• İzmir’de HDP binasına dönük saldırıda katledilen Deniz Poyraz davasını, planladığı gibi sürdüren Türk yargısı, sadece tetikçiyle sınırlandırdı. Mahkeme, devlet elemanı Onur Gencer'e ağırlaştırılmış müebbet ve 9 yıl ceza verdi. 

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Örgütü binasına silahlı saldırı düzenleyen ve Deniz Poyraz’ı katleden Onur Gencer'in yargılandığı davanın 7. duruşması, Aliağa Şakran Cezaevi Yerleşkesi’nde görüldü. Mahkeme heyeti, 6. duruşma öncesi yetki belgeli avukatları içeriye almama yönündeki kararını devam ettirmesi üzerine, avukatlar ve duruşmayı takip etmeye gelen yüzlerce kişi yerleşke önünde oturma eylemi başlattı. 

Tiyatro oynanıyor

Oturma eyleminde konuşan önceki dönem İzmir Barosu Başkanı Özkan Yücel, kimsenin olmadığı bir mahkeme salonunda tiyatro oynandığını söyledi. Mahkeme heyetinin gerçeklerden korktuğunu vurgulayan Yücel, "Bu yapılan bir yargılama değil. Katili koruyanlar, savcıdan kolluk kuvvetine, mahkeme heyetine kadar Deniz Poyraz'ın kanını ellerine bulaştırdı. Bu siyasi ve korku ikliminin sürdürülmesi için yapılan bir cinayettir. Salona girsek bunu söyleyecektik. Fakat duruşma salonlarına almasalar da her yerde direneceğiz ve mücadele edeceğiz" dedi. 

Avukatlardan kaçırıldı

Dava avukatlarından Abdülmecit Yıldırım da davanın avukatlardan kaçırıldığını belirterek, “İlk defa politik bir dosya görmüyoruz. Bu ülkede 6-7 Ekim, Madımak, Maraş olayları yaşandı. Tahir Elçi ve Musa Anter cinayetlerinin failleri açıklanmadı, hatta ödüller verildi. Bu davada da biliyoruz ki katile müebbet ceza verecekler ve ‘cezalandırdık’ diyecekler. Hayır, birileri ona silahı verdi, arkasında durdu. Onlara ceza verilmemesini kabul etmiyoruz. Deniz'e sözümüzdür; biz bu davayı bırakmayacağız" şeklinde konuştu.

Konya'daki gibi

Amed Barosu Başkanı Nahit Eren de duruşmada yaşananların birçok davada karşılarına çıktığını belirterek, şunları söyledi: "En son Konya’da oldu. Buradaki cinayetle orası ortak. Bu ilişkileri açığa çıkaracak araştırma yapın dedik. Ama bir kişiye 7 defa ağırlaştırılmış ceza verdiler. Yüz yıldır bunu yaşıyoruz. Kürtlerin mağdur olduğu davalarda maalesef yargı düzeni çifte standartla hareket ediyor. Bir gün mutlaka bu suikastlerin kirli ilişkileri açığa çakacak, o gün yakındır." 

Devletin elemanıdır

Deniz Poyraz'ın annesi Fehime Poyraz ise şunları dile getirdi: "Ben ne devletten ne polisten korkarım. Onlar bizlerin gölgesinden korkuyorlar. Katliam faillerini Kürt halkından kaçırdılar. Devlet o katile destek verdi. Bundan sonra da her şeyi yaparlar. Ancak, biz yıkılmadık ayaktayız. Şehîd namirin!"

İktidarın aynasıdır

HDP Eşbaşkanı Mithat Sancar ise göstermelik bir yargının trajik sonunu yaşadıklarını ifade etti. Avukatların en temel haklarının çiğnendiğine dikkat çeken Sancar, şöyle konuştu: "Şu an içeride katil, 'senin adın ne abicim?' diyenler ve soruşturmayı karartmak isteyenler var ama avukatlar yok. Kamuya kapalı bir yargılama, anayasanın açık hükümlerine rağmen keyfi bir şekilde sürüyor. Burası iktidarın ülkeye yerleştirmek istediği düzenin aynasıdır. Hakikatin yok edildiği bir ülke yaratmaya çalışıyorlar. Buna izin vermeyen milyonlar ve onurlu avukatlar, baştan beri bu davayı takip eden demokrasi bloku ve Kürt halkının bıkmadan usanmadan yürüttüğü özgürlük gücü var. Siyasi hesapların ve bağlantıların olduğu hakikati örtemeyecekler." 

Konuşmaların ardından kitle oturma eylemini sonlandırarak, duruşma kararını beklemek üzere İzmir Barosu'na geçmek üzere yola çıkarken, mahkemeden de karar çıktı. 

Katille sınırlandırıldı

Mahkeme heyeti, devlet elemanı katil Onur Gencer'e, indirimsiz olarak "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, 'mala zarar verme' suçundan 4 yıl hapis, 'konut dokunulmazlığını ihlali' suçundan 2 yıl hapis ve 'ateşli silahlar kanununa muhalefet' suçundan da 3 sene hapis cezası verdi. 

Mahkeme yargılama yapmadı

Karar sonrası dava avukatları Konak Adliyesi önünde açıklama yaptı. Poyraz Ailesi’nin avukatlarından Türkan Arslan Ağaç, şunları söyledi: “Mahkeme bugün sadece hüküm kurdu, mahkeme bugün yargılama yapmadı. Bu saldırı aynı zamanda HDP'nin siyaset yapma, örgütlenme hakkına yapılmış bir saldırıdır. Bunun cezası da kanunda yer alıyor fakat buna rağmen bir değerlendirme yapmadı mahkeme ve bütün bunları göz ardı etti. HDP ve HDP'lileri hedef alan siyasi bir nefret dili kullanılıyor, bu nedenle bu saldırının siyasi arka planı olduğunu aleni şekilde görüyoruz. İçişleri Bakanı toplum düzenini sağlaması gerekirken, HDP'ye yönelik tüm saldırılara tebrik eden noktada duruyor. Kendisiyle ilgili suç duyurusunda bulunduk ve bunun bugün çıkanla reddedildiğini görüyoruz. Bugün sanığa bir ceza verildi fakat bu yeterli değil, arkasındakiler sanık sandalyesine oturana kadar mücadele edeceğiz."

Dava bitmedi

Daha sonra İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu konuştu ve şunları söyledi: "Bugün burada olmayanlara söylüyorum; bugün bu davada dayanışma sağlanmıyorsa toplumsal barışı sağlamamız mümkün değil. Bu vicdan ortaklığını sağlayamadığımız sürece demokrasiyi sağlayamayacağız. Bir vekil olarak değil, bir avukat olarak söylüyorum; bir yargılama yapılmadı. Böyle bir katliamda soruşturma da kovuşturma da yapılmadı. Eğer hırsız evin içindeyse kilit işe yaramaz. Bu saldırının sanığı sadece Onur Gencer, değildir. Mahkeme de bunun bir failidir, iktidar da bunun bir failidir. Bu dosya kapatmak istediler fakat bu dosya kapanmayacak. Size söz veriyoruz. Bütün bu süreçte yer alanlar mahkeme önüne çıkacak. Bu dava burada bitmeyecek." İZMİR