ERDOĞAN ALAYUMAT / MA/MALATYA
Malatya Adli Tıp Kurumu’na son bir buçuk yılda 350’ye yakın cenaze getirildi. Hala morgda bekletilen 30 cenazeden 8’i bir aydır ailelere verilmiyor. Kimsesizler mezarlığında ise 100 cenaze bulunuyor.Malatya Adli Tıp Kurumu’na (ATK) son bir buçuk yılda vücut bütünlüğü bozulmuş 350’ye yakın cenaze getirildi. 30’un üzerinde cenazenin bekletildiği kurumda, 15 gün içinde alınmayan cenazeler kimsesizler mezarlığına defnediliyor. Bir aydan fazladır mezarlık morgunda bekletilen 8 cenazenin ise çürüdüğü ifade edildi.
ATK’ye getirilen cenazelerin çoğunun, Dersim ve Bingöl kırsalında yaşanan çatışmalarda şehit düşenlere ait olduğu öğrenildi. Cenazelerde vücut bütünlüğünün bozulduğu ve çoğunun hava bombardımanında yaşamını yitirdiği kaydedildi.
Savaş uçakları ve Silahlı İnsansız Hava Araçları’nın (SİHA) saldırıları sonucu ölümlerin meydana geldiği, vücutların parçalandığı ve uzuvların eksik olduğu, çatışmalarda şehit düşenlerin cenazelerine ise işkence yapıldığı öğrenildi.
ATK ve asri mezarlığının morglarında şuanda 30’un üzerinde cenaze bekletilirken, alınan DNA sonuçları gelmeden hiçbir cenaze ailelere teslim edilmiyor. ATK morgunda 10 cenazenin olduğunu belirten teşhise giren aileler, diğer cenazelerin asri mezarlığın morgunda bekletildiğini söyledi. Aileler, mezarlık morgunda bekletilen 8 cenazesinin ise bir aydan fazla süredir bekletildiği için tamamen çürüdüğünü aktardı.
Ağır psikolojik baskı
Cenazelerde vücut bütünlüğü bırakılmadığı için teşhis etmekte zorlandıklarını dile getiren aileler, vücutlarındaki işaretlerden çocuklarını tanımaya çalıştıklarını ifade etti. Cenazelerin nereden getirildiği ve ne zaman getirildiği gibi kayıtlar söküldüğü için tüm cenazelere teker teker bakarak çocuklarını teşhis etmeye çalıştıklarını anlatan aileler, bu yöntemle ağır psikolojik baskıya uğradıklarını vurguluyor.
Kimsesizler mezarlığına
ATK’den 15 gün içinde alınmayan cenazeler kimsesizler mezarlığına defnedildiği bilgisini veren aileler, mezarlıkta 100’ün üzerinde cenazenin olduğunu kaydetti. Bazı ailelerin, cenazelerini teşhis etmelerine rağmen memleketlerindeki baskılardan kaynaklı cenazelerini alamadıkları öğrenildi. Cenazelerini götüremeyen bazı aileler ise mezarların etrafını yapıyor.
Nakil aracı verilmiyor
Cenazelerini teşhis eden ailelerin başvurdukları il ve ilçe belediyelerince verilmesi gereken cenaze nakil aracının da verilmediğini belirten aileler, kendi çabaları ile kiraladıkları nakil araçlarının sahiplerinin ise polis tarafından tehdit edildiğini söylüyor. İranlı olan aileler, cenazelerin Van’da gömülmesine izin verilmediği, Kuzey Doğu Suriyelilerin ise alınmasına izin verilmediği ifade edildi.
9 ay sonra köyünde defnedildi
Bingöl’de Aralık 2017’de şehit düşen ve Malatya’da kimsesizler mezarlığına defnedilen HPG’li Yusuf Dalkılıç’ın cenazesi, 9 ay sonra ailesi tarafından teslim alınabildi. Aile, çocuklarının cenazesini Çermik’e bağlı Kalecik köyünde toprağa verdi.
Bingöl’ün Genç ilçesi kırsalında 19 Aralık 2017’de gerçekleştirilen hava destekli operasyonda üç arkadaşı ile birlikte şehit düşen HPG’li Yusuf Dalkılıç’ın (Haki Çermik) cenazesi, Malatya’da bulunan Kimsesizler Mezarlığı’na defnedilmişti. Bunu öğrenen ailesinin girişimleri sonucu Dalkılıç’ın cenazesi 9 ay sonra ailesine teslim edildi.
Bulunduğu yerden çıkarılan Dalkılıç’ın naaşı, teslim edildiği ailesi tarafından defnedilmek üzere akşam saatlerinde memleketleri Amed’in Çermik ilçesine bağlı Kalecik köyüne getirildi.
Dalkılıç için düzenlenen cenaze törenine Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Hişyar Özsoy ile HDP yöneticileri de katıldı. Cenazenin defnedilmesinden sonra köyden geri dönüşte içerisinde cenazeye katılanların bulunduğu tüm araçlar askerler tarafından durdurulup, Genel Bilgi Taraması (GBT) kontrolü yapıldı. Bu nedenle aile üyeleri ve cenazeye katılanlar uzun süre beklemek zorunda kaldı. GBT kontrolü sırasında askeri yetkililerin cenazeye katılmasını engellemeyi planladıkları HDP’li vekil Hişyar Özsoy’un cenazeye nasıl gidebildiğini sormaları dikkat çekti.
‘Oğlumun kolu kesilmiş’
Hakkari kırsalında çıkan çatışmada şehit düşen HPG’li Yavuz Selim Karaoğlan’ın babası Şıho Karaoğlan, cenazenin 41 gündür kendilerine verilmediğini söyledi. Karaoğlan, oğlunun gözünün çıkarıldığını, kolunun kesildiğini aktardı.
Hakkari’nin Gever ilçesi kırsalında 9 Ağustos günü yaşanan çatışmada şehit düşen HPG’li Yavuz Selim Karaoğlan’ın cenazesi 41 gündür ailesine verilmiyor. 31 Ağustos günü cenazeyi teşhis etmek üzere Hakkari’ye gittiğini belirten baba Şıho Karaoğlan, oğlunun gözlerinin çıkarıldığını, kolunun kesildiğini ve yüzünün tanınmayacak hale getirildiğini ifade etti.
Morgda oğluyla beraber aynı çatışmada şehit düşen bir gerillanın cenazesini daha gördüğünü söyleyen Karaoğlan, oğluna insanlık dışı muamele yapıldığını aktardı. Cenazeyi babası olarak zor tanıyabildiğini ifade eden Karaoğlan, şöyle devam etti: “Gözlerini çıkarmışlar. Gözü yoktu. Sol kolu omuzdan tamamen kesilmişti. Kol nasıl kesilir? Bu çatışmada olacak bir şey değil. Çok belliydi, bilinçli olarak kesildiği. Yüzü görünmüyordu. Karın bölgesinden aşağısına da bakamadım göstermediler. Benim oğlumla çatışmaya girip onu öldürdünüz. Kolunu niye kesiyorsunuz? Gözlerini niye oyuyorsunuz? Bunun adı vahşettir. Benim oğlumu neyle nasıl bu hale getirdilerse, hesabını soracağım.”
Oğluna yapılanları eşine anlatamadığını paylaşan Karaoğlan, eşinin cenazenin o halde olduğunu halen bilmediğini söyledi. Oğlunun cenazesinin 41 gündür morgda tutulduğunu vurgulan Karaoğlan, “19 gün önce gittiğimde DNA testi için kan aldılar. 19 gündür DNA testi bitirilemedi mi? Taziye için hem büyükşehir, hem de ilçe belediyesine başvurdum. İkisi de bana taziye evi vermedi. Benim vergimle inşa edilen taziye evini bana vermediler. Belediye cenazenin gelmemesini bahane ediyor. Cenazeyi senin devletinin diğer kurumu vermiyor, ne yapabiliriz? Hem oğlumun cenazesine işkence ediyorlar, hem cenaze için taziye evi vermiyorlar” şeklinde konuştu.