
Merkezi ABD’nin Boston şehrinde bulunan ‘Uluslararası Siyaseti İzleme Evi -House Monitoring of İnternational Politics’ Türkiye Direktörü Newman Ackerley, Türkiye’deki son genel seçimlerden sonra Fethullah Gülen Grubu’nun tamamen AKP’ye, Türkiye’nin iç ve dış politikalarına hakim olduğunu belirterek, „AKP’nin bunun dışında haraket etmesi mümkün değildir. Yeniden dizayn edilen yasama, yürütme ve yargının Türkiye’de tüm muhalif haraketleri önemli ölçüde vitrindeki AKP’ye mahkum ettiği açıktır. Tüm gelişmelerin bu düzlem üzerinde yürüdüğünü karşı çıkanların ise tasfiye edildiğini, olmazsa dizayn edildiğini görüyoruz“ dedi.
Ackerley, diğer çarpıcı bir gerçeğe ise şöyle vurgu yaptı: „Gülen Grubu’nun çeşitli ülkelere yayılmış temsilcileri, yürütücüleri ve bunları finans eden yapıların çok önemli bir kesimi, Türkiye’de üstlenmiş durumda. Bunları kollayan ve finans akışını yasallaştıran ise AKP’dir“ dedi. ABD’nin Türkiye’ye biçtiği rol gereği şimdilik tüm bu gelişmeleri izlemekle yetindiğini belirten Ackerley, Gülen’in ABD temsilcileriyle periyodik olarak görüş alış-verişinde bulunduğunu ve Gülen’in ABD politikaları doğrultusunda haraket ettiğini söyledi.
Operasyonlar Gülen’in stratejisi
Direktör Newman Ackerley, Gülen’in vitrindeki AKP ile üs durumundaki Türkiye’yi önemli ölçüde dizayn ettiğini ama ona karşı direnen Kürt siyasal haraketini dizayn edemediğini böylelikle tasfiye girişimine başladığını kaydetti. Ackerley, „Silahlı güçleri tasfiye etme girişimi boşa çıkınca bu kez Kürt legal siyasetini PKK’ye karşı kullanarak tasfiye etme girişimleri başladı. ‘KCK operasyonları‘ ve yapılacak yeni düzenlemeler tamamen bununla bağlantılıdır“ dedi.
Kürt coğrafyası bölgenin kapısı
Kürt bölgesinin AKP için önemli olduğunu vurgulayan Ackerley, İran, Irak, Suriye ve buradan Ortadoğu’ya açılan kapının Kürt bölgesi olduğunu bu bölgede ise PKK’nin en önemli sorun olarak görüldüğünü belirterek, „Yeni süreç PKK’yi tasfiyeden ziyade onun gücünü aşağıya çekerek şartlarını dayatmak olacaktır“ dedi. ‘KCK operasyonları’, Kürt siyasal haraketini yargı yolu ile kriminalize etme, Öcalan’a uygulanan tecrit, Kürt ekonomisini mengeneye alma, PKK’nin haraket alanlarını daraltmanın öncelikli hedefler arasında olduğunu belirten Ackerley, „Özellikle KCK oparasyonlarının Recep Tayyip Erdoğan ve onun Kürt kökenli danışmanları tarafında yürütülüyor“ dedi.
PKK’nin dolayısıyla Kürt siyasal haraketinin zayıflaması veya tasfiyesinin aynı zamanda Türkiye’nin uzun yıllara yayılacak dikta bir yönetimini beraberinde getireceğini belirten Ackerley, Kürt muhalefetinin bu nedenlerden dolayı önemine dikkat çekti.
Kürt sorunu aşılmadan olmaz
İngiltere’de yaşayan ‘Mumie Abu Jamal’a Özgürlük Komitesi’ Üyesi gazeteci Abraham Jewish ise Ackerley’in belirttiği hususları tamamlıyor. Jemish, Türkiye’de söylem düzeyinde bir çok şeyin tartışıldığını ama sorunların buradan öteye gidemediğini belirterek, „Örneğin, Türkiye’deki birçok demokratik sorun Kürt sorununa çarpıyor ve yasallaşması mümkün olmuyor. Yerel yönetimlerin özerkliği, Türkiye’nin acil bir ihtiyacı. Seçim barajının aşağıya çekilmesi, örgütlenme özgürlüğü, basın yasaları, siyasi partilere ilişkin yasalar, hatta Cumhuriyetin kuruluş ilkelerindeki birçok yapısal sorun ve bunları yasalala değiştirilemez kılmak gibi demokratik sorunlar gelip Kürt sorununa çarpıyor ve dolayısıyla bu sorunların etrafında dolaşılıp dokunulamıyor“ dedi.
Türkiye ölçeğinde bir demokratik yapının oluşulabilmesi için Kürt sorununun mutlak anlamda aşılması gerektiğini belirten Jewish, mevcut hükümetin sorunu Türk-İslam sentezi doğrultusunda kabul edip çözmek olduğunu açıkladı. Bu nedenle AKP Hükümeti’nin önündeki tek engelin Kürt Haraketi olduğunu belirten Jewish, Türkiye’de henüz bunun görünmediğini sözlerine ekledi. Kürt Haraketi’nin tasfiyesinin aynı zamanda Türk demokrasisinin tafsiyesi anlamına da geleceğini belirten Jewish, ‘KCK operasyonları’na atıfta bulunarak, „Yaklaşık 4 bin Kürt gözaltına alınıp tutuklanıyor. PKK’ye karşı kimyasal silah kullanılıyor. Türkiye’deki birçok yapısal sorun Kürt sorunundan dolayı çözülmüyor. Hangi demokrat ‘Bunlar benim sorunum değil’ diyebilir. Ben bu nedenle Türkiye’deki sorunların aşılmasının tek koşulunun Kürt sorununu çözmekten gececeğine inanıyorum“ dedi.
Kürtleri yalnızlaştırmak istiyor
Jewish, Kürt Haraketi’yle dirsek temasında bulunan aydınların bile hemen içeri atıldığını belirterek, „AKP hiçbir koşulda hiçbir sivil toplum örgütü, aydın veya Türk’ün Kürt Siyasal Haraketi’yle buluşmasını istemiyor. Çünkü, bu buluşma, AKP’nin karşısına ciddi bir sorun olarak çıkacak. Bu nedenle mümkün olduğunca Kürtleri ve Kürt Siyasal Haraketi’ni yalnızlaştırmak istiyor“ diye konuştu. Gazeteci Abraham Jewish son olarak şu ifadeleri kullandı: „İçeri alınan her Kürt, öldürülen her gerilla, BDP’ye yapılan her saldırının Türk demokrasisini zayıflatıyor. Mevcut durumda Kürtlere sahip çıkmak demokrasi ve özgürlüklere sahip çıkmaktır.“
ALİ ONGAN - BASEL