Avrupa'da Kürtler ve Türkiyeliler dışında, ülkesinin özgürlük talebini çeşitli etkinliklerde dış kamuoyuna yansıtan başka halklar da var. Almanya'nın Stuttgart kentinde yaşayan Tibetliler, her Cumartesi günü saat  13:00- 15:00 arasında Schlossplatz Meydanı'ndaki anıt önünde "Özgürlük Nöbeti" eylemini gerçekleştiriyor.

Çin, 1950 yıllarında şiddet uygulayarak Tibet’i işgali altına aldı. O güne kadar Tibet, Dalai Lama tarafından bağımsız bir ülke olarak yönetilmekteydi. Bu işgal sırası ve sonrasında binlerce Tibet’li öldürülüp, tutuklanırken, birçoğu kaçıp göç etmek zorunda kaldı. Binlerce yıllık tarihi ibadet ve kültür yeri olan manastırlar (deyr) tamir edilemeyecek kadar tahrip edildi. 6 bin manastır ve tapınaklardan bugün sadece 13 tanesi kullanılabilir durumda. İşgal altındaki Tibet halkı, 1959 yılında işgale karşı direnişe geçerek, yöneticileri Dalai Lama’yı korumak istedi. Fakat bu başkaldırı şiddetle bastırıldı.

Dünya'nın çatısı

Tibet, dünyanın rakımı en yüksek ülkeleri arasında yer alıyor. Bundan dolayı Tibet 'Dünyanın Çatısı' olarak da bilinir.
1 milyon 300 bin kilometre karelik yüz ölçümü olan Tibet Platosu'nun ortalama yüksekliği 4500 metredir. Kuzeyde Kunlun Dağları, güneydeyse Himalaya Dağları'yla çevrili olan ülke coğrafyasının batısında Kunlun ve Himalayalar arasında yer alan Karakurum dağ silsileleri bulunuyor. Himalayalar'da bazı doruklarda yükseklik 6100 metreyi geçer. Doğuda isa diğer bölgelere nazaran daha alçak dağlar yer alırken, Tibet'in üç büyük nehri olan Yangtze, Mekong ve Sahveen doğudaki alçak dağları paraleller halinde keser.


Tibet halkı direniyor
2006 yılından itibaren, Çin, uyguladığı göçmen yerleştirme politikalarıyla, çok sayıda Çinliyi, Tibet'e yerleştirdi. Bu politikalarla Tibet halkı kendi ülkelerinde azınlık konumuna getirilmek isteniyor. Bu işgal ve baskı sistemine karşı 10 Mart 1989 yılında 60’a yakın gönüllü kişi ve kurum, ulusal ve uluslararası düzeyde demokratik mücadeleye başladı.
'Tibet ile Dayanışma İnisiyatifi' adıyla kurulan inisiyatifin 2 bin civarında üyesi var. Tibet'in özgürlüğü için mücadele eden inisiyatif, Tibet ile ilgili, konferanslar, sergiler ve çeşitli çalışmalar yürüterek, medya ve belgesel film çalışmalarıyla Tibet'i dış kamuoyuna tanıtıyor. Çalışmalar arasında diplomatik girişimler de var. Çeşitli ülkelerde parti yöneticileri ile görüşülerek, Tibet'in işgal durumuna dikkat çekiliyor.
Bu çalışmalar, 10 Mart 1989'da somut eyleme de dönüştü. 10 Mart Tibet halkının başkaldırı gününde 1200 şehirde, uluslararası dayanışma kapsamında Tibet bayrakları göndere çekildi.
Bayrak eylemi, Almanya'nın Stuttgart, Berlin ve Münih kentlerinde gerçekleşti.  

Eylemlerle seslerini duyuruyorlar
Stuttgart'ta bulunan Tibet halkı ve dostları her Cumartesi günü saat 13:00-15:00 arası Schlossplatz Meydanı'nda nöbet eylemiyle adalet ve özgürlük taleplerini dile getiriyor. Eylem çerçevesinde açtıkları standlarda dile getirdikleri talepler ise şöyle: "Çin’in askeri birliklerini geri çekip, kuşatmanın kaldırılması, tarafsız gözlemcilerin Tibet’e gidip gözlemlerde bulunması, medyanın insan hakları ihlalerine yönelik haber yapması, AB’nin Tibet için özel gözlemci grubunu oluşturması ve Tibet’teki şiddete son verilmesi."
Nöbet eylemine katılan bir Tibetli şu çağrıyı yaptı: "Çin Cumhuriyeti, 10 Mart 1989’da kurulan inisiyatifin sağladığı gelişmeleri ve ülkedeki sorunları dış dünyadan saklamak için 10 Mart'ta Tibet’e gitmek isteyen hiçbir yabancıya müsaade etmiyor. Çünkü yaptığı zulme şahitlik edilmesini istemiyor. Ülkemiz için herkesin yardımına ve dayanışmasına ihtiyacımız var."


GÜL GÜZEL/STUTTGART