Britanya, İrlanda adasının mutlak efendisi kalmak için savaştı, yıllar yılı. İspanya devleti de, Bask ülkesini elde tutmak için…
Mahkemeler de, savaşın birer aracıydı. Sağ yakalanan Gerillalar ve suçlanan sivillerin, "adalet" arayışıyla yargılanıp, hükme tabi tutuldukları sivil alan…
Mahkemelerde görev yürüten yargıç ve savcıların ne kadar, ya da hangi derecede tarafsız oldukları elbette tartışmalıdır.
Ancak, yakınını kaybetmiş herhangi bir Britanyalı yargıcın "beni askere alın, gidip bir İrlandalı'yı öldürmek istiyorum" dediğini veya İspanyol savcıların topluca "ETA’ya ölüm" diye bağırıp, adam öldürme adayı olma kuyruğuna girdiğini duydunuz mu?
Buralarda herhangi bir yargıcın, "muhalefet eden vatandaşı öldürmek istiyorum, beni askere alın" dediğini duyan, okuyan olmadı, bugüne kadar.
Çünkü, Britanya’da olmaz da, İspanya’da bile örneği yok…
Oysa, Bask davasının en harlı zamanı, Francisco Franco Faşizmine rastlar. 36 yıllık Faşist rejimi boyunca, pek çok ETA gerillası (beş tanesi 1975 yılında) yargılanıp idam edildi.
Ama, o idam kararlarını alanların bile bir onuru vardı. Onlar, Deniz Gezmişleri astıran mahkemenin Başkanı General Ali Elverdi gibi, seçim meydanına çıkıp "ben insan astım, oyları bana verin" diye oy toplama rekoru kırmadı.
Kabahat hep başkasında aranır. Halka toz kondurulmaz. Ama Ali Elverdi’yi Milletvekili, aynı mahkemenin savcısı Baki Tuğ’u Bakan yapan Türk halkının oyu idi. İspanya halkının böyle bir ayıbı yok…
Ne yapacaksınız ki burası, TC. Türk olmayanların Türk ırkçılığı…
En eski Türk görünme yarışının pisti.
Hitler rejiminin 1938’deki hayaletini sokaklarda dolaştırıp, kitap yakma ayinini düzeleniyorlar, bu çağda. 1700’ler Engizisyon’nuna özeniyor, Kürtleri diri diri yakmak için inşaatleri ateşe veriyorlar.
Böylesine bir kara belaya dönüştü, Türk ırkçılığı…
Yere yatırılıp, sopa ve tekme darbeleriyle ezilerek canı alınan Kürtlerin katilleri meçhul ilan edildi. Evleri, işyerleri, kurumları soydular, sonra da yakarak, 1915’de Ermenilere, 1955’de Rumlara, Yahudi ve son Ermenilere yaptıklarını tekrarladılar.
Yedi yaşındaki çocukları, bahiste nişan yapıp tetik çektiler…
Bu çağda, ruh zehirlenmesiydi, bu. Örneği, benzeri sadece IŞİD’de görülen son barbarlık.
Irkçı yarışın bunca hızlandığı, AKP’nin bu rüzgarda havalanıp oylarını artırdığı rejimin bir kısım yargıç ve savcıları, "bizi askere alın" diye bağırıyorlardı.
Alın seyreleyin, dozajı, ayarı kaçmış ırkçı ağuyla zehirlenmiş ruh hallerini!..