Emine Kıyan Çiçek Dêrsim 1938 katliamı sırasında, askerlerin eline geçmemek için direnişçilerin yanında yer alır, 2001 yılında 81 yaşında iken ‘Örgüte yardım ve yataklık yapmak’ iddiasıyla tutuklanarak, 2 yıl 6 ay cezaevinde kalır. Çiçek, bugün 92 yaşında ve anılarıyla direnmeye devam ediyor.  Dêrsim’de 1937-1938 yıllarında katliam ve sürgünden geçirilen ve bunlara karşı direniş sergileyenlerin kahramanlıkları anlatılırken, hep erkeklerin verdiği mücadele ve gösterdiği direniş anlatıla geldi. O dönem erkeklerle birlikte direnen kadınların mücadelesi ise günümüze kadar görmezlikten gelindi. 92 yaşındaki Emine Kıyan Çiçek de, o dönemin kadın direnişçilerinden olmasına rağmen bugüne kadar esamesi okunmayan kadınlardan sadece biri. Katliam sırasında 18 yaşında olan ve ailesiyle Laç Deresi’nde bir mağaraya sığınan Çiçek’in annesi ve 2 kardeşi, yoğun bombardıman sonrası çok sayıda Kürt ile birlikte askerler tarafından esir alınır. Babasıyla kaçmayı başaran Çiçek, aylarca direnişçilerle beraber mücadele verir. 


Ahvanos Vadi’sindeki küller
Direnişçilerle Ahvanos Vadisi’nde bulundukları sırada, Laç Deresi’nde insanların esir alındığı mağarada, karıştırılan küllerin arasında bir saat ve takıların bulunduğunu söyleyen Çiçek, o takıların anne ve kız kardeşinin üzerinde bulunan takılar olduğunu ve o an esir alınan insanların yakılarak katledildiğini anladıklarını dile getirdi. O anları anlatırken, duygulanan ve göz yaşlarına hakim olamayan Çiçek, “Aylarca aç, susuz dolaştık. Bütün orman, tarla, arazi ve evleri yakmışlardı. Hiç bir şey bırakmamışlardı. O dönemin direnişçilerinden Mursayê Hemed, Wusexıde Qemer, Hese Gewe, Silemanê Sadiq ile birlikte aylarca direndik. Teslim olmadığımız için hayatta kalabildik. Teslim aldıklarını da öldürüyorlardı. Katlettikleri insanları odun gibi istifleyip yakıyorlardı” şeklinde katliamda yaşadıklarını özetledi.
 


7 yıl sürgünde kaldı



Kadınların askerlerin eline geçmemek için kendilerini kayalıklardan aşağı attığını belirten Çiçek şöyle anlatıyor tanıklık ettiklerin: “Ben de askerlerin eline geçmemek için direnişçilerin yanında aylarca yer aldım. Çukurlu Sülü Ağa’nın ailesini katletmeye götürürken, ağanın kızının güzelliğinden etkilenen bir komutan, kıza kendisiyle gitmesi durumunda, kardeşi ve amca oğlunu af edeceğini söyledi. Kız komutana ‘senin gibi bir zalimle aynı kaderi paylaşacağıma halkımın yaşadığı akıbeti yaşamayı tercih ederim’ deyip kabul etmediği için herkesi orada katlettiler. Babasının da vurulmasıyla Dêrsim İsyanı’nın son bulduğunu anlatan Çiçek, 7 yıl sürgünde kaldıktan sonra köyüne dönebildiğini söyledi.

81 yaşında tutuklandı

1938 katliamında yaşanan tüm vahşete tanık olan Çiçek’in yaşadıkları bununla sınırlı kalmadı. Çiçek, 2001 yılında 81 yaşında ‘Örgüte yardım ve yataklık yapmak’ iddiasıyla tutuklanarak 2 yıl 6 ay cezaevinde kaldı. O dönem Uzuntarla köyünde ikamet eden Çiçek ve Fatma Sevük (75), Yemiş Altuntaş (68), Güllü Çelik (68) ve Ali Adır (65) isimli yaşlı kadınlar, bir itirafçının verdiği ifadeler doğrultusunda, 2001 yılında Malatya 1 Nolu DGM’de hakim karşısına çıktı. Yargılanmanın ardından yaşları 60 ile 80 arasında değişen ve kamuoyunda da o dönem ‘Nineler Çetesi’ olarak bilinen 5 yaşlı 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı. 2 yıl 6 ay Tunceli Kapalı Cezaevi’nde kalan yaşlılar. Ağustos 2003 yılında şartlı tahliye edildi.

DİHA/DÊRSİM