DİLAN KARACADAÐ/HABER MERKEZİ


Avrupa’daki Kürt siyasetçilere suikast hazırlığı içindeyken gazetemizin ifşa ettiği Mehmet Fatih Sayan ile ilgili yargı süreci başlıyor ancak bu davanın da Gergerlioğlu davasında olduğu gibi üstünün kapatılmasından endişe ediliyor. MİT ajanı olduğu duyurulan Sayan’a ilişkin iddianamede ölüm listesi ve suikaste ilişkin iddialara yer verilmediği ortaya çıktı. Sayan’ın hedefindeki KCDK-E Eşbaşkanı Yüksel Koç,  Koç’un Avukatı Frank Jasenski, Hamburg Eyaleti Sol Parti (Die Linke) milletvekili Cansu Özdemir konu ile ilgili olarak gazetemize konuştu. Yapılan değerlendirmelerde idianamede suikast listesine atıfta bulunulmaması skandal olarak değerlendirildi. Gergerlioğlu davasında olduğu gibi Türkiye ile uzlaşılarak davanın özünden boşaltılabileceği kaygılarını dile getirdiler.  

Almanya’da MİT’e çalışan ve Kürt siyasetçilere karşı suikast planları yapan Mehmet Fatih Sayan hakkında açılan davaya ilişkin iddianame önceki gün merkezi Karlsruhe’de bulunan Federal Başsavcılık tarafından açıklandı. Başsavcılık açıklamasında Sayan’ın 2013 yılından bu yana Türk istihbaratı adına çalıştığı, Eylül 2015’ten bu yana ise Almanya’daki Kürt çevrelere ilişkin bilgi toplama görevi verildiği bildirildi. İsim verilmeden bilgi toplanan kişinin ise o dönemin NAV-DEM Eşbaşkanı şimdi Avrupa Kürdistanlılar Demokratik Toplum Kongresi (KCDK-E) Eşbaşkanı Yüksel Koç olduğu belirtilerek, istihbarat çalışmaları karşılığında 30 bin Euro aldığı ifade edildi. 

MİT ajanı Sayan için yargı süreci önümüzdeki aylarda başlayacak. Davaya müdahil olan KCDK-E Eşbaşkanı Koç’un avukatı Frank Jasenski, “MİT ajanlığının savcılığın tespiti mi yoksa Sayan’ın itirafı bilemiyoruz. Dava süreci Ağustos sonu başlayacak. Duruşma kamuoyuna açık olacak, Sayan’ın ne ifade verdiğini göreceğiz” dedi. 


Suikastle suçlanmıyor!

İddianamenin henüz kendisine verilmediğini, bu nedenle içeriği hakkında ayrıntılı bilgiye sahip olmadığını belirten Jasenski, “İddianamede ölüm listesi ve suikaste ilişkin iddialar yok. Bu kesinleştirildi. Federal Savcılık, Koç’a bu konuda bilgilendirme gönderdi” dedi. 


Delil yokmuş!

Sayan’ın sadece Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) için ajanlık yapmakla suçlandığının altını çizen Av. Jasenski, “Federal Savcılık, Kürt siyasetçilere bir suikast planın ispatlanamayacağını savunuyor; deliller olmadığı için iddianamede bellirtilmemesi gerekçe gösterildi” diye belirtti. 

Bu yüzden de iddianameye göz atmak için başvuruda bulunduklarını söyleyen Av. Jasenski, “İnceledikten sonra iddianamenin yeterli olup olmadığını tespit edebiliriz. Eksik olanlar, delillerin ne olduğunu veya hiç soruşturulmayanları görebiliriz. Bazı şeyler için itiraz edeceğiz ve ısrarcı olacağız” dedi. 


Gergerlioğlu gibi olmamalı

Almanya’nın Koblenz kentinde 2015 yılında MİT ajanı olduğu iddiasıyla yargılanıp serbest bırakılan Erdoğan’ın danışmanlarından Muhammed Taha Gergerlioğlu’nu hatırlatan Av. Jasenski, “Orada Almanya’da yaşayan Türk ve Kürt muhalifler için 3 kişi ajanlık faaliyeti yürüttü. Duruşma yapıldı ve 20 bin Euro kefalet ile serbest bırakıldı. Yani dosya kapatıldı; yargılanmadılar” dedi. “Yine kefaletle dosya kapatılabilir” uyarısında bulunan Av. Jasenski, “Sonuçta siyasi bir davadır” tespitinde bulundu. 


Cezası 10 yıla kadar

Hem Federal Başsavcılık hem de Federal Almanya için son yıllarda Türk ajanlarının Almanya’da aktif olduğunun bilindiğine işaret eden Jasenski, bunun yasal olarak suç olduğunu belirterek, şu bilgileri paylaştı: “Yabancı bir devlet için Almanya’da sürdürülen ajanlık faaliyeti Ceza Yasası’nda suç olarak kayıtlıdır ve 10 yıla kadar hapis cezasına kadar gidebilir. (5 yıl veya para cezası ama ağır durumlarda 10 yıla kadar çıkabilir)” diye konuştu. 


Savcılığın başka çaresi kalmadı

Davanın açılması sürecinde MİT ajanı Sayan’ın hedefindeki Yüksel Koç’un ve yaratılan kamuoyu baskısının önemli olduğunun altını çizen Av. Jasenski, o süreci şöyle özetledi: “Koç’un ihbar etmesi üzerine başlatıldı. Hamburg ve Bremen polisine giderek suç duyurusunda bulundu; çok etkili olmadı ve ağır gidiyordu. Bunun üzerinde biz Federal Savcılığa gittik, orada dava açtık ve bunun üzerine soruşturma açıldı. Biraz provokatif olsa da Sayın Erdoğan bizim ‘dostumuz’ olduğu için Alman hükümeti ve soruşturma makamları gözlerini kapamış durumdaydılar, önemsemediler. Girişimler sonucu savcılığın başka çaresi kalmadı ve buna karşı soruşturma açıyormuş gibi yapmak zorunda kaldı.”


Siyasi ilişkilere teslim olmamalı

Benzer durumun DİTİB için de geçerli olduğunu söyleyen avukat Jasenski, “Hükümet çok kolayı bir şekilde verilen bir soru önergesine 6 bin ajanın Almanya’da Türk İstihbaratı için çalıştığını belirtmişti. Fakat siyasi durum değişirse veya basında bu konu yok olursa Koblenz meselesine benzer durum olabilir” diyerek, davanın gündemde tutulmasının önemine vurgu yaptı. 

“Almanya’da Türk solcuları ve Kürtlerin ajanlık faaliyetinin hedefinde olduğu ve bunun cezasız kalmalarını önlememiz gerekir” diyen avukat Jasenski, bunun için hukuki girişimlerini sürdüreceklerini ifade etti. 


Savcılık açıklama yapmıyor

İddianamenin içeriğini sorduğumuz Almanya Federal Başsavcılık, yapılan basın açıklamasının dışına çıkamayacaklarını belirtti. Duruşmanın görüleceği Hamburg Eyalet Üst Mahkemesi de iddianamenin paylaşılamayacağını kaydetti. Hamburg Eyalet Üst Mahkeme sözcüsü Kai Wantzen, “İddianamenin detayları, Federal Başsavcılık tarafından yapılan basın açıklamasıyla sınırlıdır. Buna ek olarak bilgi veremeyiz” dedi. Wantzen, ilk duruşmanın ne zaman yapılacağı konusunda da henüz karar verilmediğini kaydetti. 



Yüksel Koç:  Üstü örtülmek mi isteniyor?


MİT ajanı Mehmet Fatih Sayan’ın suikast için takip ettiği KCDK-E Eşbaşkanı Yüksel Koç, savcılık açıklamasında “suikast planı ve ölüm listesinden” bahsedilmemesine tepki göstererek, “Üzeri örtülmek mi isteniyor” diye sordu. 

Federal savcılığın yaptığı açıklamalarda çelişkiler olduğunun altını çizen Koç, “Davanın içi boşaltmak isteniyor” diyerek şunları söyledi: “Federal Savcılığın basın açıklamasında yer alan Sayan’a Eylül 2015’te gözlem ve bilgi toplama görevi verildiği doğru değil. Bunun için Almanya’ya kimse gönderilmez. Hükümetin de soru önergesi ile ortaya çıktığı gibi Almanya’da 6 bin istihbarat çalışanı var; konsolosluktan da yardım alabilir. Ölüm listesi ve suikast planın iddianamede bulunmaması şunu ortaya koyuyor: Gergerlioğlu olayı gibi üstünün örtülmek istendiği ve içinin boşaltılmak istediği açıktır.”


Ölüm listesinin belgeleri verildi

Ölüm listesiyle ilgili tüm delil ve belgelerin güvenlik dairelerine bizzat verdiğini kaydeden Koç, “Bilgi toplayan ayrı, suikast düzenleyen ayrı yargılanacağı için burada ‘bilgi toplandı‘ diyerek cezayı hafifletmek, bir kaç ayla veya para cezasıyla geçiştirilmek, üzeri örtülmek isteniyor” dedi.


Görevlendiren de yargılanmalı

Türkiye Anayasasına göre Türk İstihbaratının yurt dışında faaliyet yürütebilmesi için MİT Müsteşarı, Başbakan ve Cumhurbaşkanlığının onayına ihtiyaç olduğunu söyleyen Koç, “İddianamede 2015’te M. Fatih Sayan’ın görevlendirildiği yazıyor. Kim görevlendirdi? Bence görevlendirene de dava açılmalı” diye konuştu. 


Eşinin itirafları yok sayılıyor

Savcılığa eksik olan iddialar için yeniden başvuru yapılacağının bilgisini veren Koç, “Hukuk ayaklar altına alınıyor. Siyasallaştırılan hukuk yüzünden Gergerlioğlu gibi serbest bırakılıyor. Sayan’ın eşi tanıklık etmesine rağmen, ki en yakın kişidir bu ve bizlerin de bu bilgileri verdiğimize rağmen, tüm ısrarlarımıza rağmen iddianameye alınmıyor” dedi. 


9 kişilik ölüm listesi 

KCDK-E Eşbaşkanı Koç, ölüm listesine ilişkin şu bilgileri hatırlattı: “Olaylar geçen yıl Nisan ayında başladı. Bir MİT çalışanı bizimle irtibata geçti ve görüşmek istedi (O zaman NAVDEM eşbaşkanıydım) Bunun üzerine kişiyle görüştük ve bize ‘Devletim için her şey yaparım, devlet için çalışıyorum ama bir Paris Katliam’ı olmasın diye sizinle bir bilgi paylaşacağız’ dedi. Bunun üzerine bize 9 kişilik fotoğraflı ölüm listesini verdi. Aralarında ben de vardım. Biz kişinin kim olduğunu ve ne zaman ve nerede buluştuğumuzu paylaşmamaya söz verdik.”


Türk devletiyle uzlaşıldı


Almanya Hamburg Eyaleti Sol Parti (Die Linke) Milletvekili Cansu Özdemir, M. Fatih Sayan’ın iddianamesinde suikast ve ölüm listesinin olmamasını eleştirerek, “Türk devleti ile pazarlığa gidildi ve uzlaşıldı” dedi. “Suikast planı ve ölüm listesinden bahseden ajanın eşiydi ve kendisi Yeni Özgür Politika’ya konuşarak, bu listeden söz etmişti ve daha sonra da delilleri polise sunmuştu” diye aktardı.  
“MİT ajanı M. Fatih Sayan’ın Yüksel Koç gibi başkalarını öldürmek istediği apaçıktır” diyen Özdemir, yabancı bir istihbaratın Almanya’da faaliyet yürütmesi ve bir Alman vatandaşını öldürmek istemesi sadece Almanya’daki Kürt topluma değil aynı zamanda hukuk devleti Almanya’ya da bir saldırı olduğunu kaydetti. Özdemir, “Suikast planı, aynı zamanda Almanya’daki anayasayı saymamaktır, Federal Almanya’ya da bir darbedir. Bu şekilde ele alınmalı” dedi.

Hafif bir ceza ile sıyrılır
Özdemir, suikast girişiminin iddianamede yazılmamasını ise şöyle değerlendirdi: “Bence Türk devleti ile anlaşıldı, pazarlığa gidildi ve uzlaşıldı. Bu da Almanya kendi kamuoyu tarafından baskı altına alınmaması için ve siyasi ve ekonomik ilişkilerin de daha fazla zedelenmemesi için uzlaşıldığına inanıyorum. Bana göre bu bir skandaldır. Özünde ortada siyasi bir cinayet planı var ama iddianameye alınmamış.”

“İddianamede MİT’in Yüksel Koç’u öldürmek istediği ve diğerlerini de hedef aldığı yazmıyorsa, hafif bir cezayla sıyıracagileceği anlamına gelir” diyen Özdemir, bu davadan çıkacak kararın MİT ajanlarına yaklaşımı da etkileyeceğini söyledi. 

Duruşmayı takip edeceğiz
Ağustos ayında başlaması olası duruşmayı takip edeceklerini ifade eden Özdemir, “Burada önemli olan bu meseleye dahil ve ilgili olan herkesin şahit olarak dinlenmesidir” dedi. Kamuoyu baskısının da önemine vurgu yapan Özdemir, “Kamuoyu baskısı olmasıydı belki Sayan hiç yargılanmayabilirdi. Hiçbir şey gizli kalmayacaktır. Bu suçluların cezalandırılması için elimizden geleni yapacağız” diye belirtti.