Türk devletinin Cerablus köylerine yönelik katliamını şiddetle kınayan Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM) Yürütme Konseyi, “Cerablus işgali sadece Cerablus’a yönelik olmanın ötesinde Arap, Asuri ve Süryani halklarının varlığına, iradelerine karşı olduğundan bu çaba, Ortadoğu halklarının onuruyla oynamak demektir” dedi. Cerablus’a yönelik geliştirilen işgal ve saldırıların krizi daha da derinleştireceği uyarısında bulunan TEV-DEM, “Kürt halkı kararlı ve örgütlüdür. Kürt halkı özgürlüğünü ve onurunu bedeli ne olursa olsun savunacak, direnecektir” diyerek şu çağrılarda bulundu:  

*  Kürt halkıyla birlikte insanlık adına verilen direnişe sahip çıkılmalıdır. Suriye ve Rojava topraklarında kendilerini rol sahibi gören güçler, tarih ve insanlık katında kötü bir pozisyona düşmek istemiyor ve ayakta kalmak istiyorlarsa çıkarlarını Kürt halkının üzerinden geliştirmemeli, tavır sahibi olmalıdırlar.

*  Arap, Asuri, Süryani ve Türkmen halklarına çağrımız Kürt halkıyla omuz omuza vermeleridir. Türk devletinin Suriye topraklarını işgali tüm toplum ve kültürleri işgal anlamına gelmektedir ve böyle görülmelidir. O sebeple Suriye halkımızın tümü omuz omuza vererek mücadelelerini yükseltmeleridir.

* Özellikle Rojava kantonlarındaki Kürt halkına ve ülke dışındakilere, siyasi parti, bağımsız şahsiyetler ve Kürt kurumlarına çağrımız; Türk devleti ve Erdoğan’ın katliam saldırılarına karşı ayağa kalkmaları ve mücadelelerini örgütlü ve güçlü bir şekilde büyütmelidirler. Her şeyden önce de seferberlik ruhuyla ayağa kalkılmalıdır. 






MSD: Katliama sessiz kalmayın


Demokratik Suriye Meclisi (MSD) Yürütme Kurulu, uluslararası güçlerin Türk ordusunun Cerablus bölgesinde gerçekleştirdiği sivil katliama yönelik sessizliğine tepki gösterdi.
“Türk ordusu Cerablus’un güneyinde Bîr El-Kusa ve Sirîsar köylerinde katliam gerçekleştirdi. Sadece Bir Kusa köyünde 40 sivil katledildi” diyen MSD, “Erdoğan’ı bırakın DAİŞ’le savaşmayı, tüm gücüyle DAİŞ çetelerine destek vermektedir. Sivilleri katletmektedir. Terör saldırılarını uygulamak içinde tüm devletlere ait uçakları kullanmaktadır” dedi. “Kuzey Suriye’de DAİŞ çetelerine karşı savaşan güçler işgalci Türk ordusu ve çeteleri tarafından hedef alınmakta ve Suriye toprakları işgal edilmek istenmektedir” diyen MSD şu açıklamayı yaptı: “Bu uygulamalara karşı sessiz kalan uluslararası güçleri kınıyor ve ilgili taraflara işgal ve katliamlara karşı tutum belirlemeleri çağrısında bulunuyoruz. Biz bu sessizliği Suriye halkına bir suç olarak görüyor ve bu güçlere destek sunan uluslararası koalisyon güçlerine tutumlarını yeniden gözden geçirmeleri çağrısında bulunuyoruz.”

Soruşturma açılmalı 
Cizîrê Kantonu İnsan hakları Bürosu ise iki köyde gerçekleştirilen katliamın soruşturulması çağrısında bulundu. Açıklamada, “Uluslararası toplumu ve insan hakları örgütlerini Türkiye’nin gerçekleştirdiği işgale karşı sesini yükseltmeye ve Bir El Kûsa ile Sirîsar köylerinde gerçekleşen katliamlar için soruşturma açıp insanlık suçlarını işleyenleri Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargılamaya çağırıyoruz” denildi.