NAZIM DAŞTAN / QAMİŞLO / MA

Kuzey ve Doğu Suriye topraklarında 2018 yılında kadınların öncülüğünde Teatra Sarya Baran kuruldu. Tiyatro grubunun üyelerinden biri olan Bara’e Hesen, ‘Tiyatroyu bir devrim gibi sokağa taşıracağız’ dedi.

“Jina Bi Tenê” oyunuyla Şehit Yekta Tiyatro Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu ve En İyi Yönetmen ödülüne layık görülen tiyatro grubunun üyelerinden Bara’e Hesen, kadın tiyatro grubunu kurmalarındaki amaçlarının Rojava’da kadın tiyatrosunu geliştirmek olduğunu dile getiriyor. Hesen, kadınların her alanda kendini örgütlemeye çalıştığını aktardı. Hesen, bunun ilk adımlarından birinin de Kevana Zêrîn bünyesinde kurdukları “Teatra Sarya Baran” isimli tiyatro grubu olduğunu kaydetti.

Tiyatronun toplumun aynası olduğunu aktaran Hesen, “Toplumun yaşadığı sorunları özgür bir şekilde sahnelerde halka sergileyebiliyoruz. Sahnelediğimiz oyunlarda kadın üzerinde hakim kılınan tüm egemenliklere karşı duruyoruz. Biz şimdi bir devrim içindeyiz. Tarihi devrimimizi de anlatıyoruz. Kadının bunun içindeki rolüne de değiniyoruz” dedi.

Kadınlar senaryo yazacak

Franca Rame-Dario Fo’ya ait “Jina Bi Tenê” oyununun sahneledikleri ilk oyunlar arasında bulunduğunu dile getiren Hesen, inceledikleri oyunlar arasında dünya kadın tiyatro örneklerinin olduğunu söyleyen Hesen, bu konuda çalışmalarının olacağını dile getirdi.

Temel önceliklerinden birinin kadınlara ait senaryoları geliştirmek olduğunu belirten Hesen, şöyle devam etti: “Kadınlar tarafından kaleme alınan oyunların yine onlar tarafından sergilenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu kapsamda atölye tarzı çalışmalarımız olacak. Dünyadaki birçok tiyatro oyunlarına baktığınızda senaryosu erkeğe aittir; ama oynayan kadındır. Bu duruma yönelik özellikle dünyada kadınlara ait senaryoları alıp inceliyoruz.”

Tiyatro salonlara sıkıştırıldı

Hesen, tiyatronun salonlar için oluşturulmadığını, ancak günümüzde salonlara sıkıştırılarak sergilendiğini vurguladı. Teatra Sarya Baran grubu olarak, tiyatronun halkla buluşması gerektiğine inandıklarını ifade eden Hesen, “Bunun yolu da salonlardan kurtulup sokaklara gitmektir. Tiyatronun yeri yaşamın tam ortasıdır. Biz sokağa gidersek, halka yaklaşabiliriz. Yoksa bir yerlere kapanarak, halka ulaşılmaz. Halk değil, biz halka gitmek istiyoruz. Sokaklara, caddelere ve köylere ulaşıp düşündüklerimizi halklarla paylaşacağız. Onun için tiyatroyu bir devrim gibi sokağa taşıracağız” diye konuştu.

Bu devrim bize ait

Rojava’da yaşanan savaş için de sayısız direniş örneklerinin mevcut olduğunu, tiyatrolarını da bu hikayelerle yoğurduklarını vurgulayan Hesen şunları söyledi: “Senaryo haline getirip, daha sonra oynayacağımız nice hikayemiz var. Daha yeniyiz. Yolun başındayız. Bu devrim bize aittir. Bu topraklarda yaşanıyor. Onun için biz de bu topraklardan senaryolarımızı oluşturacağız. Yine yaşadığımız bölge hem askeri hem de siyasi olarak ambargo altında da bulunuyor. Savaşa ve saldırılara rağmen festival ve etkinliklerimizi gerçekleştiriyoruz. Birçok yere ulaşmak istiyoruz. Sanatımızı ve tiyatromuzu dışarıya taşırmak istiyoruz.”