinin 3. Yargı Paketi kapsamında gerekçelendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Savunma taleplerinin neden reddedildiğine dair gerekçe gösterilmiyor. Böylece birçok ilke ihlal edilmiş oluyor. Suçun niteliği, delil durumu gibi klişe gerekçelerle bu taleplerin reddedilmesi bir skandaldır. 3.Yargı Paketi’ne uygun hareket edilmelidir” dedi. Avukat Mehmet Uçum ise, “Sadece 2010’da 6 milyon 620 bin dava açıldı. Yargılama sorunu HSYK’ya indirgenemez. Türkiye’de devlet yargısı var, halkın yargısı yok” diye konuştu. 

İSTANBUL